Kütür-Küfür-Karala:2

Bir kadını ağlatmıştım, hatırlıyorum. Belki de en çok o seviyordu beni. Gözyaşları yanaklarından aşağıya doğru süzülürken, adımı yazıyordu akan yaş sedefli yanaklarına. Elimi tuttuğunda tüm iyilik iksirlerinin kalbime pompalandığını hissediyordum oysa. Tenine her temas edişimde daha da güçleniyordum sanki. Kötü olmadığım halde iyileşiyordum. Hiçbir zaman kötülük karşısında dişli bir rakip olamadım ki zaten.

Bu arada yıllar bu kadar çabuk mu hayatımın dikiz aynasında kalıyor, hiçbir şey anlayamıyorum.

Şimdilerde mutluluk buzdolabından yeni çıkmış bir rakı şişesinin üzerinde biriken puslu damlalar gibi. Şişe her ne kadar işin sonunda çöpün yolunu tutsa da, bir zamanlar içindekinin damarlarımda dolaştığını biliyorum.

Ve işte bilindik, ayrıca kaçınılmaz son. Sizler de iyi bilirsiniz bunu. Pişman bir insan olarak ağlayanı hatırladığım her an, gülümseyerek pişmanlığıma, mutlu olması ümidiyle mutlu oluyorum.

Artık ben de ağlayabiliyorum.

Anlatabiliyor muyum?

Sanmıyorum.

// “Kütür-Küfür-Karala:2” – Fatih Boyacıoğlu

Published by

FTB

depresyonist.com'un öncüsü ve depresif ki$ilik.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *