İşte yine ben, karambol adam. Yaşadıklarımdan ders almanın mutluluğu var üstümde, her ne kadar mutluluk kelimesinin tam olarak anlamını bilmesemde. Ders aldıkça kendimden biraz daha nefret ediyorum. Elbette “Geçmişte yaptığım hatalar” yüzünden. Yıllar öncesinde ilkten “senden bir bok olmaz” cümlesini kuran öğretmenim geliyor aklıma. Aslında hiç birşey öğretemediğini fark ediyorum. Kafamda kurmak iyi bazı şeyleri, ne kadar paranoyaklaşırsam o kadar sağlıklı düşünüyor ve uyguluyorum. Aklımda birşeye eminsem, karşımdakini sorgulamaya gerek duymadan teşhisi koyuyorum. Bu güne kadar hiç yanılmadım desem yeridir bu konuda.
Şimdi “neden?” yaşadıklarımdan ders aldığımı ve anlamını bilmediğim “mutluluk” kelimesiyle, aynı karede “neden?” yer aldığımı merak ediyorsunuz. En doğal hakkınızdır desem, böyle bir hakkı size verdiğimi hatırlamıyorum. O yüzden fazla merak iyi değildir dedikten sonra, sizde yaşadıklarınızdan ders alıp, evelden yapmış olduğunuz salakça haraketleri gözden geçirmenizi bekliyorum. Emin olun, çok faydası oluyor ve insanı rahatlatıyor.
Ben hatalarımı gözden geçirirken, lafa ilk olarak küfür ederek başlıyorum. “- be mına koduuuum!” şeklinde. Bu da rahatlatıcı bir tavır oluyor, psikolojiden uzak yaşayan fakat psikolojik sorunları olan zihnimde. Neden mi? Şimdi merak edebilirsiniz ve cevaplıyorum.
Hatalarımı başkalarında aramıyorum ve olduğu gibi kabul ediyorum. Suç karşı tarafta veya başka birşeyde dahi olsa, direkman üstleniyorum. Üstlendiğimi kabul ettiğimden dolayı tek suçlu konumuna düştüğüm için, kendime küfür ederek suçluyu baskı altında hissettiriyorum. Yani beni, gerçek suçluyu. Zamanında o hatayı yaptılar veya yaptım. O hatanın içinde bende vardım. Bu yüzden karşıdakini de suçlasam, kendimi de suçlasam “tek suçlu” benim.
Son olarak “hoşçakal depresyonist” ve “kafanıza göre takılma vakti” demek istiyorum. Ardından “siktir olup gitmek” kaydı ile sizlere şimdilik veda ediyorum.

İnsanlar kendi mutsuzluklarını kendileri yaratıyor, bunun bir türlü farkına varmak istemiyor,...

Aramızdaki boşluk öyle doldurulabilecek cinsten değildi onunla. Yazdıklarımı anlamıyor, söylediklerimi...

Hangi asrın insanıyım ben? Neden ayak uyduramıyorum bu çatlak asfalta? Söylediklerinizden tek bir...
Beklentilerimi tam olarak karşılayamasa da, Unknown filmi kendi çapında izlenmeye değer bir film....
5 Haziran 2011 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.
2 Haziran 2011 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.
23 Mayıs 2011 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.
26 Ağustos 2010 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.
Anlamaya çalıştım. Yazılanlar çok da uzak değil aslında, işte bu yüzden bu vedanın kısa süreli olmasını ve güzel şiirlerin devamının gelmesini umuyorum.