İnsanlar kendi mutsuzluklarını kendileri yaratıyor, bunun bir türlü farkına varmak istemiyor, ya da gerçekten varamıyor. Olmayacak duaya amin demekten, artık duadan da soğumuş durumdalar. Aslında hiçbir zaman gerçekleşmeyecek arzuların peşinde koştuklarının gayet bilincindeler. Bu durum içerisinde, hatrı sayılır bir biçimde çelişki söz konusu. Hayal kurmak; bazı insanlar için, belki de kendilerini tatmin etme konusunda, gayet önemli bir eylem olabilir. Ancak...
Aramızdaki boşluk öyle doldurulabilecek cinsten değildi onunla. Yazdıklarımı anlamıyor, söylediklerimi duymuyor ve sanki anlamsız kelimelerle, anlamlı cümleler kurmaya çalışan biri gibi anılıyordum gözlerinde. Çok sürmemişti zaten bu anlamsızlaşan boşluklarımız. İnsan ister istemez, dolduramayacağı yeri boşaltmak zorunda kalıyor. Bu aşamada, karşısında daha büyük bir boşluk yarattığının farkına varsa da, boşluğu taşıyan kişi bunun bir türlü...
Hangi asrın insanıyım ben? Neden ayak uyduramıyorum bu çatlak asfalta? Söylediklerinizden tek bir ibret çıkaramıyor, kendi düşüncemden başkasına saygı gösteremiyorum. Bahsettiğim mevzulara göre, çok mu bencilim dersiniz? Bencil olmamın sebebi hanginiz? Çözmeye çalışıyorum yıllardır bu bilmeceyi. Sanırım kafa yapısı itibari ile, sizden çok ileride, kendimden çok gerideyim. Hanginize veya hangimize ayak uyduracağımı şaşırmış haldeyim. Garip miyim...
Beklentilerimi tam olarak karşılayamasa da, Unknown filmi kendi çapında izlenmeye değer bir film. Liam Neeson ve Diane Kruger her zaman olduğu gibi güzel performans çıkartmışlar. Ancak, izlerken beklentilerimi tam olarak karşılayamadı ve gerçekten hayal kırıklığı yaşadım. Buna rağmen izleyenler güzel vakit geçirecektir kuşkusuz. Sonuçta baş rollerinde Liam Neeson gibi bir isim var ve yönetmenlik koltuğunda da Jaume Collet-Serra oturuyor. Bana kalırsa ön-yargıları...
Normal şartlar altında, genellikle ön-yargılı olduğum Kore yapımı filmlerin bazıları beklentimin üzerinde olabiliyor. Örneğin, The Man From Nowhere filmi, gerçekten beklentilerimin oldukça üstünde bir yapıt. Kore yapımı filmlerin çoğu fazlaca psikopat olmasına rağmen, The Man From Nowhere filmi, kan dozajını tam dengede tutarak, harika bir dram yaratmış. Çoğu kişi Léon filmine benzerliğiyle dikkat çektiğini söylüyor, ancak bana kalırsa aralarında ciddi...
Yönetmenlik koltuğunda Shane Black‘in oturduğu ve senaryosunu yine kendisi ve Brett Halliday‘in yazdığı Kiss Kiss Bang Bang filmi her dakikasıyla zevkli ve heyecanlı bir film olmuş. Robert Downey Jr. her zaman olduğu gibi yine iyi işler çıkarmış ve Val Kilmer‘a karşı garip bir ön-yargım olmasına rağmen, onun da bu filmde hakkını yememek gerek. Senaryosu benim çok hoşuma gitti ve genel olarak filmi beğendim. Komedi ve macera severler, eminim ki...
5 Haziran 2011 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.
2 Haziran 2011 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.
23 Mayıs 2011 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.
26 Ağustos 2010 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.