Yazdırmıyor acı yokken ruhumda,
İlham denen bekçi..
Her defasında pusuda bekliyor,
Acın yok diyerek dışlıyor beni..
İçimden geliyor oysa yazmak,
Nefsim tersliyor ellerimi..
Ve diyor ki en derinden;
Yazamazsın artık çekecek acın yok ki..
İnatlaşırcasına irdeliyorum ruhumu,
Kıyısında köşesinde kalmış bir hüzün bulmak için..
Zorladıkça zorlanıyor bedenim,
Yorgun düşüyor ve uyuyakalıyorum..
Ne kadar kolaymış nefret anını,
Hemen olduğu dakikada kağıda dökmek..
Akılda kalmıyormuş tüm acılar,
Yeniden bir aşka yelken açmak gerek..
Sakın yanlış anlamasın ilham beni,
Aşk istedin diyerek..
Mutlu olmak değil ki amacım,
Ayrılığın hemen ardından gelen acıyı çekmek..
Acıyı çekersem ilhama gerek yok,
Yeniden yazabilirim..
Yazarken bir yandan nefreti dökebilirim,
Merak etmeyin sakın;
Ben oldum olası acıyı severim..
Bu şiirin yazarı: Fatih Boyacıoğlu‘dur

Kaç derecede kaynar, Kirli çamaşırların? Temizlenmekten daha zordur, Aklanmak ve paklanmak; Onca...

Kaybettiklerim kadar adam oldum, Gün geldi kendimi bile, Haberim dahi olmadan, Ve kimseyi uyandırmadan, Kaybetmiştim...

Bedenimin hiç gitmediği yerleri, Beynim nereden biliyor ki çekmiş fotoğrafını. Bedenimin kanına...

Hiç görmeden, Hiç duymadan daha, Ve hiç tanımadan, Sevilebilir mi? Elbette ki sevilir. Çünkü...
5 Haziran 2011 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.
2 Haziran 2011 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.
23 Mayıs 2011 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.
26 Ağustos 2010 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.