Bunalmış ruhum, melankolik müzik eşliğinde nefretini kusuyor…
Duyabiliyor musun? …
Klasik kalp yaraları şeklinde ancak bambaşka bir nefret gömüyor…
Hissedebiliyor musun? …
Doğum sancıları çeken bir anne adayının yaşadığı acıya benzer bişey tadıyorum…
Akabinde ağzım kan doluyor ve kusuyorum..
Aynaya bakakalıp, acaba ölücek miyim? diye sormak kadar saçma bir hayatta yaşıyorum..
Üç gün uykusuz kalsam, dördüncü gün uyku nedir bilmiyorum..
Bünyem uykusuz kalabilecek kadar güçlü ancak, çok çabuk pes ediyorum..
Vücüdumdaki damarların sayısı kadar dakika geçti senden ayrılalı…
Fark ettin mi? …
Sensiz kalmaya dayanamayan biri olmama rağmen onca zaman uzak kaldım…
Neden diye merak ettin mi?
Kimi zaman oturup şiirler yazıyorum kimi zamansa küfürler ediyorum,
Biraz sinirlenip nefrete bürünüyorum ama emin ol ki henüz nedenini bende bilmiyorum…
Bu şiirin yazarı: Fatih Boyacıoğlu‘dur

Kaç derecede kaynar, Kirli çamaşırların? Temizlenmekten daha zordur, Aklanmak ve paklanmak; Onca...

Kaybettiklerim kadar adam oldum, Gün geldi kendimi bile, Haberim dahi olmadan, Ve kimseyi uyandırmadan, Kaybetmiştim...

Bedenimin hiç gitmediği yerleri, Beynim nereden biliyor ki çekmiş fotoğrafını. Bedenimin kanına...

Hiç görmeden, Hiç duymadan daha, Ve hiç tanımadan, Sevilebilir mi? Elbette ki sevilir. Çünkü...
5 Haziran 2011 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.
2 Haziran 2011 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.
23 Mayıs 2011 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.
26 Ağustos 2010 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.