Umudum, heyecanım bitmez pınardı bitti, Gençliğim deli dolu esen rüzgardı gitti. Neydi o sarhoşluklar? Dünyaya boş vermekler? O bir başka mevsimdi, bir ilk-bahardı gitti. Tadı, rengi değişti birer birer her şeyin, En mutlu, en doyulmaz yaşantılardı gitti. Çektiler ellerini elimden sevgililer, Bir zaman bu gönülde kimler yaşardı? Gitti. Hani hiç bitmeyecek sandığım güzellikler, Ne sevinçler, arzular ve neler vardı gitti. Kala-kaldım ortada böyle ben param-parça, Her...
Siz ölüler ne yaparsınız toprağın altında, Canınız sıkılmaz mı? Öyle çırılçıplak üşümez misiniz? Eviniz, vatanınız hatırınıza gelmez mi? Dünyada kalanları düşünmez misiniz? Acıkınca canınız neler ister kimbilir, Et mi, ekmek mi, şeker mi, tuz mu? Kiminiz karpuzu, kiminiz kavunu severdi, Yoksa acıkmayı unuttunuz mu? Güzel bir kadın geçse yakınınızdan, Ayaklarının sesini duymaz mısınız? Günleriniz nasıl geçer orada? Geceleri uyumaz mısınız? Ölüm...
Bütün bu sürekli arayışlar neden bilir misin, Neden bu durup durup isyan etmeler Allaha? Bu aldanmalar, yıkılmalar, bu sonsuz çalkanış. Hep sana yaklaşmak için, biraz daha biraz daha, Seni bulmak yılgın, yıkık gecelerden sonra, Sana çıkmak merdivenlerden nefes nefes. Belki ben yalnız senin güzelliğinde çirkinim, Hiç solmasa güzelliğin, böyle hiç bitmese. Yanmak var sana yaklaştıkça biliyorum, Yok olmak var, kahrolmak var, kül olmak var. Öyle bakma gözlerime...
Bugün yıkığım biliyor musun? Ezginim, çaresizim, umutsuzum. Bırakma beni, insanlar kötü, Bırakma beni korkuyorum. Bir deli otlar büyüyor içimde, Sancılıyım, yorgunum, kederliyim. Bu halini sevdim gitme kal, Çamurlar çirkefler içindeyim. Bir dayak yemiş adamım şimdi, Bezginim, kararsızım, yılgınım. Al götür beni o kayıp gecelere, Yeter ikimize yalnızlığım.. Yazarı: Ümit Yaşar Oğuzcan
Sen bilemezsin, paslı hançerdir yalnızlık, Gelir, en can alacak yerimden vurur. Sen bilemezsin, gecenin en uzak bir saatinde, Bir böcek nasıl girer beynime, kımıldar durur? Sen bilemezsin, çaresizlik nasıl boğar insanı? Yaşamak bir yerde nasıl çekilmez olur? Tutunacak bir dal aramaktan, koşmaktan, özlemekten, El yorulur, ayak yorulur, yürek yorulur. Sen bilemezsin bu türlüsünü ölümün. Bilemezsin, bir tek kibritin cılız aleviyle, Benzine bulanmış bir insan nasıl...
Ben acılar denizinde boğulmuşum, İşitmem vapur düdüklerini, martı çığlıklarını.. Dalgalar her gün bir başka kıyıya atar beni, Duyarım yosunların benim için ağladıklarını.. Ölüyüm çoktan, bir baksana gözlerime, Gör, içindeki o kanlı cam kırıklarını.. Bu ne karanlık, bu ne zindan gece böyle, Bütün gemiler söndürmüş ışıklarını.. Ben acılar denizi olmuşum, yaklaşma, Sularım tuzlu, sularım zehir zemberek.. Baksana; herkes içime dökmüş...
5 Haziran 2011 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.
2 Haziran 2011 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.
23 Mayıs 2011 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.
26 Ağustos 2010 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.