Kişisel fikrimi dile getirmek gerekirse, dünyanın en iyi oyuncusu Al Pacino‘dur. Takip edenler bilirler ki, Al Pacino sanki oyuncu olmak için yaratılmış gibidir ve böyle bir oyuncunun baş rolünde oynadığı You Don’t Know Jack filmi gayet tabi bir şekilde mükemmel bir film olmuş. Adam Mazer’ın kaleminden mükemmel bir senaryo yazılmış ve yönetmenlik koltuğunda Barry Levinson güzel işler çıkarmış durumda. İzleyenler kesinlike pişman olmayacak. Filmi kısaca özetlemek gerekirse;
Jack Kevorkian, insanlara yardım etmek adına çalışan bir doktordur. Ancak yardım etme tarzı alışılagelmiş biçimin çok dışındadır. Dr. Jack Kevorkian, acı çeken hastaların, acılarına son vermek için ilginç bir yöntem bulmuştur. Hastalarının istekleri doğrultusunda, acı çekmeden hayatlarının son bulmasını sağlar. Tüm bu işleri yaparken yanında, arkadaşı ve asistanı Neal Nicol’ın yanı sıra, kız kardeşi Margo Janus vardır. Jack, hastalarına seçim şansı sunar ve sorar; “Acı çekmeye devam mı?” yoksa “Acı çekmeye son mu?”. Jack Kevorkian’ın bu yöntemi gün geçmeden, çok popüler olmuştur ve artık hastaları Jack’ten randevu alıp, hayatlarına son vermesini ister hale gelirler. Tabi bu durum, bir takım mecralarca hukuk dışı bulunur ve Jack Kevorkian’ı cinayetle suçlamaya başlarlar. Dava sürecinde Jack’in avukatı olmak isteyen Geoffery Fieger elinden geleni yapmak ister ve dava başlar ve Jack Kevorkian’ın insanlara seçim hakkı sunulması hakkında savunduğu ve kanunlara adeta kafa tutarcasına dimdik durduğu yargılamalar sürecinde, acaba beraat edebilecek mi?
Söylediğim gibi You Don’t Know Jack’in başrolünü büyük üstad Al Pacino üstlenir ve hakkıyla yerine getirirken, kadrosunda yine John Goodman gibi kaliteli bir oyuncunun yanı sıra, Susan Sarandon, Danny Huston, Brenda Vaccaro ve Rutanya Alda’nın bulunduğu bu film, bana kalırsa süper ötesi ve izlenebilitesi çok yüksek bir film olmuş. Süresi 2 saat civarında olmasına rağmen, kesinlikle ama kesinlikle izlemenizi tavsiye ederim. You Don’t Know Jack filminin IMDB puanı şu an itibari ile 8.0 olmakla beraber, beğeni toplamış bir film.

Hiç görmeden, Hiç duymadan daha, Ve hiç tanımadan, Sevilebilir mi? Elbette ki sevilir. Çünkü...

İnsanlar kendi mutsuzluklarını kendileri yaratıyor, bunun bir türlü farkına varmak istemiyor,...

Aramızdaki boşluk öyle doldurulabilecek cinsten değildi onunla. Yazdıklarımı anlamıyor, söylediklerimi...

Hangi asrın insanıyım ben? Neden ayak uyduramıyorum bu çatlak asfalta? Söylediklerinizden tek bir...
5 Haziran 2011 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.
2 Haziran 2011 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.
23 Mayıs 2011 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.
26 Ağustos 2010 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.