Sen Bilmiyorsun

Gecelerden bir gecedeyim yine,
Soğuk ve yalnız yatağıma uzanmış sözler kusuyorum.
Her zamanki gibi aklımdasın,
Hava zaten yine soğuk beni iyice üşütüyorsun..

Unuttum diyordum daha üç-beş gün evel,
Şimdi bileklerimi kestim ve bekliyorum gelsin diye ecel..
Merak etme kan damlıyor siyah çarşafıma ama belli olmuyor,
Karanlık odada kırmızı hiçbir şey ifade etmiyor..

Bak görüyorsun yine bunaldım,
Her zamanki gibi üzerime geliyor, duvardan beni izliyorsun..
Zaten hiç uyuyamadım seninleyken,
Hala rüyalarıma girip beni uykudan soğutuyorsun..

Yeter artık bu saçmalıklarla beni çok acıtıyorsun,
Tam unuttum derken, arayıp sesimi dinliyorsun..
Nefes alıp veriyorum ne güzel ama,
Bir anda havayı esir ediyorsun..

Söylettirme bana gerçeği zaten yorgunum,
Halsizlikten kıpırdamıyor bile gözlerim..
Üzüntüyle dolu içim ve burnumda tütüyorsun,
Ardından kokun yanımda birikiyor; ama sen bilmiyorsun..

Bu şiirin yazarı: Fatih Boyacıoğlu‘dur

Ben

Kendimle sorunum var ama karambole yaşarım ben,
Adımı kimse silemez ama isimleri unuturum ben..
Karamsarlık içerisinde aydınlığa gömülür,
Aydınlığı karartılara bürürüm ben..

Anlamını bilmediğim sözcüğüm ben,
Nefessiz kaldığım her anda ölücüyüm ben..
Arkamdan baktığın her an gidiciyim,
Aldattığın da ise siliciyim ben..

Her gece melankolik ve her gündüz paranoyak biriyim ben,
Gündüzleri eğlenirim belki ama her gece bekçiyim ben..
Kağıt üzerindeki ize göre ya kara kalem ya da silgiyim,
İster karalar, istersem silerim ben..

Odamda takılı olan patlamış ampulüm ben,
En gerekli anda karanlığım ben..
Kimi zamansa yırtıp atman gereken fotoğrafım,
Yırtmanı da, tutmanı da söyleyen kişiyim ben..

Mahallede oynanan topun kaçtığı balkonum ben,
Ardından küfürler edilen kötü karakterim ben..
Bazı zamanlarda ise meleğim,
Şeytanı bizzat aldatan kişiyim ben..

Karakalemle müsvetteye çizilmiş bir grafiğim ben,
Hayat boyu içerisine girdiğin çerçeveyim ben..
Görmek istediğinde göremediğin, duymak istediğinde duyamadığın o kişiyim ben..
Rüyalarına girmesini istediğin ama bir türlü giremeyen aşk’ın kendisiyim ben..

Yolda yürürken üzerine sıçrayan su birikintisiyim ben,
Yepis-yeni gömleğine damlayan kahveyim ben..
Hayat boyu olumlu olan herşeyin dışında;
Kötümserliğin ve olumsuzluğun ta kendisiyim ben..

Bu şiirin yazarı: Fatih Boyacıoğlu‘dur

Çok Eskimiş Varlığım

Bilmem bu karanlık kaç gece daha sürecek,
Gönlüm kaç kez yalan sevecek?
Ya da kaç kez öldüreceğim kendimi?
Karanlığın gizeminde..

Bunaldım, duvarları yumrukladım..
Karardım, ampulleri patlattım.
Yalvardım, gözyaşlarımı daha da ağlattın.
İnandım, beni bir kez daha kanattın.

Geçmişe yaptığım yolculuklarım var benim,
Normalden çok geçişler yaşarım.
Gönlümü avutabilmek adına,
Geçmişle yaşlanırım.

Dün bir dua iken dilimde,
Küfür oldun yeni günümde..
Severken nefret ettim gözümde,
Layık olamadın, gittin kör denizlere..

Bu kapkara karamsarlığıma bıraktın yine,
Canımı yaktın ve kalbimi çaldın bile bile..
Yerinde yok, her ne ise arakladığın,
Yeni bir ben varsa sende gönder hadi,
Çok eskimiş varlığım..

Bu şiirin yazarı: Fatih Boyacıoğlu‘dur

Yalnız Adam

Sorulan her soruya bir cevap buldum ben,
Asla susmadım haklıyken..
Üzerime geldi tüm sorular,
Yine de yılmadım, tek cevap oldum ben..

Alacakaranlığın içerisindeydim ben,
Yine de ürettim her sorulara bir neden..
Bilmediğim birşeyi canım hiç çekmedi,
Nefes alamasam bile, havayı merak etmedim ben.
Öksürükler içinde kaldım, gerekse kan kustum..
Ama asla nefessizliğimi sorgulamadım ben.

Karanlığıma asla küfür etmedim,
Her gece onunla dertleştim ben.
Beni unutmuş herkes dünya mevzularında,
Kaybolmuş özlü sözlerim insan bolluğunda..

Kâale almamış kimseler beni,
Kullanmış atmış fahişeler bedenimi..
Bu itilmişlikle, nefrete büründüm.
Kemiklerim çürüdü ve mor renk yüzümü bürüdü..

Yılmadan küfürleştim ruhumdaki fahişelerle..
Onlar beni yenemedi, BEN bilerek yenildim..
Oyunu onlar asla oynatmadı..
Mekan dedikleri sahne aslında benimdi.

Kabalaştım çoğu zaman,
En sevmediğim şeydi yalan..
Bana yalanı sevdirmeye çalışan herkes,
Şimdi oldu yalan,
Siktir olup gitti dün yanımda ağlayan..

Riyakarlıklarınızı gördüm gözlerimle,
Yalanlarınızı işittim kulaklarımla..
Orospuluğunuzu hissettim dudaklarınızda;
Yeter artık bulaşmayın bu yalnız adama!

Bu şiirin yazarı: Fatih Boyacıoğlu‘dur

Yakınmak

Bilmiyorum bu kaçıncı veda olacak?
Sanırım bildiğim tek birşey var,
O da bu son olacak,
kesinlikle bu kez olacak..

Gittim ben bu sefer o yalan dolu,
Kahpe gülüşlerle dolu,
Oyunlarla, nefretlerde dolu..
Boktan ve gurursuz yaşamından…

Sildim gözümdeki sinirden akan tek damla gözyaşını,
Ağlamak yok, söz verdim kendime..
Sen tutmasanda, senin için önemi olmasa da sözlerin;
Bana göre; var olma sebebim..

Ben delikanlı değilim, kral da değilim, insan hiç değilim..
Bıraktığın o sefil, sevgiden yoksun aşk fakiriyim..
Ne yapabilirim ki şu anda,
Tek yapabileceğim yakıp tutuşturmak seni içimde kalanla..

Sonu gelmez yalanlarından,
Söz verip terk edişlerinden,
Önce tutup, sonra tekmelemenden,
Ölmek isterken yaşatmandan,
Yaşarken öldürmenden..
ve benden oldukça sıkıldım..

Yok olup gitmek, zamanla oluyorsa,
Sensizlik beni yaşatmıyorsa,
Bıraktığın karanlık, mum ışığıyla aydınlanmıyorsa,
Kendimi tutuşturuyorum arta kalan anılarla..

Aydınlanıyor herkesin etrafı,
Görebiliyor musun? Duyabiliyor musun?
Herkes neşeli, herkes mutlu ve herkes huzurlu..
Kendim olamadım sayende ama içimdeki senle birlikte,
Bedenimi ve ruhumu yakıyorum..

Bu şiirin yazarı: Fatih Boyacıoğlu‘dur

Sonunda Anladım

Aynaya baktığımda güçlü görünmeye çalışmaktan çok sıkıldım,
Sanki herşey yolundaymış gibi içime kapanmaktan yoruldum..
Savaşı kaybetmişken, direncim hala varmış gibi rol yapmaktan bunaldım,
Yenilmişliğimi içimde kabullenirken, dışımdaki ayrı hissime kapıldım..

Yanıldım, karanlığıma uyandım..
Yalnızdım, karartıya sığındım..
Bunaldım, sigaraya sarıldım..
Yenildim, duvarlarıma kapandım..

Kabullenme edasıyla hep kendimi kandırdım,
Çabuk geçmesi için bu hayatı askıya aldım..
Çelişkilerimle galip malup oyununda avundum.
Sonunda anladım, ben bu hayattan çok yoruldum..

Bu şiirin yazarı: Fatih Boyacıoğlu‘dur