Derinden gelen o sesim çıkmıyor artık,
Karıştırmıyor kafamı sorularıyla.
Boşluk hissediyorum aslında,
Alışmışlığımın dışında..
Siren sesine benzer çınlama var kulaklarımda,
Pek fazla derinde de değil.
Boşluk içinde boşça çınlıyor,
Pili bitmiş beynimin hemen yanında..
Zorlaştırıyor mu? Yoksa kolaylaştırıyor mu? Bilmem,
Hayat caddesinde ileriye doğru seyreden yönümü.
Canımı sıkıyor bu boşluk ve tek bildiğim bu,
Hasret istiyorum aslında ben, varlıktan ziyade yokluk..
Eski beni istiyorum kaybolup giden,
Geçmişine takılıp küfürler eden.
Huzur yerine huzursuzluğu seçip,
Hiç birşey yapmamaktansa ona buna sataşmayı deneyen..
Yazarı: Fatih Boyacıoğlu

Aşktan alınmış yıllık iznin, Yıllarca sürüyorsa eğer, Kalbin kırık, Umutların buruk, Hayatın...

Yine kar yağıyordu. İnsanların çoğu, bu beyaz görünümlü şehrin güzel yönlerinden faydalanmak...

Kaç derecede kaynar, Kirli çamaşırların? Temizlenmekten daha zordur, Aklanmak ve paklanmak; Onca...

Kaybettiklerim kadar adam oldum, Gün geldi kendimi bile, Haberim dahi olmadan, Ve kimseyi uyandırmadan, Kaybetmiştim...
5 Haziran 2011 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.
2 Haziran 2011 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.
23 Mayıs 2011 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.
26 Ağustos 2010 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.
Güzel şiir ellerine sağlık. Bende yazırım ama genelde yazdıktan hemen sonra onu kaybederim arkadaşlarım çok güzel yazdıklarımı söler.
saçma
bence yazmak sadece huzur almak içindir.
Bana kalırsa da, huzuru bulmak için yapılan yollardan bir tanesidir yazmak. Yazabiliyorsan bir fikrin var demektir, düşünebiliyorsun ve uygulamaya hazırsın demektir. Bir de bunların üstüne “huzur” bulabiliyorsan, yazacaksın kardeş.