Kanasın bile diyemiyorum,
Zaten hep kanıyor yaralarım.
Uzak durmak için çabaladıkça,
İçine içine düşüyorum karanlığın.
Işık gözüküyor uzaktan,
Yaklaştıkça gözden kayboluyor.
Ne yapsam hepsi boş,
Benim için güneş doğmuyor.
Yeni dünyalar keşfediyorum,
Farklı rüyalarımdaki yollarla.
Hepsinin sonu aynı bitiyor,
Her ne kadar dünyalar farklı olsa da.
İhanet zaten hep bana var,
Olmazsa bu dünya neye yarar?
Acı olacak ki, sevesin,
Yoksa bunca insan niye yaşar?
Kör esas görendir aslında,
Bakan bütün insanların dışında.
Ben de köreldiğim zaman gördüm,
İşte tam o sırada karanlığın içine gömüldüm.
Yazarı: Fatih Boyacıoğlu

Yine kar yağıyordu. İnsanların çoğu, bu beyaz görünümlü şehrin güzel yönlerinden faydalanmak...

Kaç derecede kaynar, Kirli çamaşırların? Temizlenmekten daha zordur, Aklanmak ve paklanmak; Onca...

Kaybettiklerim kadar adam oldum, Gün geldi kendimi bile, Haberim dahi olmadan, Ve kimseyi uyandırmadan, Kaybetmiştim...

Bedenimin hiç gitmediği yerleri, Beynim nereden biliyor ki çekmiş fotoğrafını. Bedenimin kanına...
5 Haziran 2011 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.
2 Haziran 2011 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.
23 Mayıs 2011 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.
26 Ağustos 2010 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.
Bana kalırsa elindekiyle yetinmeli insanlar, karanlıksa karanlık. Elimdeki buysa sonuna kadar onunlayım. İnsan kendini acıtıyorsa, hakikaten acıtması lazım. Mutlu edebiliyorsa, en mutlusunu etmeli diye düşünüyorum. Bende sana teşekkür ederim Nily, düşüncelerini belli ettiğin için.
bu gece ben de köreldim sanırım, görüyorum.
kendi içimi acıtmaktan başka bir işe yaramıyor ama görmeye devam ediyorum.
çivi çiviyi söker sözü doğruysa belki şiirindeki karanlık içimdekini söker.
bir umut işte…
hiç farkında olmadan tercüman oldun, teşekkürler…