Bu ne biçim postacı,
Üç defa çalıyor kapıyı..
Bu ne biçim kel,
Hem merhemi var,
Hem sürmüyor başına..
Bu ne biçim biçimler;
İstediğiniz kadar çoğaltılabilir,
Memleket çok müsait buna..
Örneğin yeni bir komşu taşındı karşıya,
Bir baktım Fahriye Abla!
Kırk yıllık bir rötar yapmış,
Erzincan treni..
Ben gelmişim şu yaşıma,
O ise şiirdeki yaşından gün almamış daha..
Benimki ne biçim hayat;
Uymuyor ne gördüklerime,
Ne duyduklarıma,
Ne okuduklarıma..
Ben ne biçim benim;
Ne kendime benziyorum,
Ne başkalarına..
Yazarı: Murathan Mungan

Kaç derecede kaynar, Kirli çamaşırların? Temizlenmekten daha zordur, Aklanmak ve paklanmak; Onca...

Kaybettiklerim kadar adam oldum, Gün geldi kendimi bile, Haberim dahi olmadan, Ve kimseyi uyandırmadan, Kaybetmiştim...

Bedenimin hiç gitmediği yerleri, Beynim nereden biliyor ki çekmiş fotoğrafını. Bedenimin kanına...

Hiç görmeden, Hiç duymadan daha, Ve hiç tanımadan, Sevilebilir mi? Elbette ki sevilir. Çünkü...
5 Haziran 2011 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.
2 Haziran 2011 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.
23 Mayıs 2011 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.
26 Ağustos 2010 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.