Yanlış Başlayan Yolculuklar

Yeni bir sigara yakarak başlıyor,
Bu yazıdaki esrarengiz yolculuğum.
Nereye varacağı aslında belli,
Mühim olan nasıl başladığı.

Neler yazsam, neler çizsem,
Biliyorum, yine sana varacağım.
Hatta ne istesem ve ne düşünsem,
Seninle uykuya dalacağım.

Sabahı zaten sorma bana,
Sensiz gün-yüzüm yok ki.
Olmasanda yanımda,
Unutmuyorum her gece fısıldadığın hikayeyi.

Efkarlıyım ve hüzünlüyüm yine,
Hiç sevmezsin sen bendeki depresifliği.
Yine de yapacak birşey yok,
Sevsem de, üzülsem de;
Değiştiremiyorum kendimi.

Aslında benden ziyade,
Değiştirebilsem keşke seni.
Bana bakışını, anlayışını,
Hatta bu yolculuğa başlayışını.

Sen hani bende yoksun ya,
Diyorum hani bu dünyada olmasaydın?
Bilmeseydim yaşadığını,
Şu anki kahrıma kaç kahır damgalanırdı?..

Ve şimdi söndürürken sigaramı,
Son cümlelere yaklaşırken;
Haykıyorum sanki kurşun kalemle,
Beni en başından beri yanlış anladığını..

Yazarı: Fatih Boyacıoğlu

Üzerine Alınanlar

Bir söz yazayım ki,
Şarkılar söylesin insanlar.
Karamsar değil de,
Ümitle barışsın unutulanlar..

Bir şiir olsun ki bu,
Düz şekilde okusun insanlar.
Resimlerdeki anlamsızlık değil de,
Anlam yüklesin kendine ona bakanlar..

Bir öğüt vereyim ki,
Ders alsın insanlar.
Sıkıcı değil de,
Alınası bir akılla anlasınlar.

Biraz da olsa susayım ki,
Bensiz kalsın insanlar.
Depresiflik değil de,
Mutlu yaşasın üzerine alınanlar..

Yazarı: Fatih Boyacıoğlu

Bebek

Ürkek bir çocuk bizimkisi,
İlişkimizden meydana gelen.
Geceleri kilise çanlarından ürken,
Yorgan altına saklanıp inleyen.

Bu bizim eserimiz sevgilim,
Ruhlarımızın kırılmış parçası.
Biraz biraz da yansıması,
Kişiliklerimizin ortalaması.

İkimiz yarattık lanetimizi,
Üzerimize yağarken en şiddetlisi.
Artık kurtuluş yok,
Sonuna kadar bırakmayacak birbirimizi.

Silinmiş hatıralarımızın,
Kalıcı tek eseri.
Öldürmeyelim onu,
İkimizi öldürdüğümüz gibi.

Yazarı: Fatih Boyacıoğlu

Kör-Gören

Kanasın bile diyemiyorum,
Zaten hep kanıyor yaralarım.
Uzak durmak için çabaladıkça,
İçine içine düşüyorum karanlığın.

Işık gözüküyor uzaktan,
Yaklaştıkça gözden kayboluyor.
Ne yapsam hepsi boş,
Benim için güneş doğmuyor.

Yeni dünyalar keşfediyorum,
Farklı rüyalarımdaki yollarla.
Hepsinin sonu aynı bitiyor,
Her ne kadar dünyalar farklı olsa da.

İhanet zaten hep bana var,
Olmazsa bu dünya neye yarar?
Acı olacak ki, sevesin,
Yoksa bunca insan niye yaşar?

Kör esas görendir aslında,
Bakan bütün insanların dışında.
Ben de köreldiğim zaman gördüm,
İşte tam o sırada karanlığın içine gömüldüm.

Yazarı: Fatih Boyacıoğlu

İstanbul Senden Cevap Bekliyorum

Tam olarak hatırlamıyorum ama geçen seneydi sanırım.  Ürkerek ama bir o kadar da hevesli bir şekilde yola çıkmıştım evden. Bir heyecanla binmiştik otobüse, en yakın arkadaşımla İstanbul’a gitmek üzere. Büyülüyor beni İstanbul, korkuyorum her gidişimde. Nedensizce bir ümit, bir huzur doğuyor o sokaklarda dolaşırken içime. Havası bile garip, daha bi’hüzünlü.

Bir an vardı ki, nasıl anlatayım. İstiklal caddesinin bitimine doğru yürürken, Can Atilla’nın “Yeni Hayat” parçası çalıyordu. Sanki inadına inadına, vuruyordu hüznü İstanbul. Tam o anda da görmemem gereken birşeyi görmüştüm. Aslında o görmemem gereken, ümidimin ve tüm heyecanımın kendisiydi. Süzülerek geçti yanımdan ve beni görmedi. O an çok mükemmeldi. Bir yandan İstiklal, bir yandan o eşsiz melodi ve bir yandan o. Hepsi aynı anda öyle bi’yüklendi ki ruhuma, “işte budur” dedim kendi kendime, “tam olarak istediğim ruh hali bu”. Hüzün ve sevinç o kadar hoş gelmişti ki bedenime, ruhuma.. Ömrüm boyunca orada, o anda kalmak istemiştim.

İşte bu yüzden, her boş vaktimde can atarım İstanbul’a gitmek için, bi’o kadar da çekinirim tekrar o manzarayla karşılarım diye. Bi’gün yine gidicem, peki tekrar aynı ortam, aynı hüzün bulur mu beni? İstanbul senden cevap bekliyorum…

İntikam Melodisi

Korkusuz bir nefes çek,
Ardından sal onu atmosfere.
Korkmuyorum diye haykır,
Kendinden ürk ve sus.

İntikamını almalısın dostum,
Bas hadi tetiğe.
Karşında duruyor baksana,
Çevir durumu kendi lehine.

Orada tanışacaksın şeytanla,
Göreceksin ne mal olduğunu.
Bir seçim hakkı daha doğacak sana,
Ya uyacaksın ya da karşı çıkacaksın ona.

Hepsi sadece bir seçim,
Basitçe işaretleyeceksin şıkkını.
Bana kalırsa bas tetiğe,
Fışkırsın intikamın beyaz zemine.

Yazarı: Fatih Boyacıoğlu