Hayaller & Boşluklar & Kaçış

Yine gecenin rengi eşlik ediyor, yeni sabaha varmaya çalışırken bana. Bunalıyorum durup dururken, sigara üstüne sigara içip klasik müzikler dinliyorum. İnsan boşlukta olduğu zaman, hayal kurmadan duramıyor. Hayal kuruyorum kendi kendime, düşün dur işin ne. Boşluklardan boşluk beğen, seç, önizle.

Diyorum ki bir motorum olsa, alıp gitsem uzaklara. Yağmur, çamur, güneş ve gece gündüz demeden sadece gitsem. Uzakların en uzağına doğru, nereye varacağımı bilmeden, sorgulamadan sadece gitsem.  Aslında bu da bir nevi boşluk sayılır. Şu andaki saçmaladıklarımdan mantıklıdır en azından, gitmek. Ölümüne, yaşamına her türlü gitmek.

İşte böyle bir boşluğu yaşarken, canımız sıkılıyor ve bunalıyorken hayal ediyoruz ya bir-takım mevzuları ve bunlar anında gerçekleşebilen hayaller değil ya, işte beni daha çok bunaltıyor şu anda erişilmez olması. Neden canım sıkılıyor, neden bunalıyorum? Herşeyi geçtim, normal şartlar altında canım sıkkınken pek hayal kurmam. Sanıyorum ki aşık oluyorum, aşk boşlukların en büyüğü aslında. Yine de oluyorum.

Ben şimdi ne yapmalıyım, kaçayım mı kendimden, kaçayım mı hayallerimden, kaçayım mı sevmekten? Gitmekten başka bir-şey bilmem zaten.

Sorunlarla Yüzleşmek

Hayatı anlayamamak ama yinede üstüne gitmek kadar dengesizce bir durum var mı? Bilemiyorum ancak, ben üstüne gitmekte kararlıyım. Tam bir mevzuyu düzelttik derken, diğeri patlak veriyor. Hep uğraş üstüne uğraş istiyor canına yandığım dünyası. Sorunlar bitmez, sorular bitmez, cevaplar yetmez vs. diye diye bakıyorum ki harbiden hayat bitmiyor, aynen devam ediyor ama kişilikler yıpranıyor.

Ölümsüzlük iksirini bulamayacağımıza göre, demek oluyor ki; bu sorunlarla belli bir zaman sonra uğraşmak zorunda kalmayacağız. Aslında tek tesellim bu şu an için. Yeterli değil tabiki bu, yine de önümüze çıkan sorunları bir an olsun uzaklaştırmıyor bu düşünce. İşte tam bu kısımda yeniden uyanıyorum hayata. Yapmam gerekenlerin farkına vardığım an, tüm dengesizliğimle bir denge kurup, işi iyice inada bindirip yükleniyorum mevzuların tam kasıklarına. Pes etmeye hiç niyetim yok bundan sonra, ya ben kazanıcam sorunlarımla oynadığım galip-malup oyununu ya da pil bir-gün bitecek, aynen mezarlığa.

Sorunlar bitmez, sorular bitmez, cevaplar yetmez, bunların üstüne yetmezmiş gibi eklenebilecek her-türlü gereksiz fikir bende asla bitmez. Bu yüzden çözümleyebildiğim yere kadar, pes edersem kendi aklımı yitirmiş olacağıma inanıyorum. Neyse laf uzadıkça uzuyor, hoşçakal depresyonist.

Hatalarını ve Hatalarımı Kabul Ettim, Tek Suçlu Benim!

İşte yine ben, karambol adam. Yaşadıklarımdan ders almanın mutluluğu var üstümde, her ne kadar mutluluk kelimesinin tam olarak anlamını bilmesemde. Ders aldıkça kendimden biraz daha nefret ediyorum. Elbette “Geçmişte yaptığım hatalar” yüzünden. Yıllar öncesinde ilkten “senden bir bok olmaz” cümlesini kuran öğretmenim geliyor aklıma. Aslında hiç birşey öğretemediğini fark ediyorum. Kafamda kurmak iyi bazı şeyleri, ne kadar paranoyaklaşırsam o kadar sağlıklı düşünüyor ve uyguluyorum. Aklımda birşeye eminsem, karşımdakini sorgulamaya gerek duymadan teşhisi koyuyorum. Bu güne kadar hiç yanılmadım desem yeridir bu konuda.

Şimdi “neden?” yaşadıklarımdan ders aldığımı ve anlamını bilmediğim “mutluluk” kelimesiyle, aynı karede “neden?” yer aldığımı merak ediyorsunuz. En doğal hakkınızdır desem, böyle bir hakkı size verdiğimi hatırlamıyorum. O yüzden fazla merak iyi değildir dedikten sonra, sizde yaşadıklarınızdan ders alıp, evelden yapmış olduğunuz salakça haraketleri gözden geçirmenizi bekliyorum. Emin olun, çok faydası oluyor ve insanı rahatlatıyor.

Ben hatalarımı gözden geçirirken, lafa ilk olarak küfür ederek başlıyorum. “- be mına koduuuum!” şeklinde. Bu da rahatlatıcı bir tavır oluyor, psikolojiden uzak yaşayan fakat psikolojik sorunları olan zihnimde. Neden mi? Şimdi merak edebilirsiniz ve cevaplıyorum.

Hatalarımı başkalarında aramıyorum ve olduğu gibi kabul ediyorum. Suç karşı tarafta veya başka birşeyde dahi olsa, direkman üstleniyorum. Üstlendiğimi kabul ettiğimden dolayı tek suçlu konumuna düştüğüm için, kendime küfür ederek suçluyu baskı altında hissettiriyorum. Yani beni, gerçek suçluyu. Zamanında o hatayı yaptılar veya yaptım. O hatanın içinde bende vardım. Bu yüzden karşıdakini de suçlasam, kendimi de suçlasam “tek suçlu” benim.

Son olarak “hoşçakal depresyonist” ve “kafanıza göre takılma vakti” demek istiyorum. Ardından “siktir olup gitmek” kaydı ile sizlere şimdilik veda ediyorum.

Depresyonist

Boşuna aramayın dostlar, insanlar..

Sözlükte anlamı yoktur bu depresyonist’in. Ruhunu irdelemen gerek, anlamını bulabilmen için. Varsa zaten derinlerde, bir yerlerde bir gün patlak verecektir elbet. Kasma boşuna depresif takılmak için, benden sana en büyük tavsiye. Özenme bu psikolojiyi sonradan pişman olursun. Her gününe lanet okursun. Lafım bu kadar, meclisten dışarıya da değil, içeriye de.. Biz zaten buyuz.. Aynen ” Kafanıza göre takılma vakti..”

Çözemiyorum

Neden herkes yapmacık olmak zorunda “?” ya da kendini neden öyle olmak konusunda zorluyor insanlar “?” amaç nedir ya biri bana izah etsin “?” Anlamıyorum ben bu düzeni, taklitten ibaret, gereksiz hal ve haraketleri.. Doğal olunabilir “!” İnsan kendisi gibi davranabilir “!” Gerizekalı gibi duruyorsunuz, oyuncu insanlar.. Çıkarın maskelerinizi, yaşamaya gayretiniz varsa en azından ne olduğunuzu bilerek yaşayın “!” Oyun oynamaya devam edenler olucak her daim, işte korkak olanlar bu kesim.. Ne olduğundan korkan, pislik insanlar “!”

Şiirler Kategorisi Hakkında

Buraya kendi yazmış olduğunuz veya beğendiğiniz şiirleri yazabilirsiniz.

Sizlerden tek istediğim, şiiri kendiniz yazdıysanız altına kaynak olarak; Yazarı: İsim Soy-isim şeklinde, yazmış olduğunuz şiir size ait değilse yine altına kaynak olarak Yazarı: (örn:) Murathan Mungan şeklinde belirtiniz.

Lütfen başkasının yazmış olduğu şiiri “ben yazdım” diyerek buraya eklemeyin. Sadece buraya değil hiçbir yere eklemeyin, emek hırsızlığı kötüdür. O şiiri yazmak için ne emekler gidiyor, ne hüzünler yaşanıyor bir bilseniz.. İnsanlar kendi duygularını yansıtıyor şiirlerde, lütfen duygu hırsızlığı yapmayın. Sizin yazmış olduğunuz şiirleri başkası çalsa, inanın çok üzülürsünüz. Kendi başıma geldi ordan biliyorum, burda yazılan herhangi bir şiiri (konuyu) izin istemeden başka yerlerde yayınlamayın. Bu da bir hırsızlıktır ve tekrar rica ediyorum;
“Lütfen hırsızlık yapmayın”..

Anlayışınız için teşekkür ederim.