Hayat Bilgisi

Dün gece canım sıkılıyordu,
Daldım eski kitaplarımın arasına..
Arayıp durdum, neyi aradığımı bilmeden,
Karıştırdım, kurcaladım, dağıttım..

Eski püskü, yırtılmış, çok eski bir kitap..
Bir kitap, bize öğretmeye çalıştıkları
Hayat’ın Bilgisiymiş.. kitabın adı..

Aldım elime, uzattım ayaklarımı duvara..
Beynime kan gitmiyordu, ama zorladım kendimi yinede..
Okuduğumu ve yaşadıklarımı başladım karşılaştırmaya..
Yalnız bir çelişkiydi sanki tüm yazılanlar.
Bir türlü yaşadıklarımı bulamadım..
Aradım sonuna kadar, yılmadım hepsine baktım
Yoktu yoktu yoktu..

Hayat o cümlelerdeki kadar basit değildi ki,
O yüzden bulamıyordum, bulmak için bulamadığımı..
Şimdi anlıyorum, beynimin nasıl yıkandığını,
Hep güzel günler var diyorlardı gelecekte..

Bilmiyormuydunuz ki, beni kandırdınız?
Hayat okuyarak, öğrenilmez ki..
Bizi köreltmişler okula gitmek zorundasın diyerek..
Hep eğitimin, kitaplardan doğacağına inandırdınız; oysa yalandı..

Gittim okuluma hazırladılar beni güya hayata..
Üniversite değildi benim istediğim, hayattı..

Çözdüm sonunda, okumakla olmuyor..
Beni kimse geleceğe hazırlamıyor..
Hiç kimsenin umurunda değilim..
Hayat Bilgisiymiş? kime göre neye göre..

Kaldıramadım bu yükü, hiçbir zaman
Ya da istemedim, belki de inanmadım..
Okuduklarımı şimdi unuttum..
İnanılırlığını yitirdin sen Hayat Bilgisi..

Kaldıramadım, sonunda tutuşturdum kitapları,
Kitapları tutuştururken kendimi de yaktım..
Şimdi hayatta değilim, ne bilgisiymiş?

Tahtayım ben,
Yazıp çizin üzerimde tebeşir tozları ve beni öylece bırakın..
Bir dahaki ders ne zaman bilemem,
Artık ilgilenemem..
Beni ilgilendirmiyor,

Hiçbir zaman istemedim ama zorlandım..
Oysa ben karanlık bir çocuktum,
İçine kapanık bir genç oldum..
Ve bilmem gerekenleri kitaplarda aramam gerektiğini öğrettiğiniz için;
Gizemli bir genç olarak göç ettim hayattan, yaşarken..
Şimdi “Ahiret” sınavına hazırlanıyorum..

Bu şiirin yazarı: Fatih Boyacıoğlu‘dur