Bende Yazar Olcam!

İkinin Şiiri

Bugün iki kez yağdı yağmur,
İki kez eskidim sanki..

İki ömrü kol kola ya$adım,
Biri nergis bahçesi, diğeri mah$er yeri..

Hep iki $ömine yandı yüreğimde,
Birinde ate$ti diğerinde kül.

Ve iki kez a$ık oldum,
Bundandır iki kez ölmü$lüğüm.

Sonra bir serüvende ikiye böldüm ömrümü,
$imdi sömestrdayım..

İlk iki kitabımdan sonra sıtmaya tutuldu co$kum,
Daha depremlerdeyim.
Ve iki kere iki,
Kitabımda benim;
Ya çok eder,
Ya sıfır…

Yazarı: Yılmaz Odabaşı

Hiç Kimse

Hiç kimse bir a$kı,
Onarmaya kalkmasın.
Kaybedilmeye deÄŸer,
En güzel anında;
Bitirilmi$se eÄŸer..

Yazarı: Ahmet Telli

İntihar

El falı avuç içinin yazgısı,
Kader çizgisi, ölüm deja-vu..
Ayrılı$lar, ayrılı$lar, ya$anmamı$lıklar,
Yanlızca bir kadehi içilmi$ yetmi$lik;
İntihar.

Yazarı: Murathan Mungan

Susarak

Güneş altında söylenmedik söz yokmu$,
Bu yüzden geceleri söylüyorum sevdiğimi.
Ne gece, ne gündüz yokmu$ söylenmemi$ söz,
Bende söylenmi$leri söylüyorum yeni biçimde.
Hiç-bir biçim kalmamı$ dünyada denenmedik,
Bende susuyorum sevgimi saklayıp içimde.
Duyuyorsun değil mi suskunluğumu nasıl haykırıyor.
Susarak sevgisini ilan eden çok var sevgilim,
Ama bir ba$ka seven yok benim sustuğum biçimde..

Yazarı: Aziz Nesin

Dizeye Düşen

Kovulmu$ken hayatın bir yerinden,
Yalnızken, umarsızken;
Öfkeni dillendirecek bir eylem ararken kendine.
Diyelim gecelerin o tekin olmayan serüveninde,
Paranoya kıvamında ili$kiler ya$arken,
İmtiyazsız karanlıkların suçlu zevklerine..
Yasağın büyüsüne, hayatın ve gündüzün,
Öte-yüzüne sığınırken,
Ve intihar manifestosu gibiyken bütün duyarlıkların,
Ansızın bir dize gelip takılır diline.
Bir can simidi gibi en kurtarıcı keyfiyle,
Bir zaman seninle kalır, yanıba$ında,
Zaman içersinde yer deği$tiresin;
Diye kendisiyle bir gönül erincini,
En düpedüz anlamıyla yaratmak eylemini,
Ya$arsın bir dizenin dizlerinde..
Sonra uzakla$ır senden,
Gözden kaybolur;
Büyümü$, çoğalmı$ bir $iirin derinliklerinde..
Ne senledir oysa, hep senledir oysa,
Gecelerin ötesi dediğin $ey;
Kendin için ya$adığın sinema..

Yazarı: Murathan Mungan

Karacaahmet

Deryada sonsuzluÄŸu zikretmeye ne zahmet!
Al sana, derya gibi sonsuz Karacaahmet!

Göbeğinde yalancı $ehrin, sahici belde;
Ona sor, gidenlerden kalan $ey neymi$ elde?

Mezar, mezar, zıtların kenetlendiği nokta;
Mezar, mezar, varlığa yol veren geçit, yokta…

Onda sırların sırrı: Bulmak için kaybetmek.
Parmakların saydığı ne varsa hep tüketmek.

Varmak o iklime ki, uğramaz ihtiyarlık;
Ebedi gençliğin taht kurduğu yer, mezarlık.

Ebedi gençlik ölüm, desem kimse inanmaz;
Ta$ ihtiyarlar, servi çürür, ölüm yıpranmaz.

Karacaahmet bana neler söylüyor, neler!
Diyor ki, viran olmaz tek bucak, viraneler,

Zaman deli gömleği, onu yırtan da ölüm;
Ölümde yekpare an, ne kesiklik, ne bölüm…

Hep olmadan hiç olmaz, hiçin ötesinde hep;
Bu mu dersin, ta$larda donmu$ sukuta sebep?

Kavuklu, ba$örtülü, fesli, ba$acık ta$lar;
Ta$lara yaslanmı$ da küflü kemikten ba$lar,

Kum dolu gözleriyle süzüyor insanları;
Süzüyor, sahi diye toprağa basanları.

Onlar ki, her nefeste habersiz öldüğünden,
Gülüp oynamaktalar, gelir gibi düğünden.

Onlar ki, sıfırlarda rakamları bulmu$lar,
Fikirden kurtularak, ölümden kurtulmu$lar.

Söyle Karacaahmet, bu ne acıklı talih!
Ta$larına kapanmı$, ağlıyor koca tarih!

Yazarı: Necip Fazıl Kısakürek

Ben Ölecek Adam Değilim

Kapımı çalıp durma ölüm,
Açmam;
Ben ölecek adam değilim.

Alı$tım bir kere gökyüzüne;
Bunca yıllık yolda$ımdır bulutlar.
Sıkılırım,
Ku$lar cıvıldamasa dallarında,
Yemi$lerine doymadığım ağaçların,
Yağmur mu yağıyor,
Güne$ mi var,
Farketmeliyim.
Baktığım pencereden.
Deniz görünmeli çıksam balkona.
Tamamlamalı manzarayı..
Karlı dağlarla sürülmü$ tarlalar.
Ekmekten olamam doÄŸrusu,
Nimet bildiÄŸim;
Sudan geçemem,
Tuzludur teneffüs ettiğim hava.
Ya nasıl dururum olduğum yerde,
Öyle upuzun yatmı$,
İki elim yanıma getirilmi$,
Hareketsiz,
Sükûta râmolmu$;
Sanki devrilmi$ bir heykel?

Ellerim ne der sonra bana?
SoÄŸumu$ kalbime ne cevap veririm?
Utanmaz mıyım ayaklarımdan?

Kalkmalıyım,
Dola$malıyım,
Sokaklarda, parklarda.
El sallamalıyım,
Giden trenlere,
Kalkan vapurlara.
Bilmeliyim,
Gölgelerin boyundan,
Saatin kaç olduğunu..
Islık çalmalıyım.
Türkü söylemeliyim,
Yol boyunca,
Keyfimden ya hüznümden.
Geçmi$ günleri hatırlamalıyım,
Dalıp dalıp akarsuya,
Hayaller kurmalıyım,
Güzel geleceğe dair.
Yanımdan geçenler olmalı,
Selâm almalıyım;
Robenson’u dü$ünmeliyim,
GaripliÄŸini:
$ükretmeliyim,
İnsanlar arasında olduğuma.
Nedir ki eninde sonunda ölüm?
Ayrı dü$mek değil mi a$inalardan?

Kapımı çalıp durma ölüm,
Açmam;
Ben ölecek adam değilim.

Yazarı: Cahit Sıtkı Tarancı