Bu sıcaklarda seni düşünüyorum,
Çıplaklığını..
Boynunu, bileklerini,
Minderde ak bir kuş gibi yatan ayağını;
Senin söylediklerini.
Bu sıcaklarda seni düşünüyorum,
Bilmiyorum aklımda en çok kalan ne?
Gözümün önüne gelen,
Boynun mu bileklerin mi,
Çıplak ayağın mı;
Bana benim olurken söylediklerin mi?
Bu sarı sıcaklarda seni düşünüyorum.
Bu sarı sıcaklarda bir otel odasında seni düşünüp,
Yalnızlığımı soyunuyorum;
Biraz da ölüme benzeyen yalnızlığımı..
Yazarı: Nazım Hikmet Ran
Çekilmez bir adam oldum yine,
Uykusuz, aksi, lanet.
Bir bakıyorsun ki ana avrat söver gibi,
Azgın bir hayvan döver gibi.
O gün çalışıyorum.
Sonra birde bakıyorsun ki,
Ağzımda sönük bir cigara gibi tembel bir türkü.
Sabahtan akşama kadar sırt üstü yatıyorum ertesi gün,
Ve beni çileden çıkarıyor büsbütün.
Kendime karşı duyduğum nefret ve merhamet.
Çekilmez bir adam oldum yine,
Uykusuz, aksi, lanet.
Yine her seferki gibi haksızım,
Sebep yok olması da imkansız.
Bu yaptığım iş ayıp rezalet.
Fakat elimde deÄŸil,
Seni kıskanıyorum.
Yazarı: Nazım Hikmet Ran
Yürümek;
Yürümeyenleri arkanda boş sokaklar gibi bırakarak,
Havaları boydan boya yarıp, ikiye bir mavzer gözü gibi,
Karanlığın gözüne bakarak yürümek!..
Yürümek;
Dost omuzbaşlarını, omuzlarının yanında duyup,
Kelleni orta yere, yüreğini yumruklarının içine koyup yürümek!
Yürümek;
Yolunda pusuya yattıklarını,
Arkadan çelme attıklarını bilerek yürümek…
Yürümek; yürekten gülerekten yürümek.
Yazarı: Nazım Hiket Ran
Ben
senden önce ölmek isterim.
Gidenin arkasından gelen
gideni bulacak mı zannediyorsun?
Ben zannetmiyorum bunu.
İyisi mi,beni yaktırırsın,
odanda ocağın üstüne korsun
içinde bir kavanozun.
Kavanoz camdan olsun,
ÅŸeffaf, beyaz camdan olsun
ki içinde beni görebilesin
Fedakarlığımı anlıyorsun
vazgeçtim toprak olmaktan,
vazgeçtim çiçek olmaktan
senin yanında kalabilmek için.
Ve toz oluyorum
yaşıyorum yanında senin.
Sonra, sen de ölünce
kavanozuma gelirsin.
Ve orada beraber yaşarız
külümün içinde külün
ta ki bir savruk gelin
yahut vefasız bir torun
bizi ordan atana kadar…
Ama biz
o zamana kadar
o kadar
karışacağız
ki birbirimize,
atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz
yan yana düşecek.
Toprağa beraber dalacağız.
Ve bir gün yabani bir çiçek
bu toprak parçasından nemlenip filizlenirse
sapında muhakkak
iki çiçek açacak :
biri sen
biri de ben.
Ben
daha ölümü düşünmüyorum.
Ben daha bir çocuk doğuracağım
Hayat taşıyor içimden.
Kaynıyor kanım.
Yaşayacağım, ama ,çok, pek çok,
ama sen de beraber.
Ama ölüm de korkutmuyor beni.
Yalnız pek sevimsiz buluyorum
bizim cenaze ÅŸeklini.
Ben ölünceye kadar da
Bu düzelir herhalde.
Hapisten çıkmak ihtimalin var mı bugünlerde?
İçimden bir şey :
belki diyor.
Yazarı: Nazım Hikmet Ran