Eskici

Eskiler alırım, haydi eskici,
Eski halı, kilim, giyisi alırım.
Bir zahmet bana da uğra eskici,
Acele edersen memnun olurum.

Çekinme eskici, içeri buyur,
Burada bir aşkın ateşi uyur,
Baktıkça içimin yangını büyür.

İşte şu odada baş başa kaldık,
Şu ahşap masayı birlikte aldık,
Onun, şu gördüğün kadife koltuk.

Bilsen şu camları örten perdeler,
Neler gizlediler, neler gördüler,
Konuşabilseler neler derdiler.

Burada ne varsa hepsi senindir,
İlk önce duvardan tabloyu indir,
Hiç sorma resmini gördüğün kimdir.

Onun şu daktilo, şu kalem kağıt,
İster sat, istersen hayrına dağıt,
Sussun bu hıçkırık, dinsin bu ağıt.

Sabır mı dayanır bu ihanete,
Hiçbir şey bırakma kütüphanede.
Benim ne işim var defter kitapla,
Topla be eskici hepsini topla.

Hepsinde yaşayan bin bir anı var,
Hepsinin bir şeyler söyler yanı var.
Al götür hepsini sırdaşlarımın,
Kurusun kaynağı göz yaşlarımın..

Al götür eskici ne resmi kalsın,
Ne yüzü, ne izi, ne ismi kalsın.
Onsuz da gülmeye değer bu dünya,
Onsuz da görmeye değer her rüya…

Yazarı: Cemal Safi

Sensiz İki Gün

Nere gizlendimse aşikâr oldum,
Hedefte gördüler sensiz iki gün.
Dertler avcı oldu, ben şikâr oldum,
İnsafsız vurdular sensiz iki gün..

Gözlerde avcıya yaranmak hazzı,
Zevkten dört köşeydi hepsinin ağzı.
Üstüme atıldı yüzlerce tazı,
Başımda durdular sensiz iki gün.

Ayağıma prangalar taktılar,
Gözlerimi dağladılar yaktılar.
İki koldan, bir alnımdan çaktılar,
Çarmıha gerdiler sensiz iki gün..

Kâle almadılar dileklerimi,
Yaraslar emdi iliklerimi.
Bükülmez sandığın bileklerimi,
Kırk yerden kırdılar sensiz iki gün..

Tenimle bin çeşit dert senli benli,
Her yanım kan revan gör ki ne denli.
İğneli, çivili, çatal dikenli,
Tellere sardılar sensiz iki gün..

Her cevre göğsünü geren kalbime,
Eyyub’un sabrına eren kalbime.
Cennete sorgusuz giren kalbime,
Sırrını sordular sensiz iki gün..

Eseni Efsanem olmasın kuşkun,
Ecel âciz kaldı, Azrail şaşkın.
Nihayet onlarda ölümsüz aşkın,
Farkına vardılar sensiz iki gün.

Yazarı: Cemal Safi

Bırak Beni Gideyim

Aldırma göz yaşıma benim biricik kızım;
Bırak beni gideyim ayılmadığım yere.
Bir gamlı bülbülüm ki yavruma geçmez nazım;
Neden feryat edeyim duyulmadığım yere?

Madem ki görenlerin ürperdiği yarayım;
Kimden medet umayım, kimden derman arayım?
Bir selamı çok gören semte neden uğrayım?
Girmem sevilmediğim, sayılmadığım yere.

Beni aldatan benim, eşim, dostum, bigünah.
Ne gafil serseriyim, bin kere, eyvah, eyvah!
Mecnun etsin de beni, mecbur etmesin Allah;
Dönmem insan yerine konulmadığım yere.

Yazarı: Cemal Safi

Ayrılık Nikahı

Seni bilmem ama ben kararlıyım,
Şu garip sevdadan cayalım gitsin.
Bu aşkta senden çok ben zararlıyım,
Bir kumar oynadık diyelim gitsin.

İçimde bir his var benden pes diyor,
Olmayan duadan ümit kes diyor.
Madem ki bahtımız böyle istiyor,
Kaderin emrine uyalım gitsin.

Seninle burcumuz tutsaydı keşke,
Aslanlar bir başka yengeç bir başka.
Yarını olmayan hayırsız aşka,
Ayrılık nikahı kıyalım gitsin.

Farzet ki bir rüya gördük ikimiz,
Gerçekte bu hissi tanımadık biz.
Böyle bir masalı yaşamadık biz,
Bir varmış bir yokmuş sayalım gitsin.

Marifet feleğin elinden çıkmış,
Dünyada başka bir terzisi yokmuş.
Kerem’i Aslı’yı narına yakmış,
Ateşten gömleği giyelim gitsin.

Tiryaki gönlümde olmasın kuşkun,
Tek sana müptela tek sana düşkün.
Ardından bir ağıt yakalım aşkın,
Adını elveda koyalım gitsin..

Yazarı: Cemal Safi

Yıldız Falı

Barıştan eser yok yıldız falında,
Sen benim bahtımın burcu değilsin.
Bin aşkın zehri var senin dudaklarında,
Tadılacak gibi acı değilsin.

Sormam hazanını anmam yazını,
İlkbaharın gelse çekmem nazını.
Kimseye vermesin rabbim sızını,
Çekilecek gibi sancı değilsin.

Şahlansın aşk atım hür bundan böyle,
Ne yana dilersen sür bundan böyle.
Ne halin var ise gör bil bundan böyle,
Sen benim gönlümün harcı değilsin..

Yazarı: Cemal Safi