Depresyonist.com Yenilendi!

Bildiğiniz üzere, web sitemiz 1. yılına doğru yaklaşıyor. Hazır böyle bir durum söz konusu iken, istedim ki yeni bir arayüzle yayınımıza devam edelim. Buna dayanarak yeni bir görünüme geçmeye karar verdim.

Görsellik ön plana çıksa da, içeriklerin akışı aynı şekilde devam edecek. Tabi bu demek değil ki, içeriklerimizde yenilik söz konusu olmayacak. Yakın bir zamanda yeni içerikler, eskisinden farklı konular yayında olacak.

Tasarım tamamıyla depresyonist.com‘a aittir ve hiç-bir yerde bulamazsınız. Bize özgü bu tasarımı bendeniz yapmış olup, hayata geçirmiştir. Herhangi bir eksiklik gözünüze çarpar ise, lütfen tarafıma bildirin. Gerekli düzenlemeleri ona göre yapalım.

Evet, işte bu kadar. Depresyonist.com yeni görünümüne kavuştu. Tekrar ve tekrardan “Kafanıza göre takılma vakti..”

Sorunlarla Yüzleşmek

Hayatı anlayamamak ama yinede üstüne gitmek kadar dengesizce bir durum var mı? Bilemiyorum ancak, ben üstüne gitmekte kararlıyım. Tam bir mevzuyu düzelttik derken, diğeri patlak veriyor. Hep uğraş üstüne uğraş istiyor canına yandığım dünyası. Sorunlar bitmez, sorular bitmez, cevaplar yetmez vs. diye diye bakıyorum ki harbiden hayat bitmiyor, aynen devam ediyor ama kişilikler yıpranıyor.

Ölümsüzlük iksirini bulamayacağımıza göre, demek oluyor ki; bu sorunlarla belli bir zaman sonra uğraşmak zorunda kalmayacağız. Aslında tek tesellim bu şu an için. Yeterli değil tabiki bu, yine de önümüze çıkan sorunları bir an olsun uzaklaştırmıyor bu düşünce. İşte tam bu kısımda yeniden uyanıyorum hayata. Yapmam gerekenlerin farkına vardığım an, tüm dengesizliğimle bir denge kurup, işi iyice inada bindirip yükleniyorum mevzuların tam kasıklarına. Pes etmeye hiç niyetim yok bundan sonra, ya ben kazanıcam sorunlarımla oynadığım galip-malup oyununu ya da pil bir-gün bitecek, aynen mezarlığa.

Sorunlar bitmez, sorular bitmez, cevaplar yetmez, bunların üstüne yetmezmiş gibi eklenebilecek her-türlü gereksiz fikir bende asla bitmez. Bu yüzden çözümleyebildiğim yere kadar, pes edersem kendi aklımı yitirmiş olacağıma inanıyorum. Neyse laf uzadıkça uzuyor, hoşçakal depresyonist.

Yıpratılmışlık

Yıprandım tabiki her insan gibi, her hayatta kalmak için çaba gösteren insan gibi. Düşününce nasıl yıprandığımı, aslında isteyerek değil, bilerek değil sadece yıprandığımı anladım. Farkımız buydu belki de, diğerleriyle. Ancak yıpranmadığımı, yıpratıldığımı anladım bu kadar geçen günden sonra.

Yıpratılmışlık, yıpranmaktan kötü bana göre. Her insanın bakış açısı farklıdır tabi ki, benim açımda bu; yıpranmadım aslında yıpratıldım.

Sonunu düşünmüyorum artık, sonu zaten gördüm. Daha da bir son yok ki zaten, yıpratıldım ve yaşarken öldüm.

Hepinize Teşekkür Ederiz(!)

Depresyonist.com‘a girip, tüm yazıları okuduktan sonra, tek bir kelime bile yorum yapmadığınız için “Teşekkür Ederiz!” İlginizden, hassaslığınızdan ve duyarlılığınızdan ötürü tekrar “Teşekkür Ederiz!

Emeğe saygınızdan ve insaniyetinizden ötürü de “Teşekkür Ederiz!

Bu siteyi günde en az 200 kişi ziyaret ediyor ve yapılan yorumlar, beğeniler, şikayetler bu rakamın 100’de 1’i.

Ey insanoğlu, yaptığın rezillik için yine ve yine “Teşekkür Ederiz!

Hep Yara Aldım

Odamın sarı renkli ampülü patladı,
Herşey yine karanlık..
Düşlerim daha yeni uyandı,
Her taraf dünyadan ziyade sanki bir mezarlık..

Kırdım aynayı içine geçtim,
Yine de güzeli göremedim..
Suyu aldım yerden yüzüme çarptım,
Fark etmedin mi hala ayılamadım..

Algılayamadım aydınlığı,
Karanlıkta kaldım..
Sevemedim sevenimi,
Zorladım bir çok kez ama yapamadım,
Aklıma bir türlü sokamadım,
En sonunda sevmeyenimi sevdim;
Ve yara aldım..

Bu şiirin yazarı: Fatih Boyacıoğlu‘dur