Eskiyen sadece yazdığım anılar değil,
Eskiden eskimeyeceğini sandığım sevgilerimmiş.
Yenilikler arayışında yüzdüğüm deniz,
Çok eskiden kendi sınırlarını belirlemiş.
Eskimeye yüz tutarken, önceleri sandığım her-şey,
Kendini yenilemeye çalışan çok eski bir alışkanlıkmış.
Baktım, gördüm ve dedim ki;
Alışmaya çalışmak, eskiden olduÄŸu gibi ÅŸimdi de yalanmış…
Yazarı: Fatih Boyacıoğlu
Yargının en acımasız ve kör olanından,
En ön sırayı kapmış gibiyim.
Daha el-ele bile tutuÅŸmadan,
Notumu almış gibiyim.
Hangi yüzümü gördünüz ki?
Sevdiniz veya kızdınız!
Hangi yönümü biliyordunuz ki?
Nefret ettiniz veya acıdınız!
Tanışmadan daha henüz konuşmadan,
Gözünüzde ahmak olmuş gibiyim.
Hatta dertleÅŸmeden daha,
Anlayışsız biri gibiyim.
Hangi huyumu tarttınız ki?
Ölçtünüz veya biçtiniz!
Ya da hangi dostuma sordunuz ki?
Beni en başından silip-attınız!
Yazarı: Fatih Boyacıoğlu
Dostlarımda kabahat yok ki,
Ben meyilliydim kötülüklere.
İlk sigaramı tüttürdüğümde,
Uzatan yoktu ki.
Arkadaşlarımın günahı yok ki,
Ben meraklıydım uyuşmaya,
İlk içtiğim kadehi tokuşturacak,
İnsan yoktu ki.
Sevdiklerimde hata yok ki,
Ben sevmiÅŸtim sebepsizce.
İlk aşık olduğumda,
Sevgili yoktu ki.
Sorunlarımda zorluk yok ki,
Ben istemiÅŸtim gereksizce.
İlk kez başıma geldiğinde,
İlacım yoktu ki.
Yalnızlığımın suçu yok,
Ben kararlıydım kabullendikçe,
İlk yalnız kalışımda,
Çoktu ama yoktun ki…
Yazarı: Fatih Boyacıoğlu
Tüm rüyalarında,
Öldürdüğünü görmek.
Kendi öldüğünü,
Hatta gömüldüğünü,
Bilmek…
BilmediÄŸin herÅŸeyi,
BiliyormuÅŸ gibi,
Onun bilmediÄŸini,
Bilerek,
Görmek…
Olmayanı,
OluyormuÅŸ gibi,
Olanı da,
Olmamış gibi,
Hissetmek…
İşte bütün bunları,
Sadece bir anda,
Anlamsızca görmek.
İşin aslı,
Rüya olduÄŸunu bilmek…
Yazarı: Fatih Boyacıoğlu
Mutluluk soÄŸuksa,
O yüzden örüyorum duvarları.
Mutluluk lodossa eÄŸer,
Sırf bu yüzden yakmıyorum sobayı.
Mutluluk bir zehirse,
Üsteleme içmem o sodayı.
Ya da bir yemekse,
Yemem bırak kalsın.
Mutluluk bir rüyaysa,
Uyumam bundan gayri.
Ya da ben mutluysam,
Kırarım baktığım o aynayı..
Yazarı: Fatih Boyacıoğlu
Tüyden hafif olurum böyle sabahlar
Karşı damda bir güneş parçası,
İçimde kuş cıvıltıları, şarkılar;
Bağıra çağıra düşerim yollara;
Döner döner durur başım havalarda.
Sanırım ki günler hep güzel gidecek;
Her sabah böyle bahar;
Ne iş güç gelir aklıma, ne yoksulluğum.
Derim ki: ‘Sıkıntılar duradursun!’
ÅžairliÄŸimle yetinir,
Avunurum.
Yazarı: Orhan Veli Kanık
Belli olmaz bu dünya hali,
Ya ölümden daha yakınsam sana.
Belki bir nefesten öte,
Akciğerlerinde dolaşıyor olamaz mıyım?
İlla haber mi vermeli,
Gelmeden önce gelecek olanlar.
Ya da bir cümle mi kurmalı anlamlı,
Yanında olacağım sabaha kadar.
Belki ölüm bizden çok uzak,
Yaşamak kadar sahteyiz aslında.
Aldatan bütün bir riyada,
Çoktan öldükte, ondan yakınız galiba..
Yazarı: Fatih Boyacıoğlu
Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Göz yaşlarıma, ellerinizle?
Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduÄŸunu;
Bu derde düşmeden önce.
Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum…
Yazarı: Orhan Veli Kanık
Her gece bir rüya,
İçinde sim-siyah bir deniz.
Ve denizde yüzen,
Bem-beyaz bir adam.
Sonu yok aslında,
Her gece tekrar.
Hep aynı yerde,
Ve sessiz..
Yazarı: Fatih Boyacıoğlu
Bakakalırım giden geminin ardından;
Atamam kendimi denize, dünya güzel;
Serde erkeklik var, aÄŸlayamam..
Yazarı: Orhan Veli Kanık