Acı
Ya$amak uÄŸruna,
Ölmek bu olsa gerek..
Sevmek uÄŸruna,
Acı çekmek bu olsa gerek..
Hayat uÄŸruna,
Sava$mak bu olsa gerek..
Peki ya senin uÄŸruna,
Üzülmek niye?
Yazarı: Yılmaz Erdoğan
Ya$amak uÄŸruna,
Ölmek bu olsa gerek..
Sevmek uÄŸruna,
Acı çekmek bu olsa gerek..
Hayat uÄŸruna,
Sava$mak bu olsa gerek..
Peki ya senin uÄŸruna,
Üzülmek niye?
Yazarı: Yılmaz Erdoğan
Ba$ka türlü bir $ey benim istediğim,
Ne aÄŸaca benzer, ne buluta benzer;
Burası gibi değil gideceğim memleket,
Denizi ayrı deniz, havası ayrı hava;
Nerde gördüklerim, nerde o beklediğim kız
Rengi ba$ka, tadı ba$ka.
Yazarı: Can Yücel
Ben ölürsem ak$amüstü ölürüm
$ehre simsiyah bir kar yaÄŸar
Yollar kalbimle örtülür
Parmaklarımın arasından
Gecenin geldiğini görürüm
Ben ölürsem ak$amüstü ölürüm
Çocuklar sinemaya gider
Yüzümü bir çiçeğe gömüp
AÄŸlamak gibi isterim
Derinden bir tren geçer
Ben ölürsem ak$amüstü ölürüm
Alıp ba$ımı gitmek isterim
Bir ak$am bir kente girerim
Kayısı ağaçları arasından
Gidip denize bakarım
Bir tiyatro seyrederim
Ben ölürsem ak$amüstü ölürüm
Uzaktan bir bulut geçer
Karanlık bir çocukluk bulutu
Gerçeküstücü bir ressam
Dünyayı deği$tirmeye ba$lar
Ku$ sesleri, haykırı$lar
Denizin ve kırların
Rengi birbirine karı$ır
Sana bir $iir getiririm
Sözler rüyamdan fı$kırır
Dünya bölümlere ayrılır
Birinde bir pazar sabahı
Birinde bir gökyüzü
Birinde sararmı$ yapraklar
Birinde bir adam
Her $eye yeniden ba$lar
Yazarı: Ataol Behramoğlu
Uykuların kaçar geceleri,
Bir türlü sabah olmayı bilmez..
Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya,
Deli eden bir uğultudur ba$lar kulaklarında..
Ne çar$af halden anlar, ne yastık,
Girmez pencerelerden beklediğin aydınlık..
Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın..
Onun unutamadığın hayali,
Sigaradan derin bir nefes çekmi$çesine dolar içine,
Sevmek neymi$ birgün anlarsın..
Birgün anlarsın aslında her$eyin bo$ olduğunu,
$erefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin..
Gün gelir de sesini bir kerecik duymak için,
Vurursun ba$ını soğuk ta$ duvarlara..
Büyür gitgide incinmi$liğin, kırılmı$lığın,
Duyarsın ta derinden acısını çaresiz kalmı$lığın,
Sevmek neymi$ birgün anlarsın..
Birgün anlarsın ne i$e yaradığını ellerinin,
Niçin yaratıldığını..
Bu iğrenç dünyaya neden geldiğini,
Uzun uzun seyredersin de aynalarda güzelliğini..
Bo$una geçip giden yıllarına yanarsın,
Dolar gözlerin için burkulur,
Sevmek neymi$ birgün anlarsın..
Birgün anlarsın sevilen dudakların,
Sevilen gözlerin eri$ilmezliğini..
O hiç beklenmeyen saat geldi mi,
Dü$er saçların önüne ama bembeyaz..
Uzanır gökyüzüne ellerin,
Ama çaresiz, ama yorgun, ama bitkin..
Bir zaman geçmi$ günlerin uykusuna dalarsın,
Sonra dizilir birbiri ardınca gerçekler acı,
Sevmek neymi$ birgün anlarsın..
Birgün anlarsın hayal kurmayı,
Beklemeyi,
Ümit etmeyi..
Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir,
Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi..
Lanet edersin ya$adığına,
Maziden ne kalmı$sa yırtar atarsın..
Zaman bir çiçek gibi büyür kabrimde kendiliğinden,
Bir gün seni sevdiğimi anlarsın..
Yazarı: Ümit Yaşar Oğuzcan
Bu ne biçim postacı,
Üç defa çalıyor kapıyı..
Bu ne biçim kel,
Hem merhemi var,
Hem sürmüyor ba$ına..
Bu ne biçim biçimler;
İstediğiniz kadar çoğaltılabilir,
Memleket çok müsait buna..
Örneğin yeni bir kom$u taşındı kar$ıya,
Bir baktım Fahriye Abla!
Kırk yıllık bir rötar yapmı$,
Erzincan treni..
Ben gelmi$im $u ya$ıma,
O ise $iirdeki ya$ından gün almamı$ daha..
Benimki ne biçim hayat;
Uymuyor ne gördüklerime,
Ne duyduklarıma,
Ne okuduklarıma..
Ben ne biçim benim;
Ne kendime benziyorum,
Ne başkalarına..
Yazarı: Murathan Mungan
Hiç kimse buyur etmedi beni,
Bu dünyada hiçbir yere!
Ama açtım bütün kapıları tekmeleyerek,
Bütün engelleri göğüsleyip yıkarak..
Buyrun dediler o zaman incelikle..
Buyur ettiler..
Ve
Buyurdum..
Elimden geldiğince görevimi yaptım,
Gülümsedim hıçkırıklarımı boğarak..
Sonunda kimsenin yorulmadığı denli yoruldum..
Artık kapılar açık kalsın,
Bundan sonra gireceklere..
$imdi dinlenmeye gidiyorum,
Ho$çakal güzel dünyam..
Yazarı: Aziz Nesin
O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
Arkalarında doldurulması,
Mümkün olmayan bo$luklar bırakılmasaydı eğer.
Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile,
En güzel yerde ba$latılsaydı eğer.
Utanılacak bir $ey değildir ağlamak,
Yürekten süzülüp geliyorsa gözya$ı eğer.
Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
Çalınan birinin kalbiyse eğer.
Korkulacak bir yanı yoktur a$kların,
İnsan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.
O kadar da yürek burkmazdı alı$ılmı$ bir ses,
Hiçbir zaman duyulmasaydı eğer.
Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar,
Kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.
Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
Öylesine delice bakmasalardı eğer.
Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de,
Kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer.
Yerini ba$ka $eyler alabilirdi uzun gece sohbetlerinin,
Son sigara yudum yudum payla$ılmasaydı eğer.
Dü$lere bile kar yağmazdı hiçbir zaman,
Meydan sava$larında korkular, a$kı ağır yaralamasaydı eğer.
Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman,
Beklemeye deÄŸecek olan gelecekse sonunda eÄŸer.
Rengi bile solardı dü$lerdeki saçların zamanla,
Tanımsız kokuları yastıklara yapı$ıp kalmasaydı eğer.
O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi,
Ya$anılası her$ey ya$anmı$ olsaydı eğer.
O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,
Son umut ı$ığı da sönmemi$ olsaydı eğer.
Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güne$leri,
Her kaybedi$in ardından hayat yeniden ba$lamasaydı eğer.
Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak $art olmazdı belki de,
Dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.
Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,
Namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.
Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,
Dokunulası ipek ten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.
Issız bir yuva bile cennete dönü$ebilirdi belki de,
Sıcak bir gülü$le ısıtılsaydı eğer.
Yoksul dü$mezdi yıllanmı$ $arap tadındaki $iirler böylesine,
Kulağına okunacak biri olsaydı eğer.
İnanmak mümkün olmazdı her a$kın bağrında bir ayrılık gizlendiğine belki de,
Kartvizitinde ‘onca ayrılığın birinci dereceden failidir’ denmeseydi eÄŸer.
Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,
İhanetinden onlar da payını almasaydı eğer.
Issızlığa teslim olmazdı sahiller,
Kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamı$ olsaydın eğer.
Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
Yalnız kalmaktan korkmuyorum da,
Ya canım ellerini tutmak isterse…
Evet Sevgili,
Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu,
Kim uzanmak isterdi ince parmaklarına,
Mazilerinde görkemli bir ya$anmı$lığa tanıklık etmi$ olmasalardı eğer..
Yazarı: Can Yücel