Feedburner RSS
Ana Sayfa > Etiket : yorum

Law Abiding Citizen – Adalet PeÅŸinde (2009)

Yazar: FTB   -   Tarih: 9 Åžubat 2010   -   Saat: 01:59

Law Abiding Citizen - Adalet PeÅŸinde Law Abiding Citizen, senaryosu itibari ile baÅŸarılı bir yapıt olmuÅŸtur. Adaletin sisteminin iÅŸleyiÅŸindeki bir-takım açıklıklara deÄŸinen film, bu konuda gayet baÅŸarılı oluyor. BaÅŸ rollerini Gerard Butler ve Jamie Foxx’un üstlendiÄŸi, yönetmenliÄŸini F. Gary Gray’in ve senaryosunu Kurt Wimmer’ın yazdığı Law Abiding Citizen 2009 yılının güzel filmleri arasında yer almayı baÅŸarıyor. Adaletin olması gerektiÄŸinin yerine, bazılarının iÅŸine geldiÄŸi gibi uygulandığını düşünüyorsanız, bu film tam size göre. Kısaca özetlemek gerekirse;

Clyde Shelton, eÅŸi ve kızıyla güzel bir hayat yaÅŸarken, bir gece evine soygun yapmak amacıyla giren kiÅŸilerin Clyde’ın gözü önünde eÅŸi ve kızını öldürmeleriyle sonuçlanan talihsiz olay sonucu kiÅŸiler yakalanır. Davayı Philadelphia’ın ünlü savcısı Nick Rice üstlenir. Nick’in ünü katillerle iyi anlaÅŸmalar yapmasıyla bilinmektedir. Nick, Clarence Darby ve Rupert Ames adındaki iki zanlıyla anlaÅŸmak üzere arabuluculuk yapmaktadır. Nick Rice, Clarence Darby ile suçu Rupert Ames’in üzerine bırakmak kaydıyla anlaÅŸmışlardır. Bu anlaÅŸma sonucu Darby serbest kalacak, Ames ise iyi halden kısa bir ceza alarak paçayı sıyıracaklardır. Ancak eÅŸi ve kızının gözünün önünde öldürüldüğünü gören Clyde Shelton bu karara hiç memnun olmamıştır. Aradan 10 yıl geçer Ames ve Darby öldürülür. Nick Rice bu iÅŸin üstüne giderken, Clyde Shelton suçu üstlenir ve hapise girer. Clyde Shelton’ın tek isteÄŸi adelet sistemindeki boÅŸlukların düzelmesi ve gerçek suçluların cezasını bulmasıdır. Bu yönde Nick Rice’a ultimatom verir. Ya Nick Rice adalet sistemini düzeltecektir ya da Clyde Shelton’ın eÅŸi ve kızını öldüren katillerin davasıyla ilgilenen herkesi öldürecektir. Nick Rice, Clyde Shelton’ı pek umursamaz zira hapiste olan bir kiÅŸi, dışarıdaki insanları nasıl öldürebilir ki? Ancak sözünü tutmayan Nick Rice’ın aksine, Clyde herkesi birer birer öldürmeye baÅŸlamıştır. Åžehir tam anlamıyla kabus dolu günler yaÅŸarken, Nick Rice ve ekibi olaylara anlam vermeye çalışmaktadır. Ancak Clyde Shelton’ın intikam uÄŸruna, neler yapabileceÄŸinin farkında deÄŸillerdir.

BaÅŸta söylemiÅŸ olduÄŸum gibi Law Abiding Citizen filmi oldukça etkileyici ve oldukça aksiyon dolu bir film. Yönetmenlik koltuÄŸunda oturan F. Gary Gray, Kurt Wimmer’ın senaryosuna yakışan bir ÅŸekilde bu filmi bizlere sunmuÅŸ. Tabi ki baÅŸrollerini Gerard Butler ve Jamie Foxx’un paylaÅŸtığı, kadrosunda Colm Meaney, Bruce McGill, Leslie Bibb, Josh Stewart ve Christian Stolte gibi oyuncuları barındıran bir film olması da baÅŸarısına baÅŸarı katmış durumda.

Kategori: Filmler
Yorum Sayısı: (0) » Yorum Yap!

The Usual Suspects – OlaÄŸan Şüpheliler (1995)

Yazar: FTB   -   Tarih: 5 Åžubat 2010   -   Saat: 21:18

The Usual Suspects - Olağan Şüpheliler1995 yılında yapılmış olan The Usual Suspects filmi, tüm sinema tarihi boyunca en iyi filmler arasında yerini almış durumdadır. Gerek yıldızlarla dolu kadrosu, gerek akıl dolu senaryosuyla The Usual Suspects her dakikası ayrı ayrı keyifli ve izlemeye doyamayacağınız bir film. Karmaşık gibi görünse de, harika bir dille anlatılan The Usual Suspects filmi 1995 yılının koşullarına göre kendini bir çok yönde kanıtlamış bir yapıttır. Filmi kısaca özetlemek gerekirse;

Ajan Kujan, her biri alanında çokça ustalaÅŸmış beÅŸ kiÅŸiyi sorgulamak adına içeriye alır. Kujan’a göre bu beÅŸ kiÅŸi olaÄŸan şüphelidir ve sadece içlerinden birisi esas şüpheli konumundadır. Ancak bu beÅŸ kiÅŸi birbirlerini pek tanımazlar ve daha önceden hiç ortak iÅŸleri olmamıştır. Hepsi birden neden sorgulandıklarını bilmeden, sırayla sorgu odasında ifade vermektedir. Sorgular bitip, merkezden ayrılan bu beÅŸ kiÅŸi ortak bir iÅŸ yapma kararı alır ve bu iÅŸi baÅŸarıyla sonlandıran ekip, zaman içerisinde çaldıklarının Kaiser Soze adında efsaneÅŸmiÅŸ bir uyuÅŸturucu patronuna ait olduÄŸunu öğrenirler. Kaiser Soze için çeÅŸitli hikayeler anlatılır. Hiç kimse onun yüzünü görmemiÅŸ ve hiç kimse nasıl biri olduÄŸunu bilmemektedir. Herkes ondan korkar ve herkesin gözünde bir efsanedir. HerÅŸey Kaliforniya’daki bir limandaki patlamayla baÅŸlar ve bu patlama sonucu 27 kiÅŸi hayatını kaybeder. Ajan Kujan tekrar sorguya baÅŸlar ancak bu kez sadece Verbal Kint adında sakat ve aptal bir adamı sorgular. Yine de ilk sorguladığı beÅŸ kiÅŸinin içinde bulunan kiÅŸi olan Verbal Kint, “Åžeytanın en büyük hilesi, tüm dünyayı aslında var olmadığına inandırmak olmuÅŸ.” diyerek ince bir mesaj veriyordu. Yine de Ajan Kujan iÅŸi çözdüğüne inanıyordu.

Christopher McQuarrie’ın mükemmel senaryosu ve Bryan Singer’ın ona yakışır yönetmenliÄŸinin yanı sıra, filmde ÅŸu anda oyunculuklarını kanıtlamış aktörlerin mükemmel performans sergilemesi The Usual Suspects filmi izlenmeye deÄŸer bir film. Tekrar gözden geçirmek gerekirse, Kevin Spacey, Benicio Del Toro, Gabriel Byrne, Kevin Pollak, Stephen Baldwin ve Chazz Palminteri gibi isimler oyuncu kadrosunda yer almakta. Harika, kesinlikle harika bir film.

Kategori: Filmler
Yorum Sayısı: (0) » Yorum Yap!

Rumble Fish – Siyam Balığı (1983)

Yazar: FTB   -   Tarih: 3 Ocak 2010   -   Saat: 19:31

Rumble Fish - Siyam BalığıFrancis Ford Coppola, gibi bağımsız ve ilginç projelere imza atmış kaç tane daha yönetmen sayabiliriz ki? Rumble Fish 1983 yapımı bir film olmasına raÄŸmen, ÅŸu anda hala çoÄŸu kiÅŸinin hafızasından silinmemiÅŸ ve arÅŸivlenen filmler arasına ilk sıralardan girmeyi baÅŸarmıştır. Tabi ki, Francis Ford Coppola’nın yanında Mickey Rourke’nin kendine has, sakin ve çekici karizmasıyla Rumble Fish gibi bir baÅŸ yapıtı oluÅŸturmada çok büyük bir etken. Matt Dillon’ı zaten izleyenler bilecektir.

Motorcycle Boy (Mickey Rourke), herkesçe kabul edilen bir efsanedir. Ancak kardeÅŸi Rusty James (Matt Dillon) için farklı bir boyuttur, Motorcycle Boy. Çünkü Rusty aÄŸabeyini bir idol olarak baz almaktadır. Önceleri aÄŸabeyinin yaptıklarını, bir gün onunda yapacağına inanan Rusty, agresif ve kavgacı bir kiÅŸidir. ArkadaÅŸlarıyla çete kurarak başına geçmeyi planlayan Rusty için herÅŸey toz-pembedir. Bir yandan aÄŸabeyi Motorcycle Boy, California’da yaÅŸamaktadır ve Rusty onun yolunu gözlemekte, bir gün döneceÄŸini hayal etmektedir. Yine bir kavga düzenlenir, Rusty James ve arkadaÅŸları Smokey, Steve ve B.J’le birlikte kavga eden çete beklenmedik bir ÅŸekilde olaya Motorcycle Boy’ın müdahale etmesiyle son bulur. Uzun süreden sonra Motorcycle Boy artık geri gelmiÅŸtir. Bunu fırsat bilen Rusty James, aÄŸabeyi ile kuracakları çetenin hayalini kurup, kendini bir çete reisi gibi görmektedir. Ancak Motorcycle Boy’ın istediÄŸi bu deÄŸildir. O artık çete iÅŸlerinin sona erdiÄŸini, sıkıcı ve boÅŸ olaylar olduÄŸunun farkındadır. Ancak Rusty bunu kabul etmeyecek, artık ÅŸehir efsanesi haline gelen aÄŸabeyi Motorcycle Boy’ın izinden gitmek adına herÅŸeyi deneyecektir.

Francis Ford Coppola, gerçekten ama gerçekten sinema adına çok iÅŸler baÅŸarmış bir isim olduÄŸunu kanıtlamış biridir. Mickey Rourke’nin oyunculuk kalitesini bilmeyen var mıdır? Sanmıyorum ancak bu filmde bir baÅŸka ve izlenmeye deÄŸer. Matt Dillon harikalar yaratmış ve aynı zamanda Dennis Hopper, Nicolas Cage, Laurence Fishburne, Vincent Spano, Diane Lane ve Chris Penn gibi isimler Rumble Fish filminde yer almış oyunculardır. Bu film bir efsanedir, sinema severler bilirler ve kesinlikle ama kesinlike izlenmeye deÄŸer ilginç bir filmdir.

Kategori: Filmler
Yorum Sayısı: (0) » Yorum Yap!

Frequency – Frekans

Yazar: FTB   -   Tarih: 4 Eylül 2009   -   Saat: 03:03

Frequency - FrekansSon zamanlarda izlediğim ve işte budur dediğim filmlerden biri olan Frequency, gerçekten harika bir yapıt. Bu kadar akıllıca kaleme alınmış ve bu kadar doyumsuz bir film olamaz. Tek kelimeyle muhteşem bir film. Bana kalırsa çok kaliteli bir yapım, herkesce izlenilmeli. Aksi takdirde böyle bir filmden mahrum kalabilirsiniz. Zamanın nasıl geçtiğini bir türlü anlayamıyorsunuz. Frekans öyle bir film olmuş ki, bilim-kurgu, aksiyon, suç ve gerilim hepsi bir arada. Gelelim filmimizi özetlemeye;

John Sullivan (James Caviezel), 36 yaşında bir polis memurudur. John henüz küçükken, hayatında asla unutamayacağı trajik bir olay yaÅŸamıştır. Henüz 6 yaşındayken, itfaiyeci olan babası Frank Sullivan (Dennis Quaid) , bir yangında hayatını kaybetmiÅŸtir. Bu onun hayatında iz bırakan büyük bir eksiklik olmuÅŸtur. John bir akÅŸam babasının itfaiyecilik döneminden kalan, eski bir radyoyu bulur ve biriyle konuÅŸmaya baÅŸlar. KonuÅŸtuÄŸu insanın çok geçmeden, babası Frank olduÄŸunu anlayan John, inanamasa da onunla konuÅŸmak hoÅŸuna gitmiÅŸtir. Ancak babası Frank 30 yıl önce yarın ölecektir. John, bunu babasına anlatır ve tabi ki Frank buna inanmaz. Ancak ertesi gün ona hak verir ve John’un söylediÄŸini yapar. Artık Frank hayattadır ve baba-oÄŸul her gece telsizle konuÅŸup hasret giderirler. Fakat geçmiÅŸi deÄŸiÅŸtirerek gelecekle olacaklarında yönünü deÄŸiÅŸtirdiklerini de fark etmeleri uzun sürmez. Frank’i kurtaran John, artık annesini kaybetmiÅŸtir. Bu olayı araÅŸtıran baba-oÄŸul, kendilerini bir anda seri cinayetlerin içinde bulur.

Toby Emmerich’in kaleme aldığı film, Gregory Hoblit tarafından yönetilmiÅŸ ve ayrıca oyuncu kadrosu Dennis Quaid, James Caviezel, Elizabeth Mitchell, Andre Braugher ve Noah Emmerich gibi isimlerden oluÅŸan Frequency filmi kesinlikle harika ve izlenmesi gereken bir film olmuÅŸ.

Kategori: Filmler
Yorum Sayısı: (0) » Yorum Yap!

Gabriel – Cebrail

Yazar: FTB   -   Tarih: 30 AÄŸustos 2009   -   Saat: 05:49

Gabriel - CebrailBir filmin konusu gayet önemlidir. Ancak biraz sürükleyici olması da gerekir. Konu bakımından fevkalade iyi olan Gabriel filmi, biraz sıkıcı dahi olsa bütünlüğü açısından izlenebilecek bir film. Kimin dikkatini çekmez ki zaten, meleklerin var oluÅŸundaki gizemleri? 2007 yılında yapılan Gabriel filmi hakkında görüşler, olumlu veya olumsuz olarak fazla eleÅŸtiriye sahip. Zira her konuda herkesin bir fikri olacaktır tabi, benim fikrimi soracak olursanız, Gabriel’i izleyin derim. Filmin konusuna gelirsek;

Dünya karanlığa teslim olmuÅŸ ve karanlık tarafından yönetilir hale gelmiÅŸtir. Aydınlığı savunan 7 tane baÅŸ-melek, sırasıyla karanlıkla savaÅŸması için gönderilmiÅŸtir. Cebrail (Andy Whitfield)’den önce gönderilen 6 melek bu savaşı kaybetmiÅŸ hatta kimileri ise, melekliÄŸinden olmuÅŸ ve insan bedeninde tıkılı kalmıştır. Bu melekler insan bedenine bürünerek gizlenmeye çalışırken, insan doÄŸasının içine kendilerini kaptırıp hırs, nefret ve korku gibi hiç bilmedikleri hislerle karşı karşıya kalıp, onları benimsemiÅŸlerdir. Son olarak Cebrail gönderilir. Mikail ve Cebrail neredeyse aynı güçtedir. Cebrail’in tek istediÄŸi iyilere yardımcı olmak ve dünyayı karanlıktan kurtarıp aydınlık bir yer haline dönüştürmektir. Ne pahasına olursa olsun, gökten düşenlerin liderini yok edecek ve karanlığa son verecektir.

Yönetmen koltuÄŸunda oturan ve senaryosunu yazan Shane Abbess’in yanı sıra; Andy Whitfield, Dwaine Stevenson, Samantha Noble, Harry Pavlidis ve Jack Campbell gibi oyuncuları kadrosunda bulunduran Gabriel, konusu ve çekimi itibariyle izlenmeye deÄŸer. Ancak filmin başında gelen merak, ortasına doÄŸru azalırken, sonunda ise izlediÄŸinize deÄŸer bir film olacak diye umuyorum.

Kategori: Filmler
Yorum Sayısı: (0) » Yorum Yap!

Public Enemies – Halk Düşmanları

Yazar: FTB   -   Tarih: 12 AÄŸustos 2009   -   Saat: 01:20

Public Enemies - Halk DüşmanlarıPublic Enemies, henüz vizyona girmeden herkesi merakta bırakan bir film olmayı bşardı. Bunun en önemli faktörü tabi ki Johnny Deep ve Christian Bale gibi oyuncuları bünyesinde barındırmasıydı. Film vizyona girdi ve gerçekten önemli bir kitle ile izlenime sunuldu. Suç dünyasının içinde geçen Public Enemies filmi izlenmeye değer filmler arasında yerini aldı. Bu iki baş rol oyuncusunun performansları beni fazlasıyla tatmin etti ve film gayet başarılı olmuş. Filmi kısaca özetlemek gerekirse;

John Dillinger (Johnny Deep)  herkes tarafından bilinen ve efsaneleÅŸmiÅŸ bir banka soyguncusudur. Cezasını çektiÄŸi hapishaneden Dillinger’ın adamları onu kaçırmayı baÅŸarırlar. Bu ekip banka soygunlarına kaldığı yerden devam etmektedir. Her yakalandığında, hapisten tekrar kaçmayı baÅŸaran John Dillinger bu kez Teksaslı ajan, Mervis Purvis (Christian Bale)’le karşı karşıya kalır. Purvis tüm dikkatini Dillinger’ın sonraki hamlesine doÄŸru yöneltir. Tüm ajanlar olmak üzere baÅŸta Chigago polisi olmak üzere, Dillinger ve adamlarının izlerini sürmektedir. Bu durumda medyayı da arkadasına alan Purvis, ne yapıp ne edip John Dillinger ve adamlarını durduracaktır.

Yönetmen koltuÄŸuna oturan Michael Mann’in yanı sıra baÅŸrollerinde Johnny Deep ve Christian Bale’in öne çıktığı filmde, diÄŸer oyuncular James Russo, David Wenham, Christian Stolte, Stephen Dorff ve Channing Tatum, Public Enemies filminde gerçekten önemli performanslar gösterdi.

Kategori: Filmler
Yorum Sayısı: (0) » Yorum Yap!

August Rush – Kalbini Dinle

Yazar: FTB   -   Tarih: 9 AÄŸustos 2009   -   Saat: 21:42

August Rush - Kalbini DinleSon zamanlarda izlediğim en güzel müzikallerden biri olan August Rush, beni izlediğime hiç pişman etmedi. Burdan anlıyoruz ki, hiç-bir filmi izlemeden önyargılı davranmamalıyız. Zira bu gibi filmler gözden kaçıp gidiyor ve aslında ne kadar büyük bir kayıp olduğunu anlıyorsunuz. Aşk, gerçekten farklı durumlarda bir anda ortaya çıkabilen birşeydir. Tıpkı August Rush filminde olduğu gibi. Herşeyi bir kenarıya bırakıp, özetlemek gerekirse;

Genç bir gitarist olan Louis Connelly (Jonathan Rhys Meyers), grubuyla birlikte bar ve gece kluplerinde ÅŸarkı çalıp söyler. Sahneleri bittiÄŸinde bir gece, bir davete katılırlar ve burada kendisi gibi müzisyen olan Lyla Novacek (Keri Russell)  ile Louis Connelly tanışır. Artık ikisi de birbirine aşık olmuÅŸtur. Unutulmayacak bir gece geçirdikten sonra, bir daha görüşemezler. Ancak o geceden arta kalan bir çocuk olacaktır. Gün gelir Evan Taylor (Freddie Highmore) büyür ve ailesinin onu bulacağı hevesiyle yaÅŸar. Yetimhanede kalan Evan, bir gün müziÄŸi duymak adına yetimhaneden kaçar. Müzikle dolu yolculuk artık baÅŸlamıştır. Evan, henüz çok küçük olmasına raÄŸmen kalbinden geçen melodileri profesyonelce yansıtmaya baÅŸlar. Kalacak yer arayan Evan, kimsesiz bir sokak çalgıcısına rastlar ve peÅŸine takılır. Küçük çocuÄŸun onu götürdüğü kiÅŸi, sokak müzisyeni olan ve küçük çocuklara müzik öğretip onlardan para kazanan Wizard (Robin Williams)’tır. Aslında Evan ve Wizard çok iÅŸler baÅŸaracaktır.

Oyuncu kadrosunda; Jonathan Rhys Meyers, Keri Russell, Freddie Highmore, Robin Williams ve Terrence Howard gibi isimleri bulunduran August Rush filmi gerçekten ama gerçekten izlenmeye değer bir film.

Kategori: Filmler
Yorum Sayısı: (0) » Yorum Yap!

Unbreakable – Ölümsüz

Yazar: FTB   -   Tarih: 14 Temmuz 2009   -   Saat: 02:05

Unbreakable - ÖlümsüzBu film 2000 yapımı olmasına raÄŸmen bana kalırsa, arÅŸivlik bir film. Zira yönetmen koltuÄŸunda M. Night Shyamalan gibi bir isim oturuyor. M. Night Shyamalan’ı tanıyanlar varsa, nasıl bir yönetmen olduÄŸunu bilirler. İsmen bilmeyenler açısından, bu ÅŸahsiyet The Sixth Sense (Altıncı His) filmini yapan kiÅŸidir. Bu kez Unbreakable (Ölümsüz) filmiyle karşımıza çıktı. Mistik mevzuları sevenler, bu filmi kesinlikle izlemeli benim gerçekten hoÅŸuma gitti. Filmi kısaca özetlemek gerekirse;

David Dunn (Bruce Willis), stadyumda güvenlik görevlisi olarak çalışmaktadır. Bir gün seyahat etmesi gerekir ve başından bir tren kazası geçer. Tren gayet hasarlı bir ÅŸekilde kaza yapar ve David Dunn’da bu trenin içindedir. Trende diÄŸer seyahat eden hiç kimse bu kazadan kurtulamaz ancak, David inanılmaz bir ÅŸekilde bu kazadan sıyrık bile almadan kurtulur. Bu kazadan sonra David Dunn, Elijah Price (Samuel L. Jackson)’ın dikkatini çeker ve David’in üzerine gitmeye baÅŸlar. Elijah Price, küçüklükten bu yana kemik hastalığıyla savaÅŸmaktadır. Bu yüzden ömrünün çoÄŸu, hastahanelerde geçmiÅŸtir. Her hasta gibi vakit geçirmek için kitap okur. O çizgi romanları sever ve karakterlerine inanır. David Dunn’ı ise aklında, kendisinin tam ters yeteneklere sahip olduÄŸuna inanır. Elijah Price’ın gözünde, David Dunn bir kahramandır. HerÅŸeyden habersiz olan David Dunn kaza sonrası, aklı karışık ve yaÅŸadığı tramva ile yokuÅŸ aÅŸağıya giden bir yaÅŸam çizgisi üzerindedir. EÅŸi ve oÄŸlu arasında kendi içinde bir geçimsizlik söz konusudur. Zaman geçer ve oÄŸlu Joseph Dunn babasının kahraman olabileceÄŸini düşünmektedir. Ancak David Dunn kesinlikle, bu hayalvari düşüncelere inanmamaktadır.

Başrollerinde Bruce Willis, Samuel L. Jackson, Robin Wright Penn ve Spencer Treat Clark gibi isimlerin bulunduğu Unbreakable (Ölümsüz) filmi gerçekten benim üzerimde iyi bir izlenim bıraktı. Mistik bir tarzda film izlemek isteyen olursa, Unbreakable (Ölümsüz) filmi tam size göre.

Kategori: Filmler
Yorum Sayısı: (0) » Yorum Yap!

KillShot

Yazar: FTB   -   Tarih: 24 Haziran 2009   -   Saat: 03:55

Killshot Bir film izlerken oyuncu kadrosuna ne kadar dikkat ediyorsunuz bilemiyorum ancak kiÅŸisel görüşüm, öncelikli olarak izleyeceÄŸim filmin kadrosuna bakmaktır. Söz konusu Killshot gibi bir filmin, böylesine kadroya sahipken izlenilmemesi gerçekten hayal kırıklığı olur. YönetmenliÄŸini John Madden’in üstlendiÄŸi Killshot’ın gerçekten izlenebilecek bir gerilim tarafı var. Zira oyunculuklarını ispatlamış kiÅŸiler, bu yapımın içinde yer alıyor. Filmi özetlemek gerekirse;

The Blackbird, eski bir yerli aynı zamanda kiralık katildir. KardeÅŸinin ölümünden sonra, her ne kadar isteksiz de olsa son bir iÅŸ yapmaya karar verir. The Blackbird’ün kendine has prensipleri vardır. Bu cinayeti iÅŸlerken, bir kiÅŸi yerine iki kiÅŸiyi öldürür. Hiç düşünmeden bir ikinciyi de öldüren The Blackbird, onu sadece yüzünü gördüğü için öldürmüştür. Bu iÅŸin sarpa sardığını anladıktan sonra, iÅŸi düzeltmek adına kendi çabalarıyla bir araÅŸtırma yapar. Tam o sırada, Richie Nix ile tanışır. Richie, belirli bir kuralları olmayan kendi halinde bir suçludur. Hırsızlık yapar, insanları öldürür ve geçimini böyle saÄŸlar. Yakın zamanda The Blackbird ve Richie Nix arasında yakınlaÅŸma olur. Artık dava The Blackbird’ün davası olmaktan çıkıp, ikilinin davası olmuÅŸtur. Bir tesadüf sonucu, emlakçılık yapan Carmen Colson ve Wayne Colson ile yolları keÅŸiÅŸir. Prensip sahibi olan The Blackbird’ün artık geriye yapması gereken sadece bir ÅŸey kalmıştır; onları öldürmek.

Mickey Rourke, Diana Lane, Thomas Jane, Rosario Dawson ve Joseph Gordon-Levitt gibi isimlerin yer aldığı film, başrolünde de Mickey Rourke gibi bir ismin olması kesinlikle izlenmeye değer.

Kategori: Filmler
Yorum Sayısı: (0) » Yorum Yap!

X-Men Origins: Wolverine

Yazar: YS   -   Tarih: 21 Mayıs 2009   -   Saat: 20:48

X-Men Origins: Wolverine X-men’i duymayananız kalmamıştır herhalde. Özel güçleri olan ve bu özel güçleri olan kiÅŸilere mutant olarak adlandırılan fakat her ne kadar insan gibi olmasalar da filmlerde o kiÅŸilerin insani yönlerini göstermeyi amaçlamış bir süper kahraman filmi ve çizgi romanı. Filmleri resmen bir görsel şölen ve insanlara aksiyon yükleme amaçlı burası kesin. Filmler o kadar baÅŸarılı perdeye yansıtılıyor ki sanki kurgu deÄŸilde gerçek hayatta böyle birÅŸeyin varlığını kabul edecek pozisyona geliyorsunuz.

Neyse X-men i tanıdıktan sonra sıra geldi filmlerimizin son halkası ve ilk tek kiÅŸi odaklı olarak çekilmiÅŸ olan “ X-men Origins: Wolverine ” e.  DiÄŸer filmlerin aksine bu filmde olayları tümden göstermek yerine kiÅŸinin ilk X-men 3 lemesine nasıl ve ne ÅŸekilde geldiÄŸi hakkında bilgi veriyor.

Karakterimiz Wolverine :

Hugh Jackman. Australia , The Prestige , Van Helsing gibi filmler çekerek gerçekten çok kaliteli bir oyuncu olduÄŸunu gösterdi. Son Oscar ödül töreninde yaptığı ÅŸovlar gerçekten muhteÅŸemdi. Tam anlamıyla bir idol olma yolunda ilerliyor. Kendisini diÄŸer X-men filmlerinden hatırlayanınız çoktur , bu filmde kameralar resmen Hugh Jackman’a kilitlenmiÅŸ durumda. Bundan rahatsız olacağınızı hiç sanmıyorum çünkü o kadar iyi oynamış ki inanın X-men hayranı olan bir çok kiÅŸi belki filmi beÄŸenmeyebilir ama Wolverine tek kelime bile edemezler.  Film de neler yaÅŸadığı ve ne olduÄŸu ile alakalı bilgi vermeyeceÄŸim çünkü filmi hiç izlememiÅŸ olanlar olabilir ve hiç izlemeyenlere bir tavsiye de bence bu filmden baÅŸlasınlar çok iyi bir tercih olabilir.

X-men Origins: Wolverine gerçekten çok güzel bir film , kurgu severler için tabii ki. Aksiyon ve macera istiyorsanız doğru film bu filmdir. Bu arada X-men severler için bir müjde , X-men Origins serisi devam edecek ve bir sonraki film ise X-men Origins: Magneto ! Sonra demedi demeyin :) Sağlıcakla kalın. Bol seyirli günler.

Kategori: Filmler
Yorum Sayısı: (0) » Yorum Yap!