Bende Yazar Olcam!

Susarak

Güneş altında söylenmedik söz yokmu$,
Bu yüzden geceleri söylüyorum sevdiğimi.
Ne gece, ne gündüz yokmu$ söylenmemi$ söz,
Bende söylenmi$leri söylüyorum yeni biçimde.
Hiç-bir biçim kalmamı$ dünyada denenmedik,
Bende susuyorum sevgimi saklayıp içimde.
Duyuyorsun değil mi suskunluğumu nasıl haykırıyor.
Susarak sevgisini ilan eden çok var sevgilim,
Ama bir ba$ka seven yok benim sustuğum biçimde..

Yazarı: Aziz Nesin

Destina

Dün gece sen uyurken,
İsmini fısıldadım.
Ve hayvanların korkunç,
Öykülerini anlattım..

Dün gece sen uyurken,
Çiçeklere su verdim.
Ve insanların korkunç,
Öykülerini anlattım onlara..

Dün gece sen uyurken,
Yüreğim bir yıldız gibi bağlandı sana.
İ$te bu yüzden sırf bu yüzden,
Yeni bir isim verdim sana; Destina

Sen öyle umarsız uyusanda bir kö$ede,
İ$te bu yüzden sırf bu yüzden i$te..
Ya$amdan çok ölüme yakın olduğun için,
Seni bu denli yıktıkları için;
Ya$amımın gizini vereceğim sana; Destina

Yeni Türkü

Kör-Gören

Kanasın bile diyemiyorum,
Zaten hep kanıyor yaralarım.
Uzak durmak için çabaladıkça,
İçine içine dü$üyorum karanlığın.

I$ık gözüküyor uzaktan,
Yakla$tıkça gözden kayboluyor.
Ne yapsam hepsi bo$,
Benim için güne$ doğmuyor.

Yeni dünyalar ke$fediyorum,
Farklı rüyalarımdaki yollarla.
Hepsinin sonu aynı bitiyor,
Her ne kadar dünyalar farklı olsa da.

İhanet zaten hep bana var,
Olmazsa bu dünya neye yarar?
Acı olacak ki, sevesin,
Yoksa bunca insan niye ya$ar?

Kör esas görendir aslında,
Bakan bütün insanların dı$ında.
Ben de köreldiğim zaman gördüm,
İ$te tam o sırada karanlığın içine gömüldüm.

Yazarı: Fatih Boyacıoğlu

İstanbul Senden Cevap Bekliyorum

Tam olarak hatırlamıyorum ama geçen seneydi sanırım.  Ürkerek ama bir o kadar da hevesli bir $ekilde yola çıkmı$tım evden. Bir heyecanla binmi$tik otobüse, en yakın arkada$ımla İstanbul’a gitmek üzere. Büyülüyor beni İstanbul, korkuyorum her gidi$imde. Nedensizce bir ümit, bir huzur doÄŸuyor o sokaklarda dola$ırken içime. Havası bile garip, daha bi’hüzünlü.

Bir an vardı ki, nasıl anlatayım. İstiklal caddesinin bitimine doÄŸru yürürken, Can Atilla’nın “Yeni Hayat” parçası çalıyordu. Sanki inadına inadına, vuruyordu hüznü İstanbul. Tam o anda da görmemem gereken bir$eyi görmü$tüm. Aslında o görmemem gereken, ümidimin ve tüm heyecanımın kendisiydi. Süzülerek geçti yanımdan ve beni görmedi. O an çok mükemmeldi. Bir yandan İstiklal, bir yandan o e$siz melodi ve bir yandan o. Hepsi aynı anda öyle bi’yüklendi ki ruhuma, “i$te budur” dedim kendi kendime, “tam olarak istediÄŸim ruh hali bu”. Hüzün ve sevinç o kadar ho$ gelmi$ti ki bedenime, ruhuma.. Ömrüm boyunca orada, o anda kalmak istemi$tim.

İ$te bu yüzden, her bo$ vaktimde can atarım İstanbul’a gitmek için, bi’o kadar da çekinirim tekrar o manzarayla kar$ılarım diye. Bi’gün yine gidicem, peki tekrar aynı ortam, aynı hüzün bulur mu beni? İstanbul senden cevap bekliyorum…

Yıpratılmışlık

Yıprandım tabiki her insan gibi, her hayatta kalmak için çaba gösteren insan gibi. Dü$ününce nasıl yıprandığımı, aslında isteyerek değil, bilerek değil sadece yıprandığımı anladım. Farkımız buydu belki de, diğerleriyle. Ancak yıpranmadığımı, yıpratıldığımı anladım bu kadar geçen günden sonra.

Yıpratılmı$lık, yıpranmaktan kötü bana göre. Her insanın bakı$ açısı farklıdır tabiki, benim açımda bu; yıpranmadım aslında yıpratıldım.

Sonunu dü$ünmüyorum artık, sonu zaten gördüm. Daha da bir son yok ki zaten, yıpratıldım ve ya$arken öldüm.

Sonu İyi Olmayacak

Üzülme.
Sende bir gün ölecek,
Yanıma geleceksin.
Hep beraber olacağız.

Sevinme.
Dünya sana da kalmayacak,
Gün gelecek yok olacaksın.
Hep beraber yanacağız.

Korkma.
Hesap elbet sorulacak,
Tek veremeyen sen olmayacaksın.
Hep beraber kaçacağız.

Bekleme.
Kurtulu$u asla olmayacak,
Huyları deği$meyecek insanların.
Hep beraber $ahit olacağız.

Yazarı: Fatih Boyacıoğlu

Dizeye Düşen

Kovulmu$ken hayatın bir yerinden,
Yalnızken, umarsızken;
Öfkeni dillendirecek bir eylem ararken kendine.
Diyelim gecelerin o tekin olmayan serüveninde,
Paranoya kıvamında ili$kiler ya$arken,
İmtiyazsız karanlıkların suçlu zevklerine..
Yasağın büyüsüne, hayatın ve gündüzün,
Öte-yüzüne sığınırken,
Ve intihar manifestosu gibiyken bütün duyarlıkların,
Ansızın bir dize gelip takılır diline.
Bir can simidi gibi en kurtarıcı keyfiyle,
Bir zaman seninle kalır, yanıba$ında,
Zaman içersinde yer deği$tiresin;
Diye kendisiyle bir gönül erincini,
En düpedüz anlamıyla yaratmak eylemini,
Ya$arsın bir dizenin dizlerinde..
Sonra uzakla$ır senden,
Gözden kaybolur;
Büyümü$, çoğalmı$ bir $iirin derinliklerinde..
Ne senledir oysa, hep senledir oysa,
Gecelerin ötesi dediğin $ey;
Kendin için ya$adığın sinema..

Yazarı: Murathan Mungan