İnsanlar kendi mutsuzluklarını kendileri yaratıyor, bunun bir türlü farkına varmak istemiyor, ya da gerçekten varamıyor. Olmayacak duaya amin demekten, artık duadan da soğumuş durumdalar. Aslında hiçbir zaman gerçekleşmeyecek arzuların peşinde koştuklarının gayet bilincindeler. Bu durum içerisinde, hatrı sayılır bir biçimde çelişki söz konusu. Hayal kurmak; bazı insanlar için, belki de kendilerini tatmin etme konusunda, gayet önemli bir eylem olabilir. Ancak...
Can sıkıntısının hazin bir reaksiyonundan ötürü bu yazıyı yazmaya başladım. İnsanlar genelde nelerle uğraşır? Çalışmak ve okumak dışında, boş vakitlerinde, kendine ayırdığı zamanlarda aslında en çok ne yapmak isterler? Mevzunun asıl temeline indiğimizde ise, yaptıklarından ziyade neleri hayal edip, yapamazlar? Ben pek hayal kurabilen bir insan değilim, yaratıcı yönüm olduğu da söylenemez. Ancak iyi bir gözlemci olduğuma sizi bile inandırabilirim....
Aynalarda can olsaydı, Dayanamazdı, kırılırdı. Onca kişiliğin deşifre aşamasını, Yansıtmak kolay mıydı? Bir can vardır, bir de ruh, Ayırmayı başaramazsın. İnsan mıydı canlı? Ayna mıydı ruh? Yazarı: Fatih Boyacıoğlu
Uzun zaman olmuştur herhalde, bu tarz konularla ekranı kaplamayalı. Şu sıralar gündemimde, insanların başına gelenler veya gelecek olanlar. Garipsemiyorum aslında, aksine gayet doğal gözüyle bakıyorum bu mevzulara. Biz insan olduğumuza eminiz öyle değil mi? Zira olmasak, inceden düşünemezdik. Yani anlıyoruz ki, düşünebildiğimize göre insanız. Evet! Herşey insanlar için tabi ki fakat nedir bu insanların başına gelenler? Kimisi evlenir, boşanır ki bu gayet...
İnanmayın insanlara, Onlar yalanı sever.. Sevmeyin tek bir kadın bile, Onlar sizi yok eder.. Düşmana gerek yok, Huzursuzluk istiyorsan.. Ölmene gerek yok, Acıların bitsin istiyorsan.. Takmayın lafları, Umursamadan geçip gidin.. Takışmayın insanlarla, Görmemezlikten gelin.. Çok mu zor bu söylenenler? Delikanlıysan eğer.. Koyar mı aksine olunca sana? Gururunu yere seremiyorsan eğer.. Baş dik olacak diye bir şey yok, Ezilsen de biri seni sever.. Bakma sen bu düzene, Elbet...
İnsanların çoğu kompleksli yaratıklar nedense.. Arkadaş arkadaşı kıskanıyor, hadi onu geçtim bu devirde insan kendini aynadan bile kıskanıyor. Aşağılık kompleksine giriyor, neden acaba? Çok merak ediyorum. Başkasının yaptığı şeyleri takdir etmekten ziyade, neden insanlar yerden yere vuruyorlar? Zaten hep “Çamur at izi kalsın” mantığıyla büyüyor insanlar. Devir değişiyor, gidişat kötü diyorlardı da inanmıyordum. Birebir şahit oluyorum,...
5 Haziran 2011 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.
2 Haziran 2011 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.
23 Mayıs 2011 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.
26 Ağustos 2010 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.