Hani insanlar götü sıkıştıkça, isyan ederler ya aslında ne yaptıklarını bilmeden. İşte ÅŸimdilerde de ona takıyorum kafayı. Yolunda gitmeyen birÅŸeyler olduÄŸu anda, yine bizim insan-oÄŸlu, çareyi baÅŸkasına suç atmakta buluyor. Hadi bunu zaten biliyoruz, bir türlü kabullenemesekte. Ancak neden suçu Tanrı’ya atıyoruz?
İşimiz yolunda gitmeyebilir, sevdiÄŸimiz bize varmıyor olabilir hatta istediÄŸimiz ölüm bize gelmiyor da olabilir. Dünya içinde deÄŸil miyiz? Bunları zaten bilmiyor muyuz ki, hala Tanrı’ya isyan ediyoruz? Åžimdi sorsam bu isyan edenlerin çoÄŸu, güya Tanrı’ya inanan insanlar. Peki neden sizi “Yaratana” isyan ediyorsunuz?
İnsan ilk-evvela kendine isyan ediyor, sonra bakıyor ki iÅŸler istediÄŸi gibi gitmiyor. O zaman suçu daha büyük yerlere gönderiyor. Ulan insan-evladı, ne diye isyan ediyorsun ki! GelmiÅŸsin iÅŸte dünyaya, öyle veya böyle göçüp gidiceksin. Her ne kadar mutsuz olsanda, biraz şükür et. En azından nefes alıp-verebiliyorsun. Ne diye bu salakça isyan konusuna giriyorsun. İstediÄŸin kadar küfür et ya da ne bileyim haddinden fazla nefret et. Ne olacak ki? Emin ol seni duyan ve gören biri var. Bunların hesabı sorulmayacak mı ki? Neyse hoşçakalın isyankar insanlar. “Kafanıza göre takıladurun!”






















