Hep öyküler dinledim,
Buruk, acımsı, kekremsi.
Dinlerken yaşadım diyemem,
Öldüm..
Ama ölmemiş,
O bin öykünün serüvencisi.
Sunuyor kendini,
Canlı bir bildiri gibi.
Kaçarak tırpanından,
Ölümün..
Oturmuş karşımdaki sandelyede,
Demli çaylar istiyor garsondan.
Bol içki, bir o kadar küfür ve boşvermişlik,
Bütün hayata.
Ucuza kapatılmış,
Hatta bedavaya gelmişken hayat.
Dinler mi girdisini çıktısını,
O bin serüvenden sonra..
Çok öyküler dinledim,
Cigara dumanıyla yüklü.
Duvarların taş baskısı resimlerle,
Süslü köy kahvelerinde.
Buruk, acımsı, kekremsi,
Dinledim yaşadım diyemem;
Öldüm…
Yazarı: Ahmet Telli

Kaç derecede kaynar, Kirli çamaşırların? Temizlenmekten daha zordur, Aklanmak ve paklanmak; Onca...

Kaybettiklerim kadar adam oldum, Gün geldi kendimi bile, Haberim dahi olmadan, Ve kimseyi uyandırmadan, Kaybetmiştim...

Bedenimin hiç gitmediği yerleri, Beynim nereden biliyor ki çekmiş fotoğrafını. Bedenimin kanına...

Hiç görmeden, Hiç duymadan daha, Ve hiç tanımadan, Sevilebilir mi? Elbette ki sevilir. Çünkü...
5 Haziran 2011 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.
2 Haziran 2011 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.
23 Mayıs 2011 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.
26 Ağustos 2010 tarihinde yazılmış film görüşüdür. Ayrıca izlenilmesi önerilen filmler arasındadır.