Eskiyen sadece yazdığım anılar değil,
Eskiden eskimeyeceğini sandığım sevgilerimmiş.
Yenilikler arayışında yüzdüğüm deniz,
Çok eskiden kendi sınırlarını belirlemiş.
Eskimeye yüz tutarken, önceleri sandığım her-şey,
Kendini yenilemeye çalışan çok eski bir alışkanlıkmış.
Baktım, gördüm ve dedim ki;
Alışmaya çalışmak, eskiden olduÄŸu gibi ÅŸimdi de yalanmış…
Yazarı: Fatih Boyacıoğlu
Yargının en acımasız ve kör olanından,
En ön sırayı kapmış gibiyim.
Daha el-ele bile tutuÅŸmadan,
Notumu almış gibiyim.
Hangi yüzümü gördünüz ki?
Sevdiniz veya kızdınız!
Hangi yönümü biliyordunuz ki?
Nefret ettiniz veya acıdınız!
Tanışmadan daha henüz konuşmadan,
Gözünüzde ahmak olmuş gibiyim.
Hatta dertleÅŸmeden daha,
Anlayışsız biri gibiyim.
Hangi huyumu tarttınız ki?
Ölçtünüz veya biçtiniz!
Ya da hangi dostuma sordunuz ki?
Beni en başından silip-attınız!
Yazarı: Fatih Boyacıoğlu
Uzun zaman olmuştur herhalde, bu tarz konularla ekranı kaplamayalı. Şu sıralar gündemimde, insanların başına gelenler veya gelecek olanlar. Garipsemiyorum aslında, aksine gayet doğal gözüyle bakıyorum bu mevzulara. Biz insan olduğumuza eminiz öyle değil mi? Zira olmasak, inceden düşünemezdik. Yani anlıyoruz ki, düşünebildiğimize göre insanız. Evet! Herşey insanlar için tabi ki fakat nedir bu insanların başına gelenler?
Kimisi evlenir, boÅŸanır ki bu gayet olaÄŸan bir durum haline geldi. Kimisi kaza geçirir, ölümden döner. Bana kalırsa bu çok çok doÄŸal birÅŸey. Kimisi birini öldürür, aslına bakarsak bu da çok normal. Neden diye sorucak olan varsa, hiç boÅŸuna sormasın direk cevaplayayım. Çünkü insanların ölmeye de, ihtiyacı var. Biri eceliyle ölürken, diÄŸerinin öldürülmeye ihtiyacı var. Devr-i alem diye iÅŸte buna diyorlar, birileri gelirken, birilerinin de gitmesi gerekiyor, yani netice olarak neymiÅŸ? İçinde bulunduÄŸumuz bu dönemde, birini öldürmekte normal. En garibime gidense, birini incitmek. Neden anormal olsun ki, bana kalırsa esas birini incitmemek anormal olur. Çünkü, herkes bulunduÄŸu ortama ister istemez alışır. Ortamdaki genele bakıcak olursak, herkes birbirini incitiyor. Herkes incitiyorken, sen birini incitsen ne farkın kalır? İşte fark, birini incitmemek. Neyse, herÅŸey insanlar için ve herÅŸey insanların başına gelebiliyor. Hayır! Benim başıma asla gelmez! Sanmıyorum! Benimle ne alakası var! demeyin. “HerÅŸey insanlar için.”
Dostlarımda kabahat yok ki,
Ben meyilliydim kötülüklere.
İlk sigaramı tüttürdüğümde,
Uzatan yoktu ki.
Arkadaşlarımın günahı yok ki,
Ben meraklıydım uyuşmaya,
İlk içtiğim kadehi tokuşturacak,
İnsan yoktu ki.
Sevdiklerimde hata yok ki,
Ben sevmiÅŸtim sebepsizce.
İlk aşık olduğumda,
Sevgili yoktu ki.
Sorunlarımda zorluk yok ki,
Ben istemiÅŸtim gereksizce.
İlk kez başıma geldiğinde,
İlacım yoktu ki.
Yalnızlığımın suçu yok,
Ben kararlıydım kabullendikçe,
İlk yalnız kalışımda,
Çoktu ama yoktun ki…
Yazarı: Fatih Boyacıoğlu
Tüm rüyalarında,
Öldürdüğünü görmek.
Kendi öldüğünü,
Hatta gömüldüğünü,
Bilmek…
BilmediÄŸin herÅŸeyi,
BiliyormuÅŸ gibi,
Onun bilmediÄŸini,
Bilerek,
Görmek…
Olmayanı,
OluyormuÅŸ gibi,
Olanı da,
Olmamış gibi,
Hissetmek…
İşte bütün bunları,
Sadece bir anda,
Anlamsızca görmek.
İşin aslı,
Rüya olduÄŸunu bilmek…
Yazarı: Fatih Boyacıoğlu
Law Abiding Citizen, senaryosu itibari ile baÅŸarılı bir yapıt olmuÅŸtur. Adaletin sisteminin iÅŸleyiÅŸindeki bir-takım açıklıklara deÄŸinen film, bu konuda gayet baÅŸarılı oluyor. BaÅŸ rollerini Gerard Butler ve Jamie Foxx’un üstlendiÄŸi, yönetmenliÄŸini F. Gary Gray’in ve senaryosunu Kurt Wimmer’ın yazdığı Law Abiding Citizen 2009 yılının güzel filmleri arasında yer almayı baÅŸarıyor. Adaletin olması gerektiÄŸinin yerine, bazılarının iÅŸine geldiÄŸi gibi uygulandığını düşünüyorsanız, bu film tam size göre. Kısaca özetlemek gerekirse;
Clyde Shelton, eÅŸi ve kızıyla güzel bir hayat yaÅŸarken, bir gece evine soygun yapmak amacıyla giren kiÅŸilerin Clyde’ın gözü önünde eÅŸi ve kızını öldürmeleriyle sonuçlanan talihsiz olay sonucu kiÅŸiler yakalanır. Davayı Philadelphia’ın ünlü savcısı Nick Rice üstlenir. Nick’in ünü katillerle iyi anlaÅŸmalar yapmasıyla bilinmektedir. Nick, Clarence Darby ve Rupert Ames adındaki iki zanlıyla anlaÅŸmak üzere arabuluculuk yapmaktadır. Nick Rice, Clarence Darby ile suçu Rupert Ames’in üzerine bırakmak kaydıyla anlaÅŸmışlardır. Bu anlaÅŸma sonucu Darby serbest kalacak, Ames ise iyi halden kısa bir ceza alarak paçayı sıyıracaklardır. Ancak eÅŸi ve kızının gözünün önünde öldürüldüğünü gören Clyde Shelton bu karara hiç memnun olmamıştır. Aradan 10 yıl geçer Ames ve Darby öldürülür. Nick Rice bu iÅŸin üstüne giderken, Clyde Shelton suçu üstlenir ve hapise girer. Clyde Shelton’ın tek isteÄŸi adelet sistemindeki boÅŸlukların düzelmesi ve gerçek suçluların cezasını bulmasıdır. Bu yönde Nick Rice’a ultimatom verir. Ya Nick Rice adalet sistemini düzeltecektir ya da Clyde Shelton’ın eÅŸi ve kızını öldüren katillerin davasıyla ilgilenen herkesi öldürecektir. Nick Rice, Clyde Shelton’ı pek umursamaz zira hapiste olan bir kiÅŸi, dışarıdaki insanları nasıl öldürebilir ki? Ancak sözünü tutmayan Nick Rice’ın aksine, Clyde herkesi birer birer öldürmeye baÅŸlamıştır. Åžehir tam anlamıyla kabus dolu günler yaÅŸarken, Nick Rice ve ekibi olaylara anlam vermeye çalışmaktadır. Ancak Clyde Shelton’ın intikam uÄŸruna, neler yapabileceÄŸinin farkında deÄŸillerdir.
BaÅŸta söylemiÅŸ olduÄŸum gibi Law Abiding Citizen filmi oldukça etkileyici ve oldukça aksiyon dolu bir film. Yönetmenlik koltuÄŸunda oturan F. Gary Gray, Kurt Wimmer’ın senaryosuna yakışan bir ÅŸekilde bu filmi bizlere sunmuÅŸ. Tabi ki baÅŸrollerini Gerard Butler ve Jamie Foxx’un paylaÅŸtığı, kadrosunda Colm Meaney, Bruce McGill, Leslie Bibb, Josh Stewart ve Christian Stolte gibi oyuncuları barındıran bir film olması da baÅŸarısına baÅŸarı katmış durumda.
1995 yılında yapılmış olan The Usual Suspects filmi, tüm sinema tarihi boyunca en iyi filmler arasında yerini almış durumdadır. Gerek yıldızlarla dolu kadrosu, gerek akıl dolu senaryosuyla The Usual Suspects her dakikası ayrı ayrı keyifli ve izlemeye doyamayacağınız bir film. Karmaşık gibi görünse de, harika bir dille anlatılan The Usual Suspects filmi 1995 yılının koşullarına göre kendini bir çok yönde kanıtlamış bir yapıttır. Filmi kısaca özetlemek gerekirse;
Ajan Kujan, her biri alanında çokça ustalaÅŸmış beÅŸ kiÅŸiyi sorgulamak adına içeriye alır. Kujan’a göre bu beÅŸ kiÅŸi olaÄŸan şüphelidir ve sadece içlerinden birisi esas şüpheli konumundadır. Ancak bu beÅŸ kiÅŸi birbirlerini pek tanımazlar ve daha önceden hiç ortak iÅŸleri olmamıştır. Hepsi birden neden sorgulandıklarını bilmeden, sırayla sorgu odasında ifade vermektedir. Sorgular bitip, merkezden ayrılan bu beÅŸ kiÅŸi ortak bir iÅŸ yapma kararı alır ve bu iÅŸi baÅŸarıyla sonlandıran ekip, zaman içerisinde çaldıklarının Kaiser Soze adında efsaneÅŸmiÅŸ bir uyuÅŸturucu patronuna ait olduÄŸunu öğrenirler. Kaiser Soze için çeÅŸitli hikayeler anlatılır. Hiç kimse onun yüzünü görmemiÅŸ ve hiç kimse nasıl biri olduÄŸunu bilmemektedir. Herkes ondan korkar ve herkesin gözünde bir efsanedir. HerÅŸey Kaliforniya’daki bir limandaki patlamayla baÅŸlar ve bu patlama sonucu 27 kiÅŸi hayatını kaybeder. Ajan Kujan tekrar sorguya baÅŸlar ancak bu kez sadece Verbal Kint adında sakat ve aptal bir adamı sorgular. Yine de ilk sorguladığı beÅŸ kiÅŸinin içinde bulunan kiÅŸi olan Verbal Kint, “Åžeytanın en büyük hilesi, tüm dünyayı aslında var olmadığına inandırmak olmuÅŸ.” diyerek ince bir mesaj veriyordu. Yine de Ajan Kujan iÅŸi çözdüğüne inanıyordu.
Christopher McQuarrie’ın mükemmel senaryosu ve Bryan Singer’ın ona yakışır yönetmenliÄŸinin yanı sıra, filmde ÅŸu anda oyunculuklarını kanıtlamış aktörlerin mükemmel performans sergilemesi The Usual Suspects filmi izlenmeye deÄŸer bir film. Tekrar gözden geçirmek gerekirse, Kevin Spacey, Benicio Del Toro, Gabriel Byrne, Kevin Pollak, Stephen Baldwin ve Chazz Palminteri gibi isimler oyuncu kadrosunda yer almakta. Harika, kesinlikle harika bir film.
Mutluluk soÄŸuksa,
O yüzden örüyorum duvarları.
Mutluluk lodossa eÄŸer,
Sırf bu yüzden yakmıyorum sobayı.
Mutluluk bir zehirse,
Üsteleme içmem o sodayı.
Ya da bir yemekse,
Yemem bırak kalsın.
Mutluluk bir rüyaysa,
Uyumam bundan gayri.
Ya da ben mutluysam,
Kırarım baktığım o aynayı..
Yazarı: Fatih Boyacıoğlu
Tüyden hafif olurum böyle sabahlar
Karşı damda bir güneş parçası,
İçimde kuş cıvıltıları, şarkılar;
Bağıra çağıra düşerim yollara;
Döner döner durur başım havalarda.
Sanırım ki günler hep güzel gidecek;
Her sabah böyle bahar;
Ne iş güç gelir aklıma, ne yoksulluğum.
Derim ki: ‘Sıkıntılar duradursun!’
ÅžairliÄŸimle yetinir,
Avunurum.
Yazarı: Orhan Veli Kanık
Belli olmaz bu dünya hali,
Ya ölümden daha yakınsam sana.
Belki bir nefesten öte,
Akciğerlerinde dolaşıyor olamaz mıyım?
İlla haber mi vermeli,
Gelmeden önce gelecek olanlar.
Ya da bir cümle mi kurmalı anlamlı,
Yanında olacağım sabaha kadar.
Belki ölüm bizden çok uzak,
Yaşamak kadar sahteyiz aslında.
Aldatan bütün bir riyada,
Çoktan öldükte, ondan yakınız galiba..
Yazarı: Fatih Boyacıoğlu