Ekleyen: FTB - Kategori: saÄŸdan-soldan | Tarih: 9 Ekim 2008 - Saat: 02:50
Bildiklerimden uzakla$maya çalı$mak, ne kadar uzun sürebilir ki? Sanırım bu bünyede fazla sürüyor. Alı$kanlıklarımdan vazgeçmeyi öğrendim ama bir türlü bildiklerimden uzakla$amıyorum. “Kaçmak” benim için sihirli bir kelime gibi, gizemli ve oldukça yıpratıcı bir anahtar. Ölüme alı$tım, ilklere ve sonlara da hatta ya$amaya bile alı$tım bunca yıl sonunda. Ancak bir problem var, “kaçamamak”.
Her dakika bir yere gitmek isteyen, her bo$ zamanında aklını kaçırmayı planlayan biri nasıl olabilir de bunca zaman kaçamaz. Bilinçaltı çok tehlikeli bir silah bana kalırsa, i$ledikçe tersine i$letiyor. Belki de çok istediÄŸim için kaçamıyorum, kendimden, evimden ve senden. KaçabildiÄŸim zaman özgür olduÄŸum gündür. O ana kadar hep birlikte, buradayız. “Kafanıza göre takıladurun” burası depresyonist.
»» Bu konuya yorum yazmak için tıklayın | 2 yorum yapılmı$
Ekleyen: FTB - Kategori: sağdan-soldan | Tarih: 16 Eylül 2008 - Saat: 04:47
İ$te yine ben, karambol adam. Ya$adıklarımdan ders almanın mutluluÄŸu var üstümde, her ne kadar mutluluk kelimesinin tam olarak anlamını bilmesemde. Ders aldıkça kendimden biraz daha nefret ediyorum. Elbette “Geçmi$te yaptığım hatalar” yüzünden. Yıllar öncesinde ilkten “senden bir bok olmaz” cümlesini kuran öğretmenim geliyor aklıma. Aslında hiç bir$ey öğretemediÄŸini fark ediyorum. Kafamda kurmak iyi bazı $eyleri, ne kadar paranoyakla$ırsam o kadar saÄŸlıklı dü$ünüyor ve uyguluyorum. Aklımda bir$eye eminsem, kar$ımdakini sorgulamaya gerek duymadan te$hisi koyuyorum. Bu güne kadar hiç yanılmadım desem yeridir bu konuda.
$imdi “neden?” ya$adıklarımdan ders aldığımı ve anlamını bilmediÄŸim “mutluluk” kelimesiyle, aynı karede “neden?” yer aldığımı merak ediyorsunuz. En doÄŸal hakkınızdır desem, böyle bir hakkı size verdiÄŸimi hatırlamıyorum. O yüzden fazla merak iyi deÄŸildir dedikten sonra, sizde ya$adıklarınızdan ders alıp, evelden yapmı$ olduÄŸunuz salakça haraketleri gözden geçirmenizi bekliyorum. Emin olun, çok faydası oluyor ve insanı rahatlatıyor.
Ben hatalarımı gözden geçirirken, lafa ilk olarak küfür ederek ba$lıyorum. “- be mına koduuuum!” $eklinde. Bu da rahatlatıcı bir tavır oluyor, psikolojiden uzak ya$ayan fakat psikolojik sorunları olan zihnimde. Neden mi? $imdi merak edebilirsiniz ve cevaplıyorum.
Hatalarımı ba$kalarında aramıyorum ve olduÄŸu gibi kabul ediyorum. Suç kar$ı tarafta veya ba$ka bir$eyde dahi olsa, direkman üstleniyorum. ÜstlendiÄŸimi kabul ettiÄŸimden dolayı tek suçlu konumuna dü$tüğüm için, kendime küfür ederek suçluyu baskı altında hissettiriyorum. Yani beni, gerçek suçluyu. Zamanında o hatayı yaptılar veya yaptım. O hatanın içinde bende vardım. Bu yüzden kar$ıdakini de suçlasam, kendimi de suçlasam “tek suçlu” benim.
Son olarak “ho$çakal depresyonist” ve “kafanıza göre takılma vakti” demek istiyorum. Ardından “siktir olup gitmek” kaydı ile sizlere $imdilik veda ediyorum.
»» Bu konuya yorum yazmak için tıklayın | 1 yorum yapılmı$
Ekleyen: FTB - Kategori: sağdan-soldan | Tarih: 11 Eylül 2008 - Saat: 04:27
Benden bi’ bok olmaz, kabul ediyorum. Ancak bu demek deÄŸildir ki, sizden bi’ bok olur. Yanılmayın sakın, insan-oÄŸlundan bi’ bok olmaz. Hatalarını kabul edenin, hiç hata yapmayandan ne farkı var? Hepsi hikaye. Bugün var olanın, dün yok olandan ne farkı var? O da yalan. Kimsenin kimseden farkı yok, yaptığı her ne olursa olsun. Herkes mal, odun ve kli$e. Buna bende dahilim, sende, o da.. Hey ahali sözün özü $udur ki; farklıla$ma çabası bo$ bi’ $ekile girme olayıdır. Herkes farklıla$ma çabasına girerse, herkes o gruba dahil olursa, ne farkınız kalır? Cevaplasanıza lan, sorgulayamayan insanlar(!)
»» Bu konuya yorum yazmak için tıklayın
Ekleyen: the shadow - Kategori: saÄŸdan-soldan | Tarih: 29 Haziran 2008 - Saat: 23:04
İhanetin fizyolojik yapısı keskin hatlıdır, ironik ve bir o kadar da absürtdür. Güvendiği kişi tarafından sırtı veya yüreği bıçaklanan insanın ortaya attığı bir olgudur ihanet. Bundandır bunu deneyimleyen kişinin yaşamında güvene daha nadir rastlanılmasının. Özüne yaklaştırır insanı deneyimler. Zamanla daha sıkı sarmaya başlarsın benliğini; kimse ulaşamasın diye. Gözümüze, yüreğimize tatlı görünen anlar, olaylar dahi acının iluzyona uğramış bir varyasyonudur. Hayat başlı başına acıdır be dostum! Ömrün süresince ne azına, ne de fazlasına şahit olabilirsin.
»» Bu konuya yorum yazmak için tıklayın | 5 yorum yapılmı$
Ekleyen: FTB - Kategori: saÄŸdan-soldan | Tarih: 29 Haziran 2008 - Saat: 16:30
Bu çok beÄŸendiÄŸim banner (üst-logo) için, yapımcısı Zorbey‘e te$ekkür etmeyi bir borç biliyorum. Yeni banner(logo)’ımızı hayata geçirdiÄŸi ve çok güzel yorumladığı için ayriyetten te$ekkür ediyorum. Ba$arılarınızın devamını dilerim, Zorbey.
»» Bu konuya yorum yazmak için tıklayın | 2 yorum yapılmı$
Ekleyen: FTB - Kategori: saÄŸdan-soldan | Tarih: 29 Haziran 2008 - Saat: 04:08
Her zaman ki gibi, yine anlayamıyorum insanları. $imdi de tutturmu$lar bir gösteri$. Nedir ulan? Nedir yani? Paran pulun varsa tamam, bi’$ey diyen yok ki. Varsa sen bil, yoksa da sen bil. Cebinde olanı, neden ba$kasının gözüne gözüne sokuyorsun ki arkada$! Herkesin durumu e$it deÄŸil, ne yazık ki $u dünyada. Maddi durumu iyi olan var, olmayan var. Ayrıca gösteri$in ne anlamı var? Ne gibi bir rant saÄŸlıyorsun ki, para-pul ön planda olunca? Kendimi iyi hissediyorum aslında, bu tip insanları gördükçe. Karamsar olduÄŸumu sanıyorum, genel haliyle de öyleyim sanırım. Ancak elimdekiyle mutlu olmasını biliyorum en azından. Ne gerek var ki, Ferrari’lere. İlla ki olmak zorunda mı? Hadi diyelim oldu. $ahsen bende bi’ Ferrari olsa, e$in dostun yanından geçmeye utanırım. Kendi kendime derim ki; “ulan $imdi kim bilir kaç ki$inin gözü kalmı$tır. Yazık ulan bana yazık!” Herkes benim gibi dü$ünmüyor, seviniyorum ama bu halime. İyi ki $an, $öhret, para-pul ve gösteri$ umrumda deÄŸil. Çok $ükür kompleks denilen virüs, nefs’imde bulunmuyor. Neyse sözü kısa kesip, özetine geçeyim. Herkesin “benim” dediÄŸi $ey, kendisi için önemlidir. Hiç bi’$eyle deÄŸi$mez, hiç bi’$ey yerini tutmaz. Sen istediÄŸin kadar paranı-pulunu gözüne gözüne sok. DoÄŸrucu bir insansa kar$ındaki, seni siklemez. Aynen benim yaptığım gibi, umrumda deÄŸil ve ilgilenmiyorum. Sadece dile getirmek istedim ve bu yüzden bu yazıyı yazıyorum. Ayrıca yazmak beni rahatlatıyor, bilen bilir. Hadi ho$çakalın, bakabilen kendine iyi baksın.
»» Bu konuya yorum yazmak için tıklayın
Ekleyen: FTB - Kategori: saÄŸdan-soldan | Tarih: 19 Haziran 2008 - Saat: 03:34
Ne zaman cümleye, “insanlar” kelimesiyle ba$lasam, sonunda hep bana patlıyor mevzu. O yüzden $imdi yazacaklarıma, “insanlar” diye ba$lamıyorum. (ve hazır olun ba$lıyorum.)
ÇoÄŸu zaman ne yapacağımı gerçekten bilmiyorum. Hayattan zevk alamıyor, neredeyse kan kusuyorum. Bunun sebebi ne olabilir? Dü$ünüp duruyorum. Dü$ünmek öyle bir$eydir ki; bi’ kere ba$ladığınızda devamı aynen gelir. Hep dü$ünüyorum “Ne yapacağım?” diye, arkası hemen geliyor ba$ka yönlere kayarak dü$ünüyorum. “Dü$ün dü$ün, boktur i$in.” cümlesini bo$una kurmamı$ ustalarımız. Ne yapacağımı bilmiyorum ama $imdilik dü$ünmekle yetiniyorum, aslında aynı zamanda bir$eyler yapmı$ oluyorum. “Dü$ünmek” zaten bir$ey yaptığım anlamına gelmiyor mu? Evet! i$im bu, ben dü$ünüyorum…
»» Bu konuya yorum yazmak için tıklayın | 6 yorum yapılmı$