“Herşey İnsanlar İçin”

Uzun zaman olmuştur herhalde, bu tarz konularla ekranı kaplamayalı. Şu sıralar gündemimde, insanların başına gelenler veya gelecek olanlar. Garipsemiyorum aslında, aksine gayet doğal gözüyle bakıyorum bu mevzulara. Biz insan olduğumuza eminiz öyle değil mi? Zira olmasak, inceden düşünemezdik. Yani anlıyoruz ki, düşünebildiğimize göre insanız. Evet! Herşey insanlar için tabi ki fakat nedir bu insanların başına gelenler?

Kimisi evlenir, boşanır ki bu gayet olağan bir durum haline geldi. Kimisi kaza geçirir, ölümden döner. Bana kalırsa bu çok çok doğal birşey. Kimisi birini öldürür, aslına bakarsak bu da çok normal. Neden diye sorucak olan varsa, hiç boşuna sormasın direk cevaplayayım. Çünkü insanların ölmeye de, ihtiyacı var. Biri eceliyle ölürken, diğerinin öldürülmeye ihtiyacı var. Devr-i alem diye işte buna diyorlar, birileri gelirken, birilerinin de gitmesi gerekiyor, yani netice olarak neymiş? İçinde bulunduğumuz bu dönemde, birini öldürmekte normal. En garibime gidense, birini incitmek. Neden anormal olsun ki, bana kalırsa esas birini incitmemek anormal olur. Çünkü, herkes bulunduğu ortama ister istemez alışır. Ortamdaki genele bakıcak olursak, herkes birbirini incitiyor. Herkes incitiyorken, sen birini incitsen ne farkın kalır? İşte fark, birini incitmemek. Neyse, herşey insanlar için ve herşey insanların başına gelebiliyor. Hayır! Benim başıma asla gelmez! Sanmıyorum! Benimle ne alakası var! demeyin. “Herşey insanlar için.”

ACI

İhanetin fizyolojik yapısı keskin hatlıdır, ironik ve bir o kadar da absürtdür. Güvendiği kişi tarafından sırtı veya yüreği bıçaklanan insanın ortaya attığı bir olgudur ihanet. Bundandır bunu deneyimleyen kişinin yaşamında güvene daha nadir rastlanılmasının. Özüne yaklaştırır insanı deneyimler. Zamanla daha sıkı sarmaya başlarsın benliğini; kimse ulaşamasın diye. Gözümüze, yüreğimize tatlı görünen anlar, olaylar dahi acının iluzyona uğramış bir varyasyonudur. Hayat başlı başına acıdır be dostum! Ömrün süresince ne azına, ne de fazlasına şahit olabilirsin.