Feedburner RSS

Kısa Metraj: Sen & Ben

Yazar: FTB   -   Tarih: 29 Haziran 2009   -   Saat: 06:11

Nereden bileceksin ki?
Gecenin en karanlık anını.
Kaç kere sabaha karşı çıkıp,
Kendini bir deniz kenarında buldun ki..

En sevdiğini ölüm-döşeğindeyken,
Hiç-birşey yokmuşçasına terk ettiğin.
Sırf ona kızdığın için,
Gittiğine değdi mi ki?

Daha göreceği bir çok şey olup,
Tatmadığı duygu yokmuş gibi davranan.
Bilemediğin herşeyi algılamadan daha,
İlgileniyormuşçasına davranmaya çalışan;
İşte sen!

Uçurumun kenarına dair tek bir fikri olmayan,
Ama hep ordaymış gibi rol kesen.
Özünde aşırı sinsi kişilik,
Sözünde yalan karargahı bulunan;
İşte sen!

Soruyorum şimdi;
Sen sevmeyi nereden bileceksin ki?
Kaç gece unutmaya çalışmak için göz yaşı döktün,
Ya da kaç kere kendini öldürüp, sevdiğini yaşatmaya çalıştın ki..

Ve şimdi susuyorum;
Gecenin en karanlık anını bilen,
Her lanet gecenin sabahına karşı çıkan;
Son olarak kendini deniz kenarında ağlayarak bulan..
İşte Ben…

Yazarı: Fatih Boyacıoğlu

Yorum Sayısı: (2) » Yorum Yap!

KillShot

Yazar: FTB   -   Tarih: 24 Haziran 2009   -   Saat: 03:55

Killshot Bir film izlerken oyuncu kadrosuna ne kadar dikkat ediyorsunuz bilemiyorum ancak kişisel görüşüm, öncelikli olarak izleyeceğim filmin kadrosuna bakmaktır. Söz konusu Killshot gibi bir filmin, böylesine kadroya sahipken izlenilmemesi gerçekten hayal kırıklığı olur. Yönetmenliğini John Madden’in üstlendiği Killshot’ın gerçekten izlenebilecek bir gerilim tarafı var. Zira oyunculuklarını ispatlamış kişiler, bu yapımın içinde yer alıyor. Filmi özetlemek gerekirse;

The Blackbird, eski bir yerli aynı zamanda kiralık katildir. Kardeşinin ölümünden sonra, her ne kadar isteksiz de olsa son bir iş yapmaya karar verir. The Blackbird’ün kendine has prensipleri vardır. Bu cinayeti işlerken, bir kişi yerine iki kişiyi öldürür. Hiç düşünmeden bir ikinciyi de öldüren The Blackbird, onu sadece yüzünü gördüğü için öldürmüştür. Bu işin sarpa sardığını anladıktan sonra, işi düzeltmek adına kendi çabalarıyla bir araştırma yapar. Tam o sırada, Richie Nix ile tanışır. Richie, belirli bir kuralları olmayan kendi halinde bir suçludur. Hırsızlık yapar, insanları öldürür ve geçimini böyle sağlar. Yakın zamanda The Blackbird ve Richie Nix arasında yakınlaşma olur. Artık dava The Blackbird’ün davası olmaktan çıkıp, ikilinin davası olmuştur. Bir tesadüf sonucu, emlakçılık yapan Carmen Colson ve Wayne Colson ile yolları keşişir. Prensip sahibi olan The Blackbird’ün artık geriye yapması gereken sadece bir şey kalmıştır; onları öldürmek.

Mickey Rourke, Diana Lane, Thomas Jane, Rosario Dawson ve Joseph Gordon-Levitt gibi isimlerin yer aldığı film, başrolünde de Mickey Rourke gibi bir ismin olması kesinlikle izlenmeye değer.

Kategori: Filmler
Yorum Sayısı: (0) » Yorum Yap!

Aşk

Yazar: FTB   -   Tarih: 22 Haziran 2009   -   Saat: 02:50

Sen kocaman çöllerde bir kalabalık gibisin,
Kocaman denizlerde ender bir balık gibisin.
Bir ısıtır, bir üşütür, bir ağlatır bir güldürür;
Sen hem bir hastalık hem de sağlık gibisin.

Yazarı: Özdemir Asaf

Kategori: Şiirler
Yorum Sayısı: (1) » Yorum Yap!

Allah ve İnsan

Yazar: FTB   -   Tarih: 19 Haziran 2009   -   Saat: 02:12

Seni aramam için beni uzağa attın!
Alemi benim, beni kendin için yarattın!

Yazarı: Necip Fazıl Kısakürek

Kategori: Şiirler
Yorum Sayısı: (2) » Yorum Yap!

Özletiyor Seni Bu Yağmurlar

Yazar: FTB   -   Tarih: 19 Haziran 2009   -   Saat: 02:10

Burada yağmur yağıyor,
Aralıksız yağıyor günlerdir.
Ama sen yine de şemsiyeni,
Almadan gel ilk otobüsle.

Buğulanan camlara usulca,
Yüzünü çiziyorum ki yüzün.
Bir yağmur damlası olup,
Düşüyor yapraklarına gülün.

Güller de bozamıyor bu uzun,
Karanlık sessizliğini kentin.
Anılarını yitiriyor sokaklar,
Bezirgânlaşıyor bulvar ışıkları.

Tarih de kekemeleşiyor bazan,
Ki o zaman aşktır tek bilici.
Aşksa yürümek gibi bir şey,
Duyabilmek kuşların gelişini.

Anısı bizsek eğer bu kentin,
Unuttuğu türküler bizsek.
Acıyı rehin bırakıp bir güle,
Anımsatmalıyız bunları bir bir.

Sonra yürümeliyiz seninle,
Sokaklara caddelere çıkmalıyız.
Belki bir aşktır bu kentin,
Belleğini geri getirecek olan.

Burada yağmur yağıyor ama sen,
Şemsiyeni almadan gel yine de.
Özletiyor bu çılgın sağanak seni,
Sırılsıklam özletiyor biliyor musun?

Yazarı: Ahmet Telli

Kategori: Şiirler
Yorum Sayısı: (0) » Yorum Yap!

Meyhane

Yazar: FTB   -   Tarih: 12 Haziran 2009   -   Saat: 02:26

Madem ki sevmiyorum artık.
O halde, her akşam,
Onu düşünerek içtiğim,
Meyhanenin önünden,
Ne diye geçeyim? ..

Yazarı: Orhan Veli Kanık

Kategori: Şiirler
Yorum Sayısı: (0) » Yorum Yap!

Yakışmış Sana

Yazar: FTB   -   Tarih: 10 Haziran 2009   -   Saat: 21:36

Ne kadar kolaymış esirin olmak,
Tesadüf eseri bakışmış sana.
Sen derya olmuşsun ben coşkun ırmak,
Sonrası çaresiz akışmış sana.

Kaçıncı kalbimi kırıp gidişin,
Aldığın vebali günahı düşün.
Adımı Mecnun’dan beter edişin,
Leyla’dan daha çok yakışmış sana..

Bir gece aklına delin düşmedi,
Yaktığın ateşe külün düşmedi,
Yıllardır insafa yolun düşmedi,
Merhamet ne kadar yokuşmuş sana..

Yazarı: Cemal Safi

Kategori: Şiirler
Yorum Sayısı: (2) » Yorum Yap!

Seçmeler (1)

Yazar: Betül Şahintürk   -   Tarih: 31 Mayıs 2009   -   Saat: 15:16

Ey zalim seni sevmediğimi nasıl söylersin ?
Geri geri gitse de ayaklarım, senden yana çıkarken.
Seni düşünmüyor muyum daima, ey zalim,
Kendimi bile unutmuşken hem senin uğruna?
Kim var dost bildiğim, seni sevmeyenler içinde?
Hiç kaşını çattığın kimseye yaranmaya çalıştım mı?
Yüzün benim karşımda asıldığında,
Öcünüacıyla inleyerek hemen almıyor muyum?
Senin hizmetinde olmayı küçümseyecek kadar kibirli
Hangi erdemi erdem sayıyorum ki ben?
En üstün yetilerimi tapınmıyor mu kusurlarına,
Bir buyruğuna bakmıyor mu gözlerinin?

Yine de, aşkım, sürdür nefretini; artık biliyorum
Görmesini bilenleri seviyorsun sen; bense körüm.

William Shakespeare

Kategori: sağdan-soldan
Yorum Sayısı: (0) » Yorum Yap!

Madde ve Ruh

Yazar: FTB   -   Tarih: 26 Mayıs 2009   -   Saat: 03:11

Ne versa nakış nakış, tabiatta, maddede,
Gözlerimdeki nurun aksi, beyaz perdede…

Yazarı: Necip Fazıl Kısakürek

Kategori: Şiirler
Yorum Sayısı: (0) » Yorum Yap!

Ben Hüsrana Komşuyum

Yazar: YS   -   Tarih: 22 Mayıs 2009   -   Saat: 14:32

Benim sermayem çift el (+) çift göz, karamsardan varan harbi doğru söz, acılarımsa köz. Ah benim bu sisli yollarım, vay benim körpe ellerim, kara saçlı başım, dara düştü yarım.

Bazen bıktım, aslen yıkıldım ve daldım derinlere sığdan yıldım, beni toplasan 30 şirin yıldım,
sabreden dervişin muradına vardım.

Bitmez kaderin uzun yolu, gidilemez tek binekle, içine sinmiş korkak çocuğu ileri doğru itekle, burada beklemekle sanma kalıcısın ya pekte, bak kaç milyar insanın yaşam bayrağı direkte!…

Bu ses benim dinle!…dinle!…dinle!

Uygunsuzca gidişlerin yolunu kesen haydut benim, bildiklerimden eminim, yaptıklarıma kefilim, gidenlerime vedayım, gelenlerime mihirim.

Denedim olmadı, çabalarımın sonu nihayete varamadı ben hüsrana komşuyum, yolları gözler meczubum. Uykum kaçtı, iflasın eşiğine battı, bu suçsuz gözlerime hesabım ağırdır, vardır şerrim de velakin kalanım hayırdır.

Bilmelisin yolunu bulman çok basit ve bedava, yapmamalısın bunu dava, sana dostum diyenler var ya alayı hava, en sert tekerlekler bile bir gün kaçırır hava, gel yanaş!…

Yaşım kaç? Hmmm yolun azını gitmişsin. Tecrübe demek kalpte kalan izdir yanılma, çok bildimlik yaparsan çok düşmüşlük yaşarsın, yok derdimlik yaparsan dert görünce saparsın, elindeki ölumlü para, ev, mülk, ta ki vücut. Rabb cömertliğinde asla koymamıştır hudut, can yakmak pahasına mı icat oldu barut ?Ben gülüp selam ederken simaları nemrut.

Ben bu uğurda çok yoruldum olsa zor da içim rahat, ruhum buruk, yüzüm sanık. Görsen hor da durum ortamızda, herşey açık meydanda, kaç kişi felci tattı iyi ve kötü arası cereyanında ?

Sagopa Kajmer

Kategori: Müzikal Mevzu
Yorum Sayısı: (1) » Yorum Yap!