Hani insanlar götü sıkıştıkça, isyan ederler ya aslında ne yaptıklarını bilmeden. İşte şimdilerde de ona takıyorum kafayı. Yolunda gitmeyen birşeyler olduğu anda, yine bizim insan-oğlu, çareyi başkasına suç atmakta buluyor. Hadi bunu zaten biliyoruz, bir türlü kabullenemesekte. Ancak neden suçu Tanrı’ya atıyoruz?
İşimiz yolunda gitmeyebilir, sevdiğimiz bize varmıyor olabilir hatta istediğimiz ölüm bize gelmiyor da olabilir. Dünya içinde değil miyiz? Bunları zaten bilmiyor muyuz ki, hala Tanrı’ya isyan ediyoruz? Şimdi sorsam bu isyan edenlerin çoğu, güya Tanrı’ya inanan insanlar. Peki neden sizi “Yaratana” isyan ediyorsunuz?
İnsan ilk-evvela kendine isyan ediyor, sonra bakıyor ki işler istediği gibi gitmiyor. O zaman suçu daha büyük yerlere gönderiyor. Ulan insan-evladı, ne diye isyan ediyorsun ki! Gelmişsin işte dünyaya, öyle veya böyle göçüp gidiceksin. Her ne kadar mutsuz olsanda, biraz şükür et. En azından nefes alıp-verebiliyorsun. Ne diye bu salakça isyan konusuna giriyorsun. İstediğin kadar küfür et ya da ne bileyim haddinden fazla nefret et. Ne olacak ki? Emin ol seni duyan ve gören biri var. Bunların hesabı sorulmayacak mı ki? Neyse hoşçakalın isyankar insanlar. “Kafanıza göre takıladurun!”

İnsanlar kendi mutsuzluklarını kendileri yaratıyor, bunun bir türlü farkına varmak istemiyor,...

Aramızdaki boşluk öyle doldurulabilecek cinsten değildi onunla. Yazdıklarımı anlamıyor, söylediklerimi...

Hangi asrın insanıyım ben? Neden ayak uyduramıyorum bu çatlak asfalta? Söylediklerinizden tek bir...
Beklentilerimi tam olarak karşılayamasa da, Unknown filmi kendi çapında izlenmeye değer bir film....
5 Haziran 2011 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.
2 Haziran 2011 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.
23 Mayıs 2011 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.
26 Ağustos 2010 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.