Bende Yazar Olcam!

Dizeye Düşen

Kovulmu$ken hayatın bir yerinden,
Yalnızken, umarsızken;
Öfkeni dillendirecek bir eylem ararken kendine.
Diyelim gecelerin o tekin olmayan serüveninde,
Paranoya kıvamında ili$kiler ya$arken,
İmtiyazsız karanlıkların suçlu zevklerine..
Yasağın büyüsüne, hayatın ve gündüzün,
Öte-yüzüne sığınırken,
Ve intihar manifestosu gibiyken bütün duyarlıkların,
Ansızın bir dize gelip takılır diline.
Bir can simidi gibi en kurtarıcı keyfiyle,
Bir zaman seninle kalır, yanıba$ında,
Zaman içersinde yer deği$tiresin;
Diye kendisiyle bir gönül erincini,
En düpedüz anlamıyla yaratmak eylemini,
Ya$arsın bir dizenin dizlerinde..
Sonra uzakla$ır senden,
Gözden kaybolur;
Büyümü$, çoğalmı$ bir $iirin derinliklerinde..
Ne senledir oysa, hep senledir oysa,
Gecelerin ötesi dediğin $ey;
Kendin için ya$adığın sinema..

Yazarı: Murathan Mungan

Karacaahmet

Deryada sonsuzluÄŸu zikretmeye ne zahmet!
Al sana, derya gibi sonsuz Karacaahmet!

Göbeğinde yalancı $ehrin, sahici belde;
Ona sor, gidenlerden kalan $ey neymi$ elde?

Mezar, mezar, zıtların kenetlendiği nokta;
Mezar, mezar, varlığa yol veren geçit, yokta…

Onda sırların sırrı: Bulmak için kaybetmek.
Parmakların saydığı ne varsa hep tüketmek.

Varmak o iklime ki, uğramaz ihtiyarlık;
Ebedi gençliğin taht kurduğu yer, mezarlık.

Ebedi gençlik ölüm, desem kimse inanmaz;
Ta$ ihtiyarlar, servi çürür, ölüm yıpranmaz.

Karacaahmet bana neler söylüyor, neler!
Diyor ki, viran olmaz tek bucak, viraneler,

Zaman deli gömleği, onu yırtan da ölüm;
Ölümde yekpare an, ne kesiklik, ne bölüm…

Hep olmadan hiç olmaz, hiçin ötesinde hep;
Bu mu dersin, ta$larda donmu$ sukuta sebep?

Kavuklu, ba$örtülü, fesli, ba$acık ta$lar;
Ta$lara yaslanmı$ da küflü kemikten ba$lar,

Kum dolu gözleriyle süzüyor insanları;
Süzüyor, sahi diye toprağa basanları.

Onlar ki, her nefeste habersiz öldüğünden,
Gülüp oynamaktalar, gelir gibi düğünden.

Onlar ki, sıfırlarda rakamları bulmu$lar,
Fikirden kurtularak, ölümden kurtulmu$lar.

Söyle Karacaahmet, bu ne acıklı talih!
Ta$larına kapanmı$, ağlıyor koca tarih!

Yazarı: Necip Fazıl Kısakürek

Hepinize Teşekkür Ederiz(!)

Depresyonist.com‘a girip, tüm yazıları okuduktan sonra, tek bir kelime bile yorum yapmadığınız için “Te$ekkür Ederiz!” İlginizden, hassaslığınızdan ve duyarlılığınızdan ötürü tekrar “Te$ekkür Ederiz!

EmeÄŸe saygınızdan ve insaniyetinizden ötürü de “Te$ekkür Ederiz!

Bu siteyi günde en az 200 ki$i ziyaret ediyor ve yapılan yorumlar, beÄŸeniler, $ikayetler bu rakamın 100′de 1′i.

Ey insanoÄŸlu, yaptığın rezillik için yine ve yine “Te$ekkür Ederiz!

Ölmeye Layık Mısın?

Yıl üç-yüz-altmı$-be$ gün,
Hepsini ya$ayacak mısın?
Böyle olacak sanıyorsan, uyan!
Bu yıl olmasa, diğer yıl yok olacaksın.

Üç-yüz-altmı$-dört günü kendine,
Sadece bir günü ölüme ayır olur mu?
Ona rezerve bir gün bırakmazsan,
Ölüp gidince ne olduğunu anlayamazsın.

Gelecek, evet ölüm sana da gelecek.
Hazırlıklı olmalısın.
Ya$adığın onca yıl ona taviz vermedin,
$imdi ona biraz yer açmalısın.

Hesabı kenarıya bırak,
İnce değil bu kez rakamlar.
Ölmesen bile yılda bir kez dü$ün,
Ölmeye layık mısın? …

Yazarı: Fatih Boyacıoğlu

Son Ders: Aşk ve Üniversite

son ders
“Birlikte geçireceÄŸimiz zaman, size diÄŸer katıldığınız derslerden çok daha farklı gelebilir. Evet arkada$lar, ilk dersimiz, hiçbirinizin buradan alınacak bir derse ihtiyaç olmadığıdır..” diye ba$layan ve sonunda “Dersi hayat verir.” felsefesiyle yola çıkan bir öğretmeniniz oldu mu hiç?

Bir hayat dü$ünün ki, 30 sene yurdunuzdan, arkada$larınızdan ve en önemlisi a$kınızdan uzak durmanızı gerektiren. İ$te ana teması buymu$ gibi görünüyor ancak, hemen yanılmayın. Bir öğretmen dü$ünün ki, size sizden daha fazla değer veriyor. Sorunlarınızı çözmenizin, kendinizden evel geldiği gerçeğini yüzünüze vuruyor. İ$te bu öğretmenin, asıl meselesi kendi sorununu çözememi$ olması. Bu yüzden, hayatı boyunca hep kalbinin, ruhunun, hislerinin bir kıyısında, hiç söylemediği söylemediği o cümleler yüzünden zehir olmu$ bir hayatta ya$amanın verdiği pi$manlık duygusu..

Derken birgün öğrencilerinden biri, bu öğretmenin günlüğünü okuyor. Bu öğrenci sevdiÄŸi kızla konu$amayan, içine kapanık bir ki$i. İ$te o günlüğü okuduktan sonra, hayatın önemli bir dersini daha alıyor. “Ya sonradan onun gibi, söyleyemediÄŸim $eylerden ötürü pi$man olursam?” diyerek, kendini topladıktan sonra o sevmi$ olduÄŸu kıza, a$kını haykırıyor…

Ferhan $ensoy’un ba$rolde oynadığı, gayet güzel ve benim çok ho$uma giden bir film “Son Ders: A$k ve Üniversite” kesinlikle izleyin. Üst kısımlarda kendimce yorumladım, gerçekten etkilendim. Sizlerinde izlemesinde fayda var. İzleyin, filmler her ne kadar beyaz-perde’de kalan eserler olsa da, insanlara birçok konuda yardımcı olabilecek içeriklere sahip olabiliyor. Filmi izledikten sonra “Dersi hayat verir” kavramını çok iyi anlayacaksınız.

İntikam Melodisi

Korkusuz bir nefes çek,
Ardından sal onu atmosfere.
Korkmuyorum diye haykır,
Kendinden ürk ve sus.

İntikamını almalısın dostum,
Bas hadi tetiÄŸe.
Kar$ında duruyor baksana,
Çevir durumu kendi lehine.

Orada tanı$acaksın $eytanla,
Göreceksin ne mal olduğunu.
Bir seçim hakkı daha doğacak sana,
Ya uyacaksın ya da kar$ı çıkacaksın ona.

Hepsi sadece bir seçim,
Basitçe i$aretleyeceksin $ıkkını.
Bana kalırsa bas tetiğe,
Fı$kırsın intikamın beyaz zemine.

Yazarı: Fatih Boyacıoğlu

Ben Ölecek Adam Değilim

Kapımı çalıp durma ölüm,
Açmam;
Ben ölecek adam değilim.

Alı$tım bir kere gökyüzüne;
Bunca yıllık yolda$ımdır bulutlar.
Sıkılırım,
Ku$lar cıvıldamasa dallarında,
Yemi$lerine doymadığım ağaçların,
Yağmur mu yağıyor,
Güne$ mi var,
Farketmeliyim.
Baktığım pencereden.
Deniz görünmeli çıksam balkona.
Tamamlamalı manzarayı..
Karlı dağlarla sürülmü$ tarlalar.
Ekmekten olamam doÄŸrusu,
Nimet bildiÄŸim;
Sudan geçemem,
Tuzludur teneffüs ettiğim hava.
Ya nasıl dururum olduğum yerde,
Öyle upuzun yatmı$,
İki elim yanıma getirilmi$,
Hareketsiz,
Sükûta râmolmu$;
Sanki devrilmi$ bir heykel?

Ellerim ne der sonra bana?
SoÄŸumu$ kalbime ne cevap veririm?
Utanmaz mıyım ayaklarımdan?

Kalkmalıyım,
Dola$malıyım,
Sokaklarda, parklarda.
El sallamalıyım,
Giden trenlere,
Kalkan vapurlara.
Bilmeliyim,
Gölgelerin boyundan,
Saatin kaç olduğunu..
Islık çalmalıyım.
Türkü söylemeliyim,
Yol boyunca,
Keyfimden ya hüznümden.
Geçmi$ günleri hatırlamalıyım,
Dalıp dalıp akarsuya,
Hayaller kurmalıyım,
Güzel geleceğe dair.
Yanımdan geçenler olmalı,
Selâm almalıyım;
Robenson’u dü$ünmeliyim,
GaripliÄŸini:
$ükretmeliyim,
İnsanlar arasında olduğuma.
Nedir ki eninde sonunda ölüm?
Ayrı dü$mek değil mi a$inalardan?

Kapımı çalıp durma ölüm,
Açmam;
Ben ölecek adam değilim.

Yazarı: Cahit Sıtkı Tarancı