Kibritle oynama demiştim, Tutuşturabilirsin evreni. Korktuğum ateş değil, Yanmanı seyretmekti. Oynama demiştim ateşle, Yakabilirsin tüm izleri. Korktuğum hatıralar değil, Beni unutma azmindi. Ve onca şey tutuşuyorken, Gözlerimin en ön menzilinde; Korktuğum yanışın değil, Yanma arzundaki ciddiyetindi… Yazarı: Fatih Boyacıoğlu
İnsanlardan kaçarken, Karışmıyorcasına dünyaya; Hiç kimseyi kırmadan, Herkese küfredilebilir mi? Sevmekten çekinirken, İtiliyorsan yalnızlığa; Acı çekmeden de, Biri sevilebilir mi? Gündüzleri karanlıktayken, Perdeler çekilircesine; Ateş olmadan da, Isınılabilir mi? Sorgular geçmişindeyken, Yarın olmuyorcasına; Zihninde kaybettiklerin, Acaba geri gelir mi? Ve nefret etmişken, Geçmişine erişenlerden; Kimseyi öldürmeden, Herkes gömülebilir mi? Yazarı: Fatih...
Can sıkıntısının hazin bir reaksiyonundan ötürü bu yazıyı yazmaya başladım. İnsanlar genelde nelerle uğraşır? Çalışmak ve okumak dışında, boş vakitlerinde, kendine ayırdığı zamanlarda aslında en çok ne yapmak isterler? Mevzunun asıl temeline indiğimizde ise, yaptıklarından ziyade neleri hayal edip, yapamazlar? Ben pek hayal kurabilen bir insan değilim, yaratıcı yönüm olduğu da söylenemez. Ancak iyi bir gözlemci olduğuma sizi bile inandırabilirim....
Bir gecede tam bin ölüm, Yedi tabut var yatağımda. Kiminin göbeğinde bıçak, Dirilip beni öldürsünler diye. Bir gecede tam yüz durum, Tilkiler yarış yapıyor aklımda. Kimisinin elinde birer şişe şarap, Ayıldığımda bana uzatsınlar diye. Bir gecede tam bir çığlık, Sanki gözlerim kamaşıyor karanlıkta. Lambalar yanıyor tek tek, Çığlık atıyorum sustursunlar diye. Her günümde çoğunluk kayıp, Kimsecikler yok kaldırımda. Sadece ben ve yalnızlık; Aramıza...
Karanlıkta duruyorum aşk vurmasın yüzüme, Dokunmasın kimse bana, Kimse ulaşamasin artık tenimin incinen yerlerine.. Uyanmasın bir daha etimdeki yaralı hayvan, Zamanın siyah deltasında çürümek istiyorum; Biliyorum artık kimse yok kimsesizliğime… Biliyorum aşka kimse yok, Aşkın karanlık metali soğuyor yüreğimin derinliklerinde.. Aşklarım, arkadaşlarım, dostlarım, Dağılıp gitti herkes; İçimi sızlatacak kimse kalmadı içimde… Yazarı: Murathan...
Her zaman olduğu gibi, bu gece yine kendimi sorguluyorum. Bu kez sanırım sadece kendimi değil, geceyi de sorgulamış oluyorum. Aslında bir-çok kişinin daha önceden bir-kaç kez tatmış olduğu birşeydir, gündüzlerden nefret etmek. Kimisinde gelip geçici oluyor, kimisinde yani benim gibilerde kalıcı. Olay aslında çok basit, mutsuz olan insanların çoğu, birşeyler yapmak adına fazla hevesleri olmaz ve yeni doğan gün onları pek enterese etmez. İçlerinde hep “canım...
5 Haziran 2011 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.
2 Haziran 2011 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.
23 Mayıs 2011 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.
26 Ağustos 2010 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.