<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Depresyonist.Com &#187; sağdan-soldan</title>
	<atom:link href="http://www.depresyonist.com/kategoriler/sagdan-soldan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.depresyonist.com</link>
	<description>Akıl-Fikir Silsilesi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 09 Feb 2012 03:47:12 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Alamayacağın Ferrari&#8217;nin Hayalini Kurmak</title>
		<link>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/alamayacagin-ferrarinin-hayalini-kurmak/</link>
		<comments>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/alamayacagin-ferrarinin-hayalini-kurmak/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Sep 2011 13:32:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FTB</dc:creator>
				<category><![CDATA[sağdan-soldan]]></category>
		<category><![CDATA[Alamayacağın Ferrarinin Hayalini Kurmak]]></category>
		<category><![CDATA[düş]]></category>
		<category><![CDATA[düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Ferrari]]></category>
		<category><![CDATA[fikir]]></category>
		<category><![CDATA[hayal]]></category>
		<category><![CDATA[hayal kurmak]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[mutsuzluk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.depresyonist.com/?p=1530</guid>
		<description><![CDATA[<div style="float:left;"><img width="140" height="140" src="http://www.depresyonist.com/wp-content/uploads/ferrari.jpg" class="attachment-post-thumbnail wp-post-image" alt="ferrari" title="ferrari" /></div>İnsanlar kendi mutsuzluklarını kendileri yaratıyor, bunun bir türlü farkına varmak istemiyor, ya da gerçekten varamıyor. Olmayacak duaya amin demekten, artık duadan da soğumuş durumdalar. Aslında hiçbir zaman gerçekleşmeyecek arzuların peşinde koştuklarının gayet bilincindeler. Bu durum içerisinde, hatrı sayılır bir biçimde çelişki söz konusu. Hayal kurmak; bazı insanlar için, belki de kendilerini tatmin etme konusunda, gayet [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="float:left;"><img width="140" height="140" src="http://www.depresyonist.com/wp-content/uploads/ferrari.jpg" class="attachment-post-thumbnail wp-post-image" alt="ferrari" title="ferrari" /></div><p>İnsanlar kendi mutsuzluklarını kendileri yaratıyor, bunun bir türlü farkına varmak istemiyor, ya da gerçekten varamıyor. Olmayacak duaya amin demekten, artık duadan da soğumuş durumdalar. Aslında hiçbir zaman gerçekleşmeyecek arzuların peşinde koştuklarının gayet bilincindeler. Bu durum içerisinde, hatrı sayılır bir biçimde çelişki söz konusu. Hayal kurmak; bazı <a href="http://www.depresyonist.com/etiketler/insan"title="insan" >insan</a>lar için, belki de kendilerini tatmin etme konusunda, gayet önemli bir eylem olabilir. Ancak kurdukları hayalin dozunu iyi ayarlayamadıklarından dolayı, çoğu kişi anlık olarak yaşantısından memnun değil. Bu şekilde devam ederse, uzun bir süre daha memnuniyetsizlik insanların yakalarını bırakmayacak gibi gözüküyor.</p>
<p>Hayal kurmak, en tabi hakkıdır yaşayan insanların. Hem güzeldir de çoğu zaman. Önemli olan, ölçülü hayaller kurup, ona göre hareket edebilmektir. Zira orta sınıf bir insanın, asla sahibi olamayacağı kırmızı Ferrari&#8217;yi hayal etmesi, gerçek dışıdır. Tabi hayal söz konusu olunca, herhangi bir gerçeklik aramaz insan. Vurgulamak istediğim şey işte tam olarak bu, gerçekleşebileceğine ihtimal vermek&#8230; Mantıklı düşünürsek, orta sınıftaki herhangi bir insanın, kırmızı renkli Ferrari&#8217;ye sahip olması gayet zor bir durum. Yaşadığımız şartlar, sıradan bir insanın kurmuş olduğu bu hayali gerçekleştirmesine olanak tanımaz. Tabi ki bu durum için de, istisnai durumlar söz konusu. Ancak genele baktığımızda, insan bu durumu bile bile, yine de gerçekleşeceğine, gün gelip hayalini kurduğu Ferrari&#8217;ye kavuşacağına ihtimal veriyorsa, sonunda mutsuz olacaktır. İşte ölçüsüz hayal kurmak diye buna deniyor bizim diyarda&#8230;</p>
<p>İnsanların hayal gücü, çok kuvvetli ve son derece tehlikelidir. Bu durum insanların, bir çok şekilde hayal kurmasına olanak tanır. Günümüzde kullandığımız ve yıllar öncesinde kimsenin aklında tasavvur dahi edemeyeceği teknolojilerin çıkış noktasında bir yerlerde kesinlike hayal gücünün var olduğuna inaniyorum. Bu durumları yaratabilen insanların, normalin üzerinde bir zekaya sahip olduklarını zaten çoğu insan biliyor. Benim bahsettiğim ortalama, sıradan ve içimizden insanlar. Onlar daha farklı hayaller kurup, rahatlamaya çalışırlar. Örneğin; kimi zaman, dağların, bayırların veya kırların hayalini kurup, dingin bir ortamda rahatlamayı tercih ederler, kimi zamansa hiç sevmediği bir insanı gırtlakladığını düşleyip, yine rahatlamaya çalışırlar. Aslında bana soracak olursanız, hayalin özünde, rahatlama arzusu var. Rahatlamak ve kendini tatmin edebilmek için hayal kurup duruyor bu insanlar. Ölçüsünü ayarlayabilenler bu işten en kârlı çıkan taraf oluyor ve tabi ki de mutlu oluyorlar. Ancak toplum olarak çoğumuz rahat değil ve hayal ölçüsünü ayarlayamıyoruz.</p>
<p>Sözün özüne gelecek olursak; gerçekten hayalperest bir toplumda yaşıyoruz. Belki Ferrari olayında istisnai durumlar söz konusu olabilir. Ancak milletçe kurduğumuz ve asla gerçekleşmeyecek bir hayalimiz daha olduğunu sanıyorum. O da, bir gün bu toplumun refaha ulaşacağıdır. Siyasi örgütler, piyasalar, emrivakiler, liderlik güdüleri, zoraki yaptırımlar, yüksek mercilerdeki bencil insanlar ve toplumu sindirmeye çalışan zihniyetler olduğu sürece, bütün bir millet olarak, refaha erişeceğimizin hayalini kursak dahi, mümkünatı yok gibi geliyor bana. Haliyle ölçüsüz kurduğumuz hayaller, eninde sonunda bizi mutsuzluğa itecektir. Çünkü hiç kimse yaşadığı ortamdan memnun değil. Rahat olmayan bir insan, rahatça hayal kurabilir mi? Kursa bile, neyi hayal edebilir ki? Elbette, rahatlamayı&#8230;</p>
<p style="text-align: right;"><em><strong>- Fatih Boyacıoğlu</strong></em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/alamayacagin-ferrarinin-hayalini-kurmak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Boşluğu Alışkanlıklarla Doldurmak</title>
		<link>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/boslugu-aliskanliklarla-doldurmak/</link>
		<comments>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/boslugu-aliskanliklarla-doldurmak/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Sep 2011 23:33:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FTB</dc:creator>
				<category><![CDATA[sağdan-soldan]]></category>
		<category><![CDATA[alışkanlık]]></category>
		<category><![CDATA[boşluğu alışkanlıkla doldurmak]]></category>
		<category><![CDATA[boşluk]]></category>
		<category><![CDATA[can-sıkıntısı]]></category>
		<category><![CDATA[eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[uzaklaşmak]]></category>
		<category><![CDATA[yakınlaşmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.depresyonist.com/?p=1529</guid>
		<description><![CDATA[<div style="float:left;"><img width="140" height="140" src="http://www.depresyonist.com/wp-content/uploads/soru-isareti-e1287522996461.jpg" class="attachment-post-thumbnail wp-post-image" alt="soru-isareti" title="soru-isareti" /></div>Aramızdaki boşluk öyle doldurulabilecek cinsten değildi onunla. Yazdıklarımı anlamıyor, söylediklerimi duymuyor ve sanki anlamsız kelimelerle, anlamlı cümleler kurmaya çalışan biri gibi anılıyordum gözlerinde. Çok sürmemişti zaten bu anlamsızlaşan boşluklarımız. İnsan ister istemez, dolduramayacağı yeri boşaltmak zorunda kalıyor. Bu aşamada, karşısında daha büyük bir boşluk yarattığının farkına varsa da, boşluğu taşıyan kişi bunun bir türlü farkına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="float:left;"><img width="140" height="140" src="http://www.depresyonist.com/wp-content/uploads/soru-isareti-e1287522996461.jpg" class="attachment-post-thumbnail wp-post-image" alt="soru-isareti" title="soru-isareti" /></div><p>Aramızdaki boşluk öyle doldurulabilecek cinsten değildi onunla. Yazdıklarımı anlamıyor, söylediklerimi duymuyor ve sanki anlamsız kelimelerle, anlamlı cümleler kurmaya çalışan biri gibi anılıyordum gözlerinde. Çok sürmemişti zaten bu anlamsızlaşan boşluklarımız. İnsan ister istemez, dolduramayacağı yeri boşaltmak zorunda kalıyor. Bu aşamada, karşısında daha büyük bir boşluk yarattığının farkına varsa da, boşluğu taşıyan kişi bunun bir türlü farkına varamıyor. Gün geliyor alışıyor <a href="http://www.depresyonist.com/etiketler/insan"title="insan" >insan</a> yaralarıyla <a href="http://www.depresyonist.com/etiketler/yasam"title="yaşam" >yaşam</a>aya, yaralar sarılıyor derken, gün geliyor yara bantları sökülüyor&#8230; Ve her insan bu aşamada yanılıyor; eskisinden daha iyi olacak sanıyorken, daha da beter çuvallıyor.</p>
<p>Bizim boşluğumuzsa, sadece birlikteyken var olan türden. Zamanın birinde birlikteydik ve boşluklarımızı dolduramadık. Uzaklaştıkça, uzaklaştık birbirimizden. Göz görmemeye başlayınca anladık ki, çok iyi doldurmuşuz boşluklarımızı. Zaten insan kaybetmeden kıymet bilmiyor bazı değerleri. Hal böyle olunca da, yaralar ve yara bantları döngüsünden bir replik beliriyor zihnimizde. Aslına bakarsanız boşluk veya boşluğu doldurmak gayet saçma bir durum. Zira bu anlattığımın adı alışkanlık olsa gerek. Öyle çok alışıyor, öyle çok karışıyor ki insan, fazla yakınlıktan bunalırken, fazla uzaklıktan <a href="http://www.depresyonist.com/etiketler/nefret"title="nefret" >nefret</a> ediyor. Sanırım insan ilişkilerinde, yakınlaşma ve uzaklaşma dozajını iyi ayarlamak gerekiyor.</p>
<p>Yakın olmak, uzak durmak, boşluk veya boşluğu doldurmak değil işin özü. Alışkanlık derecesini iyi ayarlayabilmek. Mutlu olup, mutsuz olmayla da alakası yok durumun. Kitap okurken çoğu kişi mutlu olmaz ama alışkanlık halini aldığı için, okumazsa mutsuz olur. Gayet açık bir çelişkidir bu. Sıradan bir insanı alıp karşınıza sorsanız ki; &#8220;Boşluk nedir?&#8221; diye, size vereceği cevap kuvvetle muhtemel, &#8220;Hiçbir şey yapmamak&#8221; olacaktır. Oysa boşluk, alışkanlıklara bağımlı hale gelmektir. Sigara içmek bir alışkanlıktır. Sigara bağımlıları sigara içtiği zaman bir boşluğu doldurmuş sayılmaz. Ancak içmezlerse mutsuz olurlar. Yani işin özü, ilişkilerde ve kişiliklerde, öyle ahım şahım mutlu olma arzusu yoktur. Eğer bunlar kıymete binme aşamasına gelmişse, bilin ki; mutsuzluktan yola çıkmıştır. Mutluyken sorun yok, mutsuzken boşluk çoktur. İnsanoğlu böyledir, sizin bir suçunuz yok&#8230;</p>
<p style="text-align: right;"><em>-<strong> Fatih Boyacıoğlu</strong></em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/boslugu-aliskanliklarla-doldurmak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fazlası Zarar</title>
		<link>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/fazlasi-zarar/</link>
		<comments>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/fazlasi-zarar/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 26 Jul 2011 22:20:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FTB</dc:creator>
				<category><![CDATA[sağdan-soldan]]></category>
		<category><![CDATA[cevapladım]]></category>
		<category><![CDATA[düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[düşündüm]]></category>
		<category><![CDATA[eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[fazlası zarar]]></category>
		<category><![CDATA[fikir]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[sorguladım]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızlık]]></category>
		<category><![CDATA[yaşadım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.depresyonist.com/?p=1515</guid>
		<description><![CDATA[<div style="float:left;"><img width="140" height="140" src="http://www.depresyonist.com/wp-content/uploads/ftb.jpg" class="attachment-post-thumbnail wp-post-image" alt="ftb" title="ftb" /></div>Hangi asrın insanıyım ben? Neden ayak uyduramıyorum bu çatlak asfalta? Söylediklerinizden tek bir ibret çıkaramıyor, kendi düşüncemden başkasına saygı gösteremiyorum. Bahsettiğim mevzulara göre, çok mu bencilim dersiniz? Bencil olmamın sebebi hanginiz? Çözmeye çalışıyorum yıllardır bu bilmeceyi. Sanırım kafa yapısı itibari ile, sizden çok ileride, kendimden çok gerideyim. Hanginize veya hangimize ayak uyduracağımı şaşırmış haldeyim. Garip [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="float:left;"><img width="140" height="140" src="http://www.depresyonist.com/wp-content/uploads/ftb.jpg" class="attachment-post-thumbnail wp-post-image" alt="ftb" title="ftb" /></div><p>Hangi asrın <a href="http://www.depresyonist.com/etiketler/insan"title="insan" >insan</a>ıyım ben? Neden ayak uyduramıyorum bu çatlak asfalta? Söylediklerinizden tek bir ibret çıkaramıyor, kendi <a href="http://www.depresyonist.com/etiketler/dusunce"title="düşünce" >düşünce</a>mden b<a href="http://www.depresyonist.com/etiketler/ask"title="aşk" >aşk</a>asına saygı gösteremiyorum. Bahsettiğim mevzulara göre, çok mu bencilim dersiniz? Bencil olmamın sebebi hanginiz? Çözmeye çalışıyorum yıllardır bu bilmeceyi. Sanırım kafa yapısı itibari ile, sizden çok ileride, kendimden çok gerideyim. Hanginize veya hangimize ayak uyduracağımı şaşırmış haldeyim. Garip miyim dersiniz? Peki garip olma sebebim hanginiz? Aslında biliyorum, doğruluğunu kabul etmediğimden ötürü en iyi bildiğim şeyi yapıyorum sanırım, sizden biraz daha fazla düşünüyorum.</p>
<p>Herşeyi elde eden bir çocukluk, çoğu şeyden sıkılmış bir ergenlik ve herşeyi yitiren gençlik. Bugüne kadar olan <a href="http://www.depresyonist.com/etiketler/hayat"title="hayat" >hayat</a>ımın çeşitli evrelerinde, söylediklerim gerçekten yaşandı. Yaşayamadığım tek şey kendim gibi olmaktı. Olmayı çok arzuladım, fakat olamadım, oldurmadılar. Bana, ben olma şansını tanımadılar. Ben de kaçtım. Yaşadığım, yaşayabileceğim ve yaşatabileceğim her şeyden kaçtım. İnsanlar tanıdım, çok mutlu ettiler. İnsanlar tanıdım, çok acı çektirdiler. Dedim ki; bu iş insanlarla olmayacak, hayvanlara yöneldim. Hayvanlar iyi birer dinleyicidirler. Hiç çıt çıkarmadan sizi dinler, ve tek bir yorum bile yapmazlar. Yani ideal bir yoldaştırlar. Sonra bir de baktım ki, hayvanlar da bu dünyadan göç ediyorlar, yine düşünmeye başladım.</p>
<p>Sizin hiç çok alıştığınız bir hayvanınız oldu mu? Bu hayvan öldüğünde, insan kaybından daha büyük bir kayıp olabileceğini hiç düşündünüz mü? Malesef onlar da bu dünyadan göç ediyorlar. En iyisi cansız bir şeye güvenmek dedim, güvendim de. Baktım onla da olmuyor, bir de uyuşmayı denemek istedim. Rakıya öyle bir bağlandım ki, tek başına su içemez duruma gelmişim. Yarı ayık günler birbirini kovaladı. Anlatılan hiçbir şeyi anlayamıyor, hiçbir şeye dikkatimi veremiyordum. Dikkat vermeye değer olacağını pek sanmıyor, aslında ilgilenmiyordum. Tek düşündüğüm, bu kez kaçıncı dublede sarhoş olacağımdı.</p>
<p>İnanır mısınız(?) bilmem, günler böyle tekrar ettikçe, baktım ki alkole de bağışıklık kazanmışım. Artık ondan da yavaş yavaş soğuyordum. Yeni bir şeyler keşfetme yolunda arayışlara başladım. Bazı durumların artık farkındaydım. Ne yaparsak yapalım, insanoğluna hiçbir şey yetmiyor ve tatmin etmiyordu. Kendimden yola çıkarak, kafamda bir &#8216;insan&#8217; teorisi yaratmıştım. Sonlarına doğru yaklaştığımda, insanın ne kadar tehlikeli olabileceğinin gayet bilincindeydim. Ancak bu tehlikenin büyüklüğü gözümü oldukça korkuttuğundan, insanlık adına &#8216;normal&#8217; bir karaktere sahip olmam gerektiğini anladım. Hayatla iyi anlaşmanın mümkün olduğunu gördüğümde, kesin ve net bir biçimde şu bilgileri elde ettim:</p>
<p>Fazla düşünme, fazla güvenme, fazla bağlanma, fazla duyma, fazla görme, fazla sevme, fazla <a href="http://www.depresyonist.com/etiketler/nefret"title="nefret" >nefret</a> etme ve çok fazla kendinle baş başa kalma&#8230;</p>
<p style="text-align: right;"><em><strong>- Fatih Boyacıoğlu</strong></em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/fazlasi-zarar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yazdığım Yazılmıştır Önceden</title>
		<link>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/yazdigim-yazilmistir-onceden/</link>
		<comments>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/yazdigim-yazilmistir-onceden/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Feb 2011 11:19:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FTB</dc:creator>
				<category><![CDATA[sağdan-soldan]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Ümit]]></category>
		<category><![CDATA[can-sıkıntısı]]></category>
		<category><![CDATA[cemal süreya]]></category>
		<category><![CDATA[düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[ferhan şensoy]]></category>
		<category><![CDATA[fikir]]></category>
		<category><![CDATA[genel]]></category>
		<category><![CDATA[ilgi]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[merak]]></category>
		<category><![CDATA[Murat Menteş]]></category>
		<category><![CDATA[Murathan Mungan]]></category>
		<category><![CDATA[Oğuz Atay]]></category>
		<category><![CDATA[Özdemir Asaf]]></category>
		<category><![CDATA[saygı]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Yazdığım Yazılmıştır Önceden]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.depresyonist.com/?p=1451</guid>
		<description><![CDATA[<div style="float:left;"><img width="409" height="308" src="http://www.depresyonist.com/wp-content/uploads/edebiyat.jpg" class="attachment-post-thumbnail wp-post-image" alt="edebiyat" title="edebiyat" /></div>Ne zaman yeni bir yazı yazmaya kalksam, masanın başına geçtiğimde, her defasında cayıyorum. Aslında biraz üşengeç bir tarzım var. Bundan da kaynaklandığını sanmıyorum. İşin özü çok başka. Yazmıyorum, çünkü ben her ne yazacak olsam, benden önce mutlaka yazılmıştır diye düşünüyorum. Bu bir kıskançlık değil, kimse yanlış anlamasın. Aksine bir takdirdir, şahsımdan nacizane. Daha gençken kendi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="float:left;"><img width="409" height="308" src="http://www.depresyonist.com/wp-content/uploads/edebiyat.jpg" class="attachment-post-thumbnail wp-post-image" alt="edebiyat" title="edebiyat" /></div><p>Ne zaman yeni bir yazı yazmaya kalksam, masanın başına geçtiğimde, her defasında cayıyorum. Aslında biraz üşengeç bir tarzım var. Bundan da kaynaklandığını sanmıyorum. İşin özü çok b<a href="http://www.depresyonist.com/etiketler/ask"title="aşk" >aşk</a>a. Yazmıyorum, çünkü ben her ne yazacak olsam, benden önce mutlaka yazılmıştır diye düşünüyorum. Bu bir <a title="kıskançlık" href="http://www.depresyonist.com/etiketler/kiskanclik/" target="_self">kıskançlık</a> değil, kimse yanlış anlamasın. Aksine bir takdirdir, şahsımdan nacizane. Daha gençken kendi tarzımı yaratmaya çalışırdım. Bu arayışlar içerisinde, kimseden etkilenmemek ve kendime özgü olması bakımından, çoğu yazarı takip etmiyordum. Bu konuda aslına bakarsanız haklıyım. Çünkü, kim ne derse desin, illa ki okuduğunuz, duyduğunuz bi&#8217;şeyden esinleniyorsunuz. Ben, bu olsun istemiyordum. Özgün olmalıyım, yaratıcı olmalıyım ve daha önce hiç-kimsenin bahsetmediği konulardan bahsetmeliyim diyordum. Şu sıralar memleketimizin en iyi yazarlarını takip ediyor, kitaplarını okuyor, söyleşilerini takip ediyor ve geçmişlerine göz atıyorum. Haklarında öğrendiğim, her yeni birşey beni onları okumaya teşvik ediyor. Şu sıralar ben de bu yüzden, pek birşey yazıp, çizmiyorum.</p>
<p>Her ne düşünürsem düşüneyim, her ne yazarsam yazayım. Biliyorum ki, benden önce bir düşünen, bir yazan mutlaka var. Bunu da neye dayanarak söylediğimi sanırım üst b<a href="http://www.depresyonist.com/etiketler/olum"title="ölüm" >ölüm</a>de izah ettim. Hakikaten çok değerli ve zekasına hayran kaldığım yazarlarımız var. Aslında yazmanın da çeşitliliği ve bu çeşitliliğin ap-ayrı zeka gerektirdiğine inanıyorum. Mesela <a title="şiir" href="http://www.depresyonist.com/etiketler/siir/" target="_self">şiir</a> yazmak, bana kalırsa zekanın yanında hissiyat gerektirir. Her şiir yazan, makale yazamaz gibi bir durum söz konusu. Roman yazmak, bir birikim meselesidir ve bu birikimi nasıl harmanladığınıza bakar. Sıradan bir kitap yazmak ise, kişinin hayal gücüyle ve yaratıcılığıyla alakalıdır. Birbirinden bağımsız olarak sıklıkla takip ettiğim, her birine hayran olduğum kişilerden bahsetmek gerekirse; <a title="Özdemir Asaf" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%96zdemir_Asaf" target="_blank">Özdemir Asaf</a>, <a title="Oğuz Atay" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/O%C4%9Fuz_Atay" target="_blank">Oğuz Atay</a>,<a title="Cemal Süreya" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Cemal_S%C3%BCreya" target="_blank"> Cemal Süreya</a>, <a title="Murathan Mungan" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Murathan_Mungan" target="_blank">Murathan Mungan</a>, <a title="Ahmet Ümit" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Ahmet_%C3%9Cmit" target="_self">Ahmet Ümit</a>, <a title="Ferhan Şensoy" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Ferhan_Şensoy" target="_blank">Ferhan Şensoy</a> ve son dönemlerde en çok ilgi duyduğum<a title="Murat Menteş" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Murat_Mente%C5%9F" target="_blank"> Murat Menteş</a>. Daha unuttuğum, konu uzamasın diye yazmadığım çok değerli yazarlarımız var. Üstünkörü olarak genel anlamda anlattığım ve son dönemde en çok takip ettiğim kişileri yazdım. Şimdi bu <a href="http://www.depresyonist.com/etiketler/insan"title="insan" >insan</a>ları nasıl takdir etmem ki? Her biri birbirinden değerli insanlar. Bu denli mükemmel düşünen ve aynı derece kağıda döken insanlar varken, ne kadar farklı düşünebilirim ki? Onlar ben dünyada bile yokken, benim hissettiğim, düşündüğüm ve yazmayı planladığım şeyleri çoktan kağıda dökmüşler bir kere. Aynı konuyu yazacağız nasılda, allayıp-pullayıp tekrar yazmanın alemi ne? İşte bu yüzden yazmıyorum.</p>
<p>Lütfen yukarıdaki sıralamaya aldanmayın, hepsi benim için bir numaradır. Farklı konular üzerinde yoğunlaşmalarına rağmen, hepsini seviyorum. Sanırım bundan sonra hep onların izinden gideceğim. Kimi şöyle diyecek: &#8220;şuna bak, taklit ediyor.&#8221; ve kimisi pişkince &#8220;ne kadar aynı değil mi?&#8221; diyecek. Aslında pek umursamıyorum. Onları takip etmeye ve onlardan farklı konular üretemediğim sürece yazmamaya devam edeceğim. Hepsi buydu&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/yazdigim-yazilmistir-onceden/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İtiraf Ediyorum</title>
		<link>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/itiraf-ediyorum/</link>
		<comments>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/itiraf-ediyorum/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 14 Dec 2010 22:48:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FTB</dc:creator>
				<category><![CDATA[sağdan-soldan]]></category>
		<category><![CDATA[2010]]></category>
		<category><![CDATA[amaç]]></category>
		<category><![CDATA[can-sıkıntısı]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon çağı]]></category>
		<category><![CDATA[düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[fikir]]></category>
		<category><![CDATA[gözlem]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[itiraf ediyorum]]></category>
		<category><![CDATA[karamsar]]></category>
		<category><![CDATA[takip]]></category>
		<category><![CDATA[uğraş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.depresyonist.com/?p=1448</guid>
		<description><![CDATA[<div style="float:left;"><img width="140" height="140" src="http://www.depresyonist.com/wp-content/uploads/soru-isareti-e1287522996461.jpg" class="attachment-post-thumbnail wp-post-image" alt="soru-isareti" title="soru-isareti" /></div>Can sıkıntısının hazin bir reaksiyonundan ötürü bu yazıyı yazmaya başladım. İnsanlar genelde nelerle uğraşır? Çalışmak ve okumak dışında, boş vakitlerinde, kendine ayırdığı zamanlarda aslında en çok ne yapmak isterler? Mevzunun asıl temeline indiğimizde ise, yaptıklarından ziyade neleri hayal edip, yapamazlar? Ben pek hayal kurabilen bir insan değilim, yaratıcı yönüm olduğu da söylenemez. Ancak iyi bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="float:left;"><img width="140" height="140" src="http://www.depresyonist.com/wp-content/uploads/soru-isareti-e1287522996461.jpg" class="attachment-post-thumbnail wp-post-image" alt="soru-isareti" title="soru-isareti" /></div><p>Can sıkıntısının hazin bir reaksiyonundan ötürü bu yazıyı yazmaya başladım. İnsanlar genelde nelerle uğraşır? Çalışmak ve okumak dışında, boş vakitlerinde, kendine ayırdığı zamanlarda aslında en çok ne yapmak isterler? Mevzunun asıl temeline indiğimizde ise, yaptıklarından ziyade neleri hayal edip, yapamazlar? Ben pek hayal kurabilen bir <a href="http://www.depresyonist.com/etiketler/insan"title="insan" >insan</a> değilim, yaratıcı yönüm olduğu da söylenemez. Ancak iyi bir gözlemci olduğuma sizi bile inandırabilirim. Sokağa çıktığımda, popüler bir caddenin kaldırımlarını vasıfsız bir insan olarak kapladığımda, aslında benim gibi ne kadar da çok insan var onun farkına varıyorum. Farkına vardığım şey, <a href="http://www.depresyonist.com/etiketler/karamsar"title="karamsar" >karamsar</a> insanların gün geçtikçe arttığı. Ancak onlardan tek bir farkımız var gibi gözüküyor. Ben, onlarla aynı durumda olmama rağmen, yine de farklıyım. Neden mi? Çünkü; onlar gözlemci değil. Kimisi kaldırıma bakarak yürüyor, kimi <a href="http://www.depresyonist.com/etiketler/muzik"title="müzik" >müzik</a> dinliyor, kimi vitrinlere bakıyor, kimi bilet kuyruğunda, kimi otobüs durağında. Evet, birşeyler yapıyorlar elbette ama yetersiz. Bakıyorlar, görmüyorlar. Konuşuyorlar, duymuyorlar. Susuyorlar, anlamıyorlar. İşte benim farklı olduğum kısım da burası, onların yaptığı şeyleri yapıyorum ama onları fark edebiliyorum.</p>
<p>İnsanların o kadar çok derdi var ki, mutlu insanlar da var tabiki. 2010 yılının son günlerini doldururken, dertli sayısı, dertsize göre açık ara lider gibi gözüküyor. Yine de insanoğlu çok dayanıklı bir varlık. Hiç pes etmiyor, hep bi&#8217;şeylere yönelip, koşuşturabiliyor. Aslına bakarsanız bir amacı var tüm bunların, amaç var da o yola girildiğinde amaçsızlaşıyor. Anlamsızlaşıp, başlangıç noktası unutuluyor. Dışarıdan bakan bir insanın gözünde de, değersizmiş gibi gözüküyor. Oysa kişinin kendi dünyasında, çok önemli olan mevzular aslında. Neyse zaten can sıkıntısıysa yazılmış, iki paragraftan oluşan bir yazı. Diğer insanların beni işe yaramaz olarak görüşünden ve deliymişim gibi davrandıklarından ötürü, pek kayda değer bir yazı olmasa gerek. Neticede kimse okumayacak, kimse anlamayacak. En iyisi itiraf edip, bu konuyu burada kapamalı. İtiriraf ediyorum, hepinizi ama hepinizi, her birinizi yakinen takip ediyor ve gözlemliyorum. Hadi insanoğlu, biraz daha gayret. Olacak! Çok az kaldı ve çok yakında dileklerin yerini bulacak.. &#8211; <strong>FTB</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/itiraf-ediyorum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Benim Bir Fikrim Var!</title>
		<link>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/benim-bir-fikrim-var/</link>
		<comments>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/benim-bir-fikrim-var/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Aug 2010 23:40:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FTB</dc:creator>
				<category><![CDATA[sağdan-soldan]]></category>
		<category><![CDATA[aynı kalmak]]></category>
		<category><![CDATA[benim bir fikrim var]]></category>
		<category><![CDATA[can-sıkıntısı]]></category>
		<category><![CDATA[eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[farklılaşmak]]></category>
		<category><![CDATA[fikir]]></category>
		<category><![CDATA[yenik düşmek]]></category>
		<category><![CDATA[yorum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.depresyonist.com/?p=1312</guid>
		<description><![CDATA[<div style="float:left;"><img width="140" height="140" src="http://www.depresyonist.com/wp-content/uploads/soru-isareti-e1287522996461.jpg" class="attachment-post-thumbnail wp-post-image" alt="soru-isareti" title="soru-isareti" /></div>Sevgili günlük tarzında yazmayı ben de isterim tabi ki, ne yalan söyleyeyim hiç tarzım değil. Benim amacım herkesle aynı olabilmek, sizler gibi değilim ben. Farklılaşmaya çalışmıyorum, farklı olmak istemiyorum. Ben de sizler gibi, aynı kefeye konmak istiyorum. Yine de amacıma ulaşamıyorum. Sizler farklılaşmaya çalışırken, aslında hepiniz birden aynı olmuş olmuyor musunuz? Anlayamıyorum, ben farklı olmaktan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="float:left;"><img width="140" height="140" src="http://www.depresyonist.com/wp-content/uploads/soru-isareti-e1287522996461.jpg" class="attachment-post-thumbnail wp-post-image" alt="soru-isareti" title="soru-isareti" /></div><p>Sevgili günlük tarzında yazmayı ben de isterim tabi ki, ne <a href="http://www.depresyonist.com/etiketler/yalan"title="yalan" >yalan</a> söyleyeyim hiç tarzım değil. Benim amacım herkesle aynı olabilmek, sizler gibi değilim ben. Farklılaşmaya çalışmıyorum, farklı olmak istemiyorum. Ben de sizler gibi, aynı kefeye konmak istiyorum. Yine de amacıma ulaşamıyorum. Sizler farklılaşmaya çalışırken, aslında hepiniz birden aynı olmuş olmuyor musunuz? Anlayamıyorum, ben farklı olmaktan kaçarken, kendimi sizinle bir tutmaya çalışırken, neden bu farklılaşma kompleksine yenik düşüyorsunuz. Görmüyor musunuz? Yenik düşüyorum sizin yüzünüzden.</p>
<p>Yenilmeyi hiç haz edemem aslında, sizler edebilir misiniz? Sanmıyorum ancak, sizler de yeniliyorsunuz. Farzı misal, üzüm üzüme baka baka. Aslına bakarsanız benim bir fikrim var bu farklılaşma konusu hakkında. Hadi gelin bir anlaşma yapalım, herkes farklılaşmaya çalışmasın veya aynı olmaya da çalışmasın. Hadi bırakalım da herkes kendi gibi olsun ve herkes herkesi olduğu gibi kabullensin. Çok mu zor? Yapamaz mı <a href="http://www.depresyonist.com/etiketler/insan"title="insan" >insan</a>? Yapabiliriz aslında be! Eleştirmesek kimseyi, hor-görmesek garipleri, üstün olmasak kimseden ve hakikaten eşit olsak diyorum hani.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/benim-bir-fikrim-var/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zaman</title>
		<link>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/zaman-2/</link>
		<comments>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/zaman-2/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 May 2010 22:37:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ayhan Dinc</dc:creator>
				<category><![CDATA[sağdan-soldan]]></category>
		<category><![CDATA[anonim]]></category>
		<category><![CDATA[ayhan dinç]]></category>
		<category><![CDATA[şiir]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.depresyonist.com/?p=1225</guid>
		<description><![CDATA[<div style="float:left;"><img width="140" height="140" src="http://www.depresyonist.com/wp-content/uploads/zaman.jpg" class="attachment-post-thumbnail wp-post-image" alt="zaman" title="zaman" /></div>Hani denir ya;  zaman en iyi ilaçtır, İşte o  zaman, İlaç olmadı benim yarama, Her geçen saniye de , Her geçen an da büyüdü yaram, Nedendir bilinmez, Herkese herşeye ilaç olan o zaman, Bir türlü iyi gelmedi bana, Belki sensizliği hatırlattığı için, Belki de umutsuzluğu hatırlattığı için, Ama hiç ilaç olmadı benim yarama, Hep böyle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="float:left;"><img width="140" height="140" src="http://www.depresyonist.com/wp-content/uploads/zaman.jpg" class="attachment-post-thumbnail wp-post-image" alt="zaman" title="zaman" /></div><p>Hani denir ya;  zaman en iyi ilaçtır,<br />
İşte o  zaman,<br />
İlaç olmadı benim yarama,<br />
Her geçen saniye de ,<br />
Her geçen an da büyüdü yaram,<br />
Nedendir bilinmez,<br />
Herkese herşeye ilaç olan o zaman,<br />
Bir türlü iyi gelmedi bana,<br />
Belki sensizliği hatırlattığı için,<br />
Belki de umutsuzluğu hatırlattığı için,<br />
Ama hiç ilaç olmadı benim yarama,<br />
Hep böyle acı içinde bıraktı beni,<br />
Aynı senin yaptığın gibi.</p>
<p>(Anonim/A.D)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/zaman-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Beklemelerdeyim</title>
		<link>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/beklemelerdeyim/</link>
		<comments>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/beklemelerdeyim/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 May 2010 22:01:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ayhan Dinc</dc:creator>
				<category><![CDATA[sağdan-soldan]]></category>
		<category><![CDATA[anonim]]></category>
		<category><![CDATA[ayhan dinç]]></category>
		<category><![CDATA[beklemelerdeyim]]></category>
		<category><![CDATA[şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.depresyonist.com/?p=1223</guid>
		<description><![CDATA[<div style="float:left;"><img width="140" height="140" src="http://www.depresyonist.com/wp-content/uploads/siir1.jpg" class="attachment-post-thumbnail wp-post-image" alt="siir yazmak" title="siir" /></div>Yine yaktım sigaramı, Bekliyorum seni, Umutsuzluk almış başını gitmiş, Olsun, ama ben yine de bekliyorum, Bir elimde sigaram, Bir elimde biram, Dalmışım gene hayallere, Tutmuşum ellerini hayalde olsa, Gelmişiz göz göze, Tam öpecekken dudaklarını, Birden uyanıverdim bu hayalden, Kahrolsun bitsin diyerek bu özlem, Ama yine hayallerimde de olsa, Seni hep düşüneceğimi bile bile.. (Anonim/ A.D)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="float:left;"><img width="140" height="140" src="http://www.depresyonist.com/wp-content/uploads/siir1.jpg" class="attachment-post-thumbnail wp-post-image" alt="siir yazmak" title="siir" /></div><p>Yine yaktım sigaramı,<br />
Bekliyorum seni,<br />
Umutsuzluk almış başını gitmiş,<br />
Olsun, ama ben yine de bekliyorum,<br />
Bir elimde sigaram,<br />
Bir elimde biram,<br />
Dalmışım gene hayallere,<br />
Tutmuşum ellerini hayalde olsa,<br />
Gelmişiz göz göze,<br />
Tam öpecekken dudaklarını,<br />
Birden uyanıverdim bu hayalden,<br />
Kahrolsun bitsin diyerek bu özlem,<br />
Ama yine hayallerimde de olsa,<br />
Seni hep düşüneceğimi bile bile..</p>
<p>(Anonim/ A.D)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/beklemelerdeyim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Herşey İnsanlar İçin&#8221;</title>
		<link>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/hersey-insanlar-icin/</link>
		<comments>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/hersey-insanlar-icin/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 00:01:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FTB</dc:creator>
				<category><![CDATA[sağdan-soldan]]></category>
		<category><![CDATA[boşanmak]]></category>
		<category><![CDATA[çelişki]]></category>
		<category><![CDATA[evlenmek]]></category>
		<category><![CDATA[gündem]]></category>
		<category><![CDATA[herşey insanlar için]]></category>
		<category><![CDATA[incitmek]]></category>
		<category><![CDATA[incitmemek]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[karalama]]></category>
		<category><![CDATA[öldürmek]]></category>
		<category><![CDATA[sorgulama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.depresyonist.com/?p=1213</guid>
		<description><![CDATA[<div style="float:left;"><img width="140" height="140" src="http://www.depresyonist.com/wp-content/uploads/soru-isareti-e1287522996461.jpg" class="attachment-post-thumbnail wp-post-image" alt="soru-isareti" title="soru-isareti" /></div>Uzun zaman olmuştur herhalde, bu tarz konularla ekranı kaplamayalı. Şu sıralar gündemimde, insanların başına gelenler veya gelecek olanlar. Garipsemiyorum aslında, aksine gayet doğal gözüyle bakıyorum bu mevzulara. Biz insan olduğumuza eminiz öyle değil mi? Zira olmasak, inceden düşünemezdik. Yani anlıyoruz ki, düşünebildiğimize göre insanız. Evet! Herşey insanlar için tabi ki fakat nedir bu insanların başına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="float:left;"><img width="140" height="140" src="http://www.depresyonist.com/wp-content/uploads/soru-isareti-e1287522996461.jpg" class="attachment-post-thumbnail wp-post-image" alt="soru-isareti" title="soru-isareti" /></div><p>Uzun zaman olmuştur herhalde, bu tarz konularla ekranı kaplamayalı. Şu sıralar gündemimde, <a href="http://www.depresyonist.com/etiketler/insan"title="insan" >insan</a>ların başına gelenler veya gelecek olanlar. Garipsemiyorum aslında, aksine gayet doğal gözüyle bakıyorum bu mevzulara. Biz insan olduğumuza eminiz öyle değil mi? Zira olmasak, inceden düşünemezdik. Yani anlıyoruz ki, düşünebildiğimize göre insanız. Evet! Herşey insanlar için tabi ki fakat nedir bu insanların başına gelenler?</p>
<p>Kimisi evlenir, boşanır ki bu gayet olağan bir durum haline geldi. Kimisi kaza geçirir, <a href="http://www.depresyonist.com/etiketler/olum"title="ölüm" >ölüm</a>den döner. Bana kalırsa bu çok çok doğal birşey. Kimisi birini öldürür, aslına bakarsak bu da çok normal. Neden diye sorucak olan varsa, hiç boşuna sormasın direk cevaplayayım. Çünkü insanların ölmeye de, ihtiyacı var. Biri eceliyle ölürken, diğerinin öldürülmeye ihtiyacı var. Devr-i alem diye işte buna diyorlar, birileri gelirken, birilerinin de gitmesi gerekiyor, yani netice olarak neymiş? İçinde bulunduğumuz bu dönemde, birini öldürmekte normal. En garibime gidense, birini incitmek. Neden anormal olsun ki, bana kalırsa esas birini incitmemek anormal olur. Çünkü, herkes bulunduğu ortama ister istemez alışır. Ortamdaki genele bakıcak olursak, herkes birbirini incitiyor. Herkes incitiyorken, sen birini incitsen ne farkın kalır? İşte fark, birini incitmemek. Neyse, herşey insanlar için ve herşey insanların başına gelebiliyor. Hayır! Benim başıma asla gelmez! Sanmıyorum! Benimle ne alakası var! demeyin. &#8220;Herşey insanlar için.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/hersey-insanlar-icin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Öldüğüm Gün</title>
		<link>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/oldugum-gun/</link>
		<comments>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/oldugum-gun/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 06 Jan 2010 22:27:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>YS</dc:creator>
				<category><![CDATA[sağdan-soldan]]></category>
		<category><![CDATA[Hz Mevlana]]></category>
		<category><![CDATA[Mevlana]]></category>
		<category><![CDATA[Mevlana Celalleddin Rum-i]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.depresyonist.com/?p=1197</guid>
		<description><![CDATA[<div style="float:left;"><img width="140" height="140" src="http://www.depresyonist.com/wp-content/uploads/mevlana.jpg" class="attachment-post-thumbnail wp-post-image" alt="Muhammed Celaleddin-i Rumi" title="mevlana" /></div>Öldüğüm gün tabutumu götürürken, bu dünya derdinden bir şey var sanma. Benim için ağlama, yazık ‘vah vah!’ deme, ‘eyvah’ demenin sırası şeytanın tuzağına düştüğün andır. Cenazemi toprağa gömdüğün zaman ‘ayrılık, ayrılık’ deme. İşte o zamandır, benim kavuşma ve buluşma zamanım. Hz.Mevlana]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="float:left;"><img width="140" height="140" src="http://www.depresyonist.com/wp-content/uploads/mevlana.jpg" class="attachment-post-thumbnail wp-post-image" alt="Muhammed Celaleddin-i Rumi" title="mevlana" /></div><p><span>Öldüğüm gün tabutumu götürürken, bu dünya derdinden bir şey var sanma. Benim için ağlama, yazık ‘vah vah!’ deme, ‘eyvah’ demenin sırası şeytanın tuzağına düştüğün andır. Cenazemi toprağa gömdüğün zaman ‘ayrılık, ayrılık’ deme. İşte o zamandır, benim kavuşma ve buluşma zamanım. </span></p>
<p><span><strong>Hz.Mevlana</strong><br />
</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/oldugum-gun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hazıra Konmak!</title>
		<link>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/hazira-konmak/</link>
		<comments>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/hazira-konmak/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 2009 00:27:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FTB</dc:creator>
				<category><![CDATA[sağdan-soldan]]></category>
		<category><![CDATA[alıntı]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[çalmak]]></category>
		<category><![CDATA[düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[enayi]]></category>
		<category><![CDATA[fikir]]></category>
		<category><![CDATA[gözlem]]></category>
		<category><![CDATA[hazıra konmak]]></category>
		<category><![CDATA[kandırılmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.depresyonist.com/?p=1179</guid>
		<description><![CDATA[Etrafıma ve genele baktığımda bir-çok kişinin aslında ne aradığını bilmediğini gözlemledim. Hal böyle olunca, sırf meraktan sağa sola saldıran insanlar dolu. En kötüsü ise tam olarak araştırmadan, sadeleştirmeden daha önceden araştırıp bulmuş kişilerin attığı fikirleri benimsemeleri. Şimdi yine sorguluyorum; ya senden önce araştıran &#8220;tam olarak emin değilse?&#8221;. Neden direk kabulleniyorsunuz veya araştırmıyorsunuz ki? Belki o [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Etrafıma ve genele baktığımda bir-çok kişinin aslında ne aradığını bilmediğini gözlemledim. Hal böyle olunca, sırf meraktan sağa sola saldıran <a href="http://www.depresyonist.com/etiketler/insan"title="insan" >insan</a>lar dolu. En kötüsü ise tam olarak araştırmadan, sadeleştirmeden daha önceden araştırıp bulmuş kişilerin attığı fikirleri benimsemeleri. Şimdi yine sorguluyorum; ya senden önce araştıran &#8220;tam olarak emin değilse?&#8221;. Neden direk kabulleniyorsunuz veya araştırmıyorsunuz ki? Belki o insan, doğruyu yansıtmıyor. Nereden biliyorsunuz ki, haklı olduğunu..</p>
<p>İnsanları anlamaya çalışmakla geçen ömrüm, gözüküyor ki daha uzun yıllar boyunca da öyle geçecek. Hiç ama hiç anlamıyorum. İlk gördüğünüz veya ilk duyduğunuz birşeye inanarak elinize ne geçiyor? Neden hep bu hazıra konma çabaları? Hadi onu da geçtim, &#8220;nasılsa benim yerime bir enayi düşünüp bu işe bir çözüm getirmiştir&#8221; gibi <a href="http://www.depresyonist.com/etiketler/dusunce"title="düşünce" >düşünce</a>lere ne diye kapılıyorsunuz? Yahut neden araştıran adamı enayi yerine koyup, emeğine saygısızlık ediyorsunuz? Yazdıklarım çok mu çelişiyor? Eminim ki bu konudan da, istediğiniz yeri seçip sadece orayı alıyorsunuzdur. Okumayın zaten konunun tamamını, ne gerek var ki nasılsa sizin için gereken kısmı edindiniz. Çok saçma!</p>
<p>Sadece biraz göz gezdirerek, istediğiniz şeye erişemezsiniz. Ya tam olarak dikkatinizi vermeli, ya da tam olarak araştırmalısınız. Uyanın! Kandırılıyorsunuz! Gerçi bu zihniyet, böyle devam ettiği sürece müstehaksınız. En iyisi boşverin beni, bildiğiniz gibi davranın. Davranın da, kandırılın..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/hazira-konmak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yavaş Yavaş Geçtim Kalabalıkların Arasından..</title>
		<link>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/yavas-yavas-gectim-kalabaliklarin-arasindan/</link>
		<comments>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/yavas-yavas-gectim-kalabaliklarin-arasindan/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Oct 2009 04:33:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Betül Şahintürk</dc:creator>
				<category><![CDATA[sağdan-soldan]]></category>
		<category><![CDATA[ilhan berk]]></category>
		<category><![CDATA[şair]]></category>
		<category><![CDATA[şiir]]></category>
		<category><![CDATA[Yavaş Yavaş Geçtim Kalabalıkların Arasından]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.depresyonist.com/?p=1172</guid>
		<description><![CDATA[Yavaş yavaş geçtim kalabalıkların arasından Bir deniz çarpması gibi çoğalta çoğalta geçen Geçtiği yeri Yavaş yavaş çıktım içimden. Dokundum Yavaş yavaş acıya, kuvarsa, şiire Yavaş yavaş tarttım suyu, anladım nedir ağırlık Kokular Coğrafya Eğildim sonra gövdeyi tanıdım ve düzenini Gördüm sessizliğin dümdüzlüğünü Gördüm, yinelemedir hiçbir şey Böyle yavaş yavaş geçtim insandan insana İnsanlaştırdım yavaş yavaş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yavaş yavaş geçtim kalabalıkların arasından<br />
Bir deniz çarpması gibi çoğalta çoğalta geçen<br />
Geçtiği yeri<br />
Yavaş yavaş çıktım içimden. Dokundum<br />
Yavaş yavaş acıya, kuvarsa, şiire<br />
Yavaş yavaş tarttım suyu, anladım nedir ağırlık<br />
Kokular<br />
Coğrafya<br />
Eğildim sonra gövdeyi tanıdım ve düzenini<br />
Gördüm sessizliğin dümdüzlüğünü<br />
Gördüm, yinelemedir hiçbir şey<br />
Böyle yavaş yavaş geçtim <a href="http://www.depresyonist.com/etiketler/insan"title="insan" >insan</a>dan insana<br />
İnsanlaştırdım yavaş yavaş dışımı<br />
Böyle karıştım kalabalıklara<br />
Kalabalıklaştım böylece</p>
<p><em>Yazarı:  <strong>İlhan BERK</strong></em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/yavas-yavas-gectim-kalabaliklarin-arasindan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Seçmeler 2</title>
		<link>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/secmeler-2/</link>
		<comments>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/secmeler-2/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 2009 12:11:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Betül Şahintürk</dc:creator>
				<category><![CDATA[sağdan-soldan]]></category>
		<category><![CDATA[dünya düşünürü]]></category>
		<category><![CDATA[dünya edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[seçmeler]]></category>
		<category><![CDATA[sone]]></category>
		<category><![CDATA[William Shakespeare]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.depresyonist.com/?p=1136</guid>
		<description><![CDATA[O günkü insafsızlığın şimdi işime yarıyor. O zamanlar nasıl üzüldüğümü hatırladığımda, Sana yaptıklarımın altında ezilmekten korkarım, Meğer ki sinirlerim tunçtan ya da dövme çelikten yapılmış olsun. Benim bir zamanlar sarsıldığım ölçüde; sarstıysa eğer Davranışlarım seni, cehennem azabı çekmişsin demek. Bense taş yürekliymişim, bir an durup düşünemedim, Senin bana yaptığınla nasıl acı çektiğimi o günlerde. Ah, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>O günkü insafsızlığın şimdi işime yarıyor.<br />
O zamanlar nasıl üzüldüğümü hatırladığımda,<br />
Sana yaptıklarımın altında ezilmekten korkarım,<br />
Meğer ki sinirlerim tunçtan ya da dövme çelikten yapılmış olsun.<br />
Benim bir zamanlar sarsıldığım ölçüde; sarstıysa eğer<br />
Davranışlarım seni, cehennem azabı çekmişsin demek.<br />
Bense taş yürekliymişim, bir an durup düşünemedim,<br />
Senin bana yaptığınla nasıl acı çektiğimi o günlerde.<br />
Ah, o işkence dolu gece anımsatılmalıydı ban<br />
Gerçek acının nasıl işlediğini yüreğe,<br />
Ve yaralanan bağrımıza iyi gelecek huzur merhemi<br />
Birbirimizden esirgememyi öğretmeliydi ikimizede.</p>
<p>Yine de senin suçun şimdi bir fidye oluyor;<br />
Benimki seninkini kurtarsın, seninki benimkini.</p>
<p><em><strong>William Shakespeare</strong></em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/secmeler-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bazen</title>
		<link>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/bazen/</link>
		<comments>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/bazen/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Jul 2009 23:00:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FTB</dc:creator>
				<category><![CDATA[sağdan-soldan]]></category>
		<category><![CDATA[bazen]]></category>
		<category><![CDATA[dünya edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[William Shakespeare]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.depresyonist.com/?p=1110</guid>
		<description><![CDATA[Yıldızları süpürürsün, farkında olmadan, Güneş kucağındadır, bilemezsin. Bir çocuk gözlerine bakar, arkan dönüktür, Ciğerinde kuruludur orkestra, duymazsın. Koca bir sevdadır yaşamakta olduğun, anlamazsın. Uçar gider, koşsan da tutamazsın&#8230; William Shakespeare]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yıldızları süpürürsün, farkında olmadan,<br />
Güneş kucağındadır, bilemezsin.<br />
Bir çocuk gözlerine bakar, arkan dönüktür,<br />
Ciğerinde kuruludur orkestra, duymazsın.<br />
Koca bir sevdadır <a href="http://www.depresyonist.com/etiketler/yasam"title="yaşam" >yaşam</a>akta olduğun, anlamazsın.<br />
Uçar gider, koşsan da tutamazsın&#8230;</p>
<p><em><strong>William Shakespeare</strong></em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/bazen/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>23.Sone</title>
		<link>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/23-sone/</link>
		<comments>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/23-sone/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Jul 2009 10:54:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Betül Şahintürk</dc:creator>
				<category><![CDATA[sağdan-soldan]]></category>
		<category><![CDATA[23. Sone]]></category>
		<category><![CDATA[dünya edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[sone]]></category>
		<category><![CDATA[William Shakespeare]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.depresyonist.com/?p=1106</guid>
		<description><![CDATA[Bir acemi oyuncu nasıl beceriksizse Sahnede korkusundan donakalmış dururken Nasıl fazla duyguya kapılınca bir kimse Zayıflarsa yüreği gücünden kudurken, Benim de bu korkuyla guvensizlikten işte Sevgi törenindeki duam aklımdan çıkmış, Sevgimin gücü beni paramparça etmiş de Aşkın bütün yükünü omuzlarıma yıkmış. Öyleyse kitaplarım söylesin güzel sözler, Sussun dilli gönlümün dilsiz laf ebeleri, Onlar sevgi dilenir, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir acemi oyuncu nasıl beceriksizse<br />
Sahnede korkusundan donakalmış dururken<br />
Nasıl fazla duyguya kapılınca bir kimse<br />
Zayıflarsa yüreği gücünden kudurken,<br />
Benim de bu korkuyla guvensizlikten işte<br />
Sevgi törenindeki duam aklımdan çıkmış,<br />
Sevgimin gücü beni paramparça etmiş de<br />
<a href="http://www.depresyonist.com/etiketler/ask"title="aşk" >Aşk</a>ın bütün yükünü omuzlarıma yıkmış.<br />
Öyleyse kitaplarım söylesin güzel sözler,<br />
Sussun dilli gönlümün dilsiz laf ebeleri,<br />
Onlar sevgi dilenir, ama bir çıkar bekler;<br />
Gönlün sözü, bollukta hepsinden çok ileri.</p>
<p>Sessiz aşk ne yazmışsa onu oku ve öğren,<br />
Aşkın ince aklıdır gözlerle duyup bilen&#8230;</p>
<p><em><strong>William  Shakespeare</strong></em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/23-sone/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>75. Sone</title>
		<link>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/75-sone/</link>
		<comments>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/75-sone/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Jul 2009 00:38:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FTB</dc:creator>
				<category><![CDATA[sağdan-soldan]]></category>
		<category><![CDATA[75. sone]]></category>
		<category><![CDATA[dünya edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[sone]]></category>
		<category><![CDATA[William Shakespeare]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.depresyonist.com/?p=1104</guid>
		<description><![CDATA[Bir an sevinç duyarken, korkuyorum sonra hemen, Haydut yıllar çalar götürür diye hazinemi; Bir an, başbaşa kalmaktan öte bir şey istemezken, Sonra diyorum ki, alem niye görmesin sevincimi? Bazan, sana baka baka kendime çektiğim ziyafetle, Doydum sanırken, bir bakışın açlığıyla ölüyorum sonra, Senin bana verdiğin ya da verebileceğinden öte, Ne bir şeyden zevk alıyorum, ne [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir an sevinç duyarken, korkuyorum sonra hemen,<br />
Haydut yıllar çalar götürür diye hazinemi;<br />
Bir an, başbaşa kalmaktan öte bir şey istemezken,<br />
Sonra diyorum ki, alem niye görmesin sevincimi?<br />
Bazan, sana baka baka kendime çektiğim ziyafetle,<br />
Doydum sanırken, bir bakışın açlığıyla ölüyorum sonra,<br />
Senin bana verdiğin ya da verebileceğinden öte,<br />
Ne bir şeyden zevk alıyorum, ne de çabalıyorum almaya.<br />
İşte böyle, her gün hem açlıktan ölüyor, hem tıkanıyorum;<br />
Ya oburca her şeyi yiyorum, ya da hiçbir şeye dokunmuyorum.</p>
<p><em><strong>William Shakespeare</strong></em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/75-sone/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Seçmeler (1)</title>
		<link>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/secmeler-1/</link>
		<comments>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/secmeler-1/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 31 May 2009 12:16:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Betül Şahintürk</dc:creator>
				<category><![CDATA[sağdan-soldan]]></category>
		<category><![CDATA[dünya düşünürü]]></category>
		<category><![CDATA[dünya edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[düşünür]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[seçmeler]]></category>
		<category><![CDATA[William Shakespeare]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.depresyonist.com/?p=1049</guid>
		<description><![CDATA[Ey zalim seni sevmediğimi nasıl söylersin ? Geri geri gitse de ayaklarım, senden yana çıkarken. Seni düşünmüyor muyum daima, ey zalim, Kendimi bile unutmuşken hem senin uğruna? Kim var dost bildiğim, seni sevmeyenler içinde? Hiç kaşını çattığın kimseye yaranmaya çalıştım mı? Yüzün benim karşımda asıldığında, Öcünüacıyla inleyerek hemen almıyor muyum? Senin hizmetinde olmayı küçümseyecek kadar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;">Ey zalim seni sevmediğimi nasıl söylersin ?<br />
Geri geri gitse de ayaklarım, senden yana çıkarken.<br />
Seni düşünmüyor muyum daima, ey zalim,<br />
Kendimi bile unutmuşken hem senin uğruna?<br />
Kim var dost bildiğim, seni sevmeyenler içinde?<br />
Hiç kaşını çattığın kimseye yaranmaya çalıştım mı?<br />
Yüzün benim karşımda asıldığında,<br />
Öcünüacıyla inleyerek hemen almıyor muyum?<br />
Senin hizmetinde olmayı küçümseyecek kadar kibirli<br />
Hangi erdemi erdem sayıyorum ki ben?<br />
En üstün yetilerimi tapınmıyor mu kusurlarına,<br />
Bir buyruğuna bakmıyor mu gözlerinin?</p>
<p style="padding-left: 30px;">Yine de, <a href="http://www.depresyonist.com/etiketler/ask"title="aşk" >aşk</a>ım, sürdür <a href="http://www.depresyonist.com/etiketler/nefret"title="nefret" >nefret</a>ini; artık biliyorum<br />
Görmesini bilenleri seviyorsun sen; bense körüm.</p>
<p><em><strong>William Shakespeare</strong></em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/secmeler-1/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Blog Ödülleri: 2009 Adayı: Depresyonist.com</title>
		<link>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/blog-odulleri-2009-adayi-depresyonistcom/</link>
		<comments>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/blog-odulleri-2009-adayi-depresyonistcom/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 12 Apr 2009 02:09:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FTB</dc:creator>
				<category><![CDATA[sağdan-soldan]]></category>
		<category><![CDATA[2009]]></category>
		<category><![CDATA[aday]]></category>
		<category><![CDATA[blog ödülleri]]></category>
		<category><![CDATA[depresyonist.com]]></category>
		<category><![CDATA[microsoft]]></category>
		<category><![CDATA[oy ver]]></category>
		<category><![CDATA[üye ol]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.depresyonist.com/?p=963</guid>
		<description><![CDATA[Arkadaşlar Blog Ödülleri 2009&#8242;da bu sene kişisel bloglar kategorisinde adayız. Netice itibari ile bu bir yarışma olduğundan dolayı, kategori birincileri sizlerin vereceği oylarla belirlenecek. Depresyonist.com&#8217;a destek olan ve oy kullanan herkese şimdiden çok teşekkür ediyorum. Bize oy vereceklerin öncelikle bu adrese adresine girip, kayıt olduktan sonra oy kullanabileceklerdir. Kayıt olmak zorunlu olmasına rağmen, çok kolay [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Arkadaşlar Blog Ödülleri 2009&#8242;da bu sene kişisel bloglar kategorisinde adayız. Netice itibari ile bu bir yarışma olduğundan dolayı, kategori birincileri sizlerin vereceği oylarla belirlenecek. Depresyonist.com&#8217;a destek olan ve oy kullanan herkese şimdiden çok teşekkür ediyorum.</p>
<p>Bize oy vereceklerin öncelikle <a href="http://2009.blogodulleri.com/blog/depresyonist-com">bu adrese</a> adresine girip, kayıt olduktan sonra oy kullanabileceklerdir. Kayıt olmak zorunlu olmasına rağmen, çok kolay ve kısa süren bir iştir. Yanımızda olan ve az evel de söylediğim gibi Depresyonist.com&#8217;a oy veren herkese teşekkür ederim.</p>
<p>Sitemize <strong>oy vermek isteyenler</strong> <a href="http://2009.blogodulleri.com/blog/depresyonist-com">http://2009.blogodulleri.com/blog/depresyonist-com</a> adresinden oylarını kullanabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/blog-odulleri-2009-adayi-depresyonistcom/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ben Kendimi Sorgularken, Gece ise Gündüzü Sorgular</title>
		<link>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/ben-kendimi-sorgularken-gece-ise-gunduzu-sorgular/</link>
		<comments>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/ben-kendimi-sorgularken-gece-ise-gunduzu-sorgular/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 2009 01:24:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FTB</dc:creator>
				<category><![CDATA[sağdan-soldan]]></category>
		<category><![CDATA[ben kendimi sorgularken]]></category>
		<category><![CDATA[gece]]></category>
		<category><![CDATA[gece ise gündüzü sorgular]]></category>
		<category><![CDATA[gündüz]]></category>
		<category><![CDATA[karamsar]]></category>
		<category><![CDATA[sorgulama]]></category>
		<category><![CDATA[yazı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.depresyonist.com/?p=921</guid>
		<description><![CDATA[Her zaman olduğu gibi, bu gece yine kendimi sorguluyorum. Bu kez sanırım sadece kendimi değil, geceyi de sorgulamış oluyorum. Aslında bir-çok kişinin daha önceden bir-kaç kez tatmış olduğu birşeydir, gündüzlerden nefret etmek. Kimisinde gelip geçici oluyor, kimisinde yani benim gibilerde kalıcı. Olay aslında çok basit, mutsuz olan insanların çoğu, birşeyler yapmak adına fazla hevesleri olmaz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Her zaman olduğu gibi, bu gece yine kendimi sorguluyorum. Bu kez sanırım sadece kendimi değil, geceyi de sorgulamış oluyorum. Aslında bir-çok kişinin daha önceden bir-kaç kez tatmış olduğu birşeydir, gündüzlerden <a href="http://www.depresyonist.com/etiketler/nefret"title="nefret" >nefret</a> etmek. Kimisinde gelip geçici oluyor, kimisinde yani benim gibilerde kalıcı. Olay aslında çok basit, mutsuz olan <a href="http://www.depresyonist.com/etiketler/insan"title="insan" >insan</a>ların çoğu, birşeyler yapmak adına fazla hevesleri olmaz ve yeni doğan gün onları pek enterese etmez. İçlerinde hep &#8220;canım birşey istemiyor!&#8221; tribi vardır. Bunun tıptaki adı, depresyon başlangıcı.</p>
<p>Herneyse ben <a href="http://www.depresyonist.com/etiketler/sorgulama"title="sorgulama" >sorgulama</a>ya geri döneyim. Gündüzleri sevmeyen bir insan, gecelere bayılır. Tam tersi de söz konusu olabilir, pozitif insanlar açısından ancak pozitif&#8217;lik nedir bilmediğim bir alan ve bu yüzden yorum yapmak istemiyorum. Ben kendi açımdan şunu düşünüyorum, gündüzleri sıradan insanlar gibi yaşayıp, (işe gitmek, çalışmak, okula gitmek vs.) geceleri ise hakikaten kendini geliştirebilmek. Sanıyorum ki aklım, sadece geceleri tam randımanlı çalışıyor. Bilmediğim, öğrenemediğim herşeyi geceleri daha iyi kavrıyorum. Hep içimde, kalıcı birşeyler nasıl yapabilirim <a href="http://www.depresyonist.com/etiketler/dusunce"title="düşünce" >düşünce</a>si beliriyor. Hele ki kafam çakır, müziğim dost ve gecenin karanlığı yanımda ise&#8230;</p>
<p>Örnek vermek gerekirse, gündüzleri hiç-bir şekilde yazı yazamam. Hiç-bir şiirim yoktur ki, öğle vakti düşünceli bir şekilde yazılmış. Gündüzleri pek enerjik olamıyorum, canım pek birşey istemiyor. Hem istese bile, sağlıklı düşünemediğimden yapmak istediğimi yapamıyorum. Neyse ki olayı çözdüm, benimki bir hastalık değil; tamamı ile alışkanlık haline gelmiş. Geceleri huzurlu, dikkatli ve gerçekten mutlu oluyorum. Tamam daima gece ile birlikte yaşanmaz ama en azından bunu denemek istiyorum. Gündüzlerim ve gecelerim yer değiştirmiş durumda, kendimi ikisini ayrı ayrı kontrol edebileğim bir duruma alıştırma çabasındayım. Eminim ki, bu da kısa bir zaman sonra oluşacak. Velasıl kelam, gündüzü de belki güzel şu dünyanın ama gecesi bir b<a href="http://www.depresyonist.com/etiketler/ask"title="aşk" >aşk</a>a&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/ben-kendimi-sorgularken-gece-ise-gunduzu-sorgular/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hayaller &amp; Boşluklar &amp; Kaçış</title>
		<link>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/hayaller-bosluklar-kacis/</link>
		<comments>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/hayaller-bosluklar-kacis/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Feb 2009 03:17:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FTB</dc:creator>
				<category><![CDATA[sağdan-soldan]]></category>
		<category><![CDATA[boşluk]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[depresyonist mevzu]]></category>
		<category><![CDATA[gece tepkisi]]></category>
		<category><![CDATA[hayaller]]></category>
		<category><![CDATA[hayaller & boşluklar & kaçış]]></category>
		<category><![CDATA[kaçış]]></category>
		<category><![CDATA[melankoli]]></category>
		<category><![CDATA[sorgulama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.depresyonist.com/?p=827</guid>
		<description><![CDATA[Yine gecenin rengi eşlik ediyor, yeni sabaha varmaya çalışırken bana. Bunalıyorum durup dururken, sigara üstüne sigara içip klasik müzikler dinliyorum. İnsan boşlukta olduğu zaman, hayal kurmadan duramıyor. Hayal kuruyorum kendi kendime, düşün dur işin ne. Boşluklardan boşluk beğen, seç, önizle. Diyorum ki bir motorum olsa, alıp gitsem uzaklara. Yağmur, çamur, güneş ve gece gündüz demeden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yine gecenin rengi eşlik ediyor, yeni sabaha varmaya çalışırken bana. Bunalıyorum durup dururken, sigara üstüne sigara içip klasik <a href="http://www.depresyonist.com/etiketler/muzik"title="müzik" >müzik</a>ler dinliyorum. İnsan boşlukta olduğu zaman, hayal kurmadan duramıyor. Hayal kuruyorum kendi kendime, düşün dur işin ne. Boşluklardan boşluk beğen, seç, önizle.</p>
<p>Diyorum ki bir motorum olsa, alıp gitsem uzaklara. Yağmur, çamur, güneş ve gece gündüz demeden sadece gitsem. Uzakların en uzağına doğru, nereye varacağımı bilmeden, <a href="http://www.depresyonist.com/etiketler/sorgulama"title="sorgulama" >sorgulama</a>dan sadece gitsem.  Aslında bu da bir nevi boşluk sayılır. Şu andaki saçmaladıklarımdan mantıklıdır en azından, gitmek. Ölümüne, <a href="http://www.depresyonist.com/etiketler/yasam"title="yaşam" >yaşam</a>ına her türlü gitmek.</p>
<p>İşte böyle bir boşluğu yaşarken, canımız sıkılıyor ve bunalıyorken hayal ediyoruz ya bir-takım mevzuları ve bunlar anında gerçekleşebilen hayaller değil ya, işte beni daha çok bunaltıyor şu anda erişilmez olması. Neden canım sıkılıyor, neden bunalıyorum? Herşeyi geçtim, normal şartlar altında canım sıkkınken pek hayal kurmam. Sanıyorum ki aşık oluyorum, <a href="http://www.depresyonist.com/etiketler/ask"title="aşk" >aşk</a> boşlukların en büyüğü aslında. Yine de oluyorum.</p>
<p>Ben şimdi ne yapmalıyım, kaçayım mı kendimden, kaçayım mı hayallerimden, kaçayım mı sevmekten? Gitmekten başka bir-şey bilmem zaten.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.depresyonist.com/sagdan-soldan/hayaller-bosluklar-kacis/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

