Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir, Her sözcük dilimin ucunda küfre dönüyor çünkü. Bir gök gürlese bari diyorum, bir sağnak patlasa, Bitse bu sessizlik, bu kirli yapışkanlık bitse. Ama bir tufan az mı gelir yoksa yine de, Yırtılan ve parçalanan bir şeyler olmalı mutlaka. Hiç durmadan yırtılan ve parçalanan bir şeyler. Oysa ne kadar sakin bu sokaklar ve bu kent, Ne kadar dingin görünüyor bana şimdi gökyüzü. Gidenler nerde kaldılar, özledim...
Yeni yeni küfürler birikiyor dilimde, yeni tür angutları gördükçe. Her defasında, yeniliğe aslında açık olduğumu fark ediyorum, her ne kadar kendisinden haz etmesem de.. Öyle cins insanlar gördüm ki, bir-kaç gün içerisinde, kendimin insan olmadığına tamamen ikna olmuş durumdayım. Neyse ben anlatmak istediklerime geçeyim. Yenilmedim ahali ben, kayboldum. Hayat beni kaybetmedi korkmayın, kendi isteğimle kayboldum. Kimse zannetmesin, huzuru buldu bu lavuk ondan girmiyor...
Bunalmış ruhum, melankolik müzik eşliğinde nefretini kusuyor… Duyabiliyor musun? … Klasik kalp yaraları şeklinde ancak bambaşka bir nefret gömüyor… Hissedebiliyor musun? … Doğum sancıları çeken bir anne adayının yaşadığı acıya benzer bişey tadıyorum… Akabinde ağzım kan doluyor ve kusuyorum.. Aynaya bakakalıp, acaba ölücek miyim? diye sormak kadar saçma bir hayatta yaşıyorum.. Üç gün uykusuz kalsam, dördüncü gün uyku nedir...
5 Haziran 2011 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.
2 Haziran 2011 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.
23 Mayıs 2011 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.
26 Ağustos 2010 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.