İşte bir eklem yeri daha, Doğayla ben, benimle doğa. Var, o kadar unutturacak şey var da, Neden bir o, bir söğüt ağacı. Sayısız yapraklarıyla karşımda. Acı bir tütünden çıkardım bu şarkıyı, Kalbimde doğup batan güneşlerden. En çok da bir karanlığı bırakıp gittiler bana, Ve bu suskunluğu, bu karamsarlığı, Sözgelimi içimde hiç kımıldamadan duran bir çarşıya. Var, o kadar unutturacak şey var da, Neden bir o, bir söğüt ağacı. Sayısız yapraklarıyla...
[mp3]http://www.depresyonist.com/muzik/kadinim.mp3[/mp3] Sana dargınım, kırgınım, Kızgınım sana. Haksızlık, vefasızlık bu, Bu herşeyi inkar eden duygu ve acı. Yazık! Kadınım söyle sen mutlu oldun mu? Bu deli adamı unuttun mu? Sevdin mi gerçekten ah seviştin mi? Söyle onları da öptün mü? Hiç üzülmedin mi? Düşünmedin mi halimi. Hiç mi sızlamadı için? Bir tek iz bile yok mu benden? Kadınım söyle sen mutlu oldun mu? Bu deli adamı unuttun mu? Sevdin mi...
Ürkek bir çocuk bizimkisi, İlişkimizden meydana gelen. Geceleri kilise çanlarından ürken, Yorgan altına saklanıp inleyen. Bu bizim eserimiz sevgilim, Ruhlarımızın kırılmış parçası. Biraz biraz da yansıması, Kişiliklerimizin ortalaması. İkimiz yarattık lanetimizi, Üzerimize yağarken en şiddetlisi. Artık kurtuluş yok, Sonuna kadar bırakmayacak birbirimizi. Silinmiş hatıralarımızın, Kalıcı tek eseri. Öldürmeyelim onu, İkimizi öldürdüğümüz gibi. Yazarı:...
Valla pek sevmiorum yıl-baş/son olaylarını. Kısaca söz etmek gerekirse, saçmalıktan ibaret. Sene ne olursa olsun, kafalar değişmediği sürece ne fark eder? Bu arada sizlere kısa bir anektod düşeyim; “Her kim ki yaparsa yılbaşını bu dünyada baş tacı, maaza’allah öbür dünyada götüne girer süslediği çam ağacı.” Geçen sene iki bin sekiz’e yalaklanıyordunuz, ne oldu da dışlıyorsunuz şimdi garibimi? Hadi kutlayın bakalım özenti gençlik,...
Ben gidince hüzünler bırakırım, Bu senin yaşadığındır. Bir ev sıkılır kadınlardaki, Bir adam sıkılır kadınlardaki. Seni sevmek bu kadar mı, O benim yaşadığımdır. Bazan da bir yerde kuşlar vardır, Ne uçmak, ne görünmek için. Bir karanfil pencereyi deler, Bir kapı kendiliğinden kapanır. İstesek sevişirdik, ama olmadı, Biz değil yaşayan acılardır. Gitsem de her yerde biraz vardır, Hatırda zamansız bir plak. Bir otel kapısı, biraz istasyon, Vardır...
Dizlerinde kalırsın bir akşam vakti, Soluklarına uğrarsın, kısılmış gözlerine. Geçersin geçersin geçersin, Gökteki tek yıldızdan üşüyerek. Görüyorsun değil mi? Ne kadar inceldi kent. Ansızın bir kent daha görünecek. Bak işte, duyuyor musun, Öpüldün bırakıldın sanki. Bir değil iki türlü senin de soluğun. Yazarı: Edip Cansever
5 Haziran 2011 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.
2 Haziran 2011 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.
23 Mayıs 2011 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.
26 Ağustos 2010 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.