Blog Ödülleri: 2009 Adayı: Depresyonist.com

Arkadaşlar Blog Ödülleri 2009’da bu sene kişisel bloglar kategorisinde adayız. Netice itibari ile bu bir yarışma olduğundan dolayı, kategori birincileri sizlerin vereceği oylarla belirlenecek. Depresyonist.com’a destek olan ve oy kullanan herkese şimdiden çok teşekkür ediyorum.

Bize oy vereceklerin öncelikle bu adrese adresine girip, kayıt olduktan sonra oy kullanabileceklerdir. Kayıt olmak zorunlu olmasına rağmen, çok kolay ve kısa süren bir iştir. Yanımızda olan ve az evel de söylediğim gibi Depresyonist.com’a oy veren herkese teşekkür ederim.

Sitemize oy vermek isteyenler http://2009.blogodulleri.com/blog/depresyonist-com adresinden oylarını kullanabilir.

İntikam Melodisi

Korkusuz bir nefes çek,
Ardından sal onu atmosfere.
Korkmuyorum diye haykır,
Kendinden ürk ve sus.

İntikamını almalısın dostum,
Bas hadi tetiğe.
Karşında duruyor baksana,
Çevir durumu kendi lehine.

Orada tanışacaksın şeytanla,
Göreceksin ne mal olduğunu.
Bir seçim hakkı daha doğacak sana,
Ya uyacaksın ya da karşı çıkacaksın ona.

Hepsi sadece bir seçim,
Basitçe işaretleyeceksin şıkkını.
Bana kalırsa bas tetiğe,
Fışkırsın intikamın beyaz zemine.

Yazarı: Fatih Boyacıoğlu

Müzik (!)

Dünyanın belki de en güzel şeyleri arasında yer alır, müzik denilen mevzu. Düşünsenize biraz, kimi zaman çılgınca dans ettiriyor, kimi zaman oturup ağlatıyor. Bu yetmezmiş gibi, bazı insanlarda fazla etki bırakıp, intihar etmesine neden oluyor. Kim icat ettiyse, harbiden iyi etmiş. İnsanların eğlenmeye, hüzünlenmeye ve kendini öldürmeye ihtiyaçları var. Hepsini yaptırıyor meret, gerçekten gözüme giriyor.

Herneyse müziğin bende bıraktığı etki bam-başka birşey. Ben intihar etmekten yana değilim, yani en azından müziğe kapılıp. Fazla eğlenmeyi de sevmem, örneğin dans etmekten nefret ederim. Bana başka yönleri merak uyandırıyor. Söylediğim gibi bu müzik denilen zamazingo nasıl oluyor da, hem eğlendiriyor, hem hüzünlendiriyor, hem de aynı zamanda insanları öldürebiliyor? İşte bunu çözmek adına, şu sıralar neredeyse dinlemediğim müzik türü kalmadı. Fark ettiğiniz üzere ölmedim. Yani söyledikleri gibi intihar filan edilmiyormuş. Fazla mutlu da olmuyorum, eğlendiğim de pek söylenemez. Ancak müzikte başka birşey var. İnsanı böyle alıp götürüyor, ister istemez herhangi bir mekana. Tabi ki bu, müziği nerenle dinlediğinle ilgili birşey. Sanıyorum ki ben başkaları gibi götümden dinlemiyorum. Buradan çıkardığım ana-fikir bu. Herneyse, en son müzik dinlerken uykum geldi ve ardından yatıp uyudum. Demek ki neymiş? Müzik iyi birşeymiş. Benim gibi uyku problemi olan birini bile uyutabiliyormuş.

Dünya da çok şerefsiz bir cisim. Baksanıza hergün insana yeni şeyler öğretiyor. Hoşçakal insan evlatları, kafanıza göre takıladurun.

Depresyonist’in Yeni Yüzü!

Depresyonist.com’un tasarımını değiştirdim. Söylememiş miydim? Kızarsam yaparım diye. İşte sonuç yeni görünüm hizmetinizde. Yapılmış olan tasarım tamamıyla bana aittir. Ben inanıyorum ki, eskisinden daha şık, güzel ve daha anlaşılır oldu. Yeni tasarımımız hakkında sizlerin de yorumlarını bekliyoruz. Şimdi ve her zaman olduğu gibi “kafamıza göre takılma vakti” hoşçakalın.

Baş Düşmanım “Internet Explorer”

Kaç zamandır uğraşarak yapmış olduğum, depresyonist temasının üçüncü versiyonunu siteye giydirmek için sanırım iki-üç haftadır uğraşıyorum. Fakat bu “Internet Explorer” dediğimiz arkadaş, CSS’leri kafasına göre yorumladığı için bir türlü temayla uyum sağlamıyor. Herkes “Mozilla Firefox” kullansa keşke, bende bu kadar uğraşmak zorunda kalmazdım. Ben acayip soğumuş durumdayım bu, “Internet Explorer” denilen adi tarayıcıdan. Bilgisayarımdan kaldırdım ve firefox’la aynen devam ediyorum.

Bu arada ne olursa olsun, o temayı tüm tarayıcılara uygun hale getiricem. Sadece biraz zaman lazım. Biraz daha beni kızdırması, çileden çıkarması lazım ki, bir hırs yaparsam tema değil, kazak giydiririm lan ben bu siteye! Şerefsiz “Internet Explorer!” Kardeşlerim siz de gelin iyisi mi silin gitsin bu şerefsizi, babalar gibi “Mozilla Firefox” kullanın!

Görünüm Bütünüyle Değişti

Depresyonist.com’un dış görünümünü, “sıfırdan” olmak kaydıyla değiştirdim. Umarım beğenirsiniz, demeyi çok isterdim fakat beğenip/beğenmemeniz pek umrumda değil.. Eski tasarımdan daha iyi olduğuna inanıyorum şu anki tasarımın. Yinede görüşlerinizi almak istiyorum, görünüm hakkında bi’şey dicek olan varsa bu konunun altına yorum olarak yazsın. İstediğiniz bi’şeyler varsa söyleyin onları da koyalım.. Daha ne diim? “Kafanıza göre takılma vakti.”