Dünya o kadar büyük ki,
Bir noktayım ortasında, ne yapsam.
Bazen de o kadar küçülüyor ki dünya,
Devrilecek sanıyorum, kımıldarsam.
Hayat o kadar uzun ki,
Öyle bitmez geliyor ki bir an..
Bir de bakıyorum, o kadar kısalıyor ki;
Ne çıkar, diyorum, bir hayattan..
Saadet o kadar lâzım ki yaşayana,
Billâhi can verir uğrunda insan.
Hem o kadar boş ki mesud olmak,
Gün yüzü görmeden ölenlerin arkasından.
Ben o kadar önemli kişiyim ki,
O kadar iyiyim ki aklım ve düşüncelerimle.
O kadar fenayım ki ben,
Delice niyetlerimle.
Gece; ne kadar karanlık ve sessizsin..
Öyle kaplıyorsun ki evleri, yolları, denizleri.
Hem o kadar aydınlık ve seslisin ki;
Çılgınca çoşturuyorsun bizleri.
Sabah; bir yeni dünya gibi geliyorsun;
Öylesine süslü, öylesine sadesin ki..
Sen o kadar güzelsin ki sabah,
O kadar güzelsin ki…
Yazarı: Özdemir Asaf
Bu yazı toplamda 207 kez okunmuş.
Her şey yerli yerinde; havuz başında servi,
Bir dolap gıcırdıyor uzaklarda durmadan.
Eşya fışkırmış gibi tılsımlı bir uykudan,
Sarmaşıklar ve böcek sesleri sarmış evi.
Her şey yerli yerinde; masa, sürahi, bardak,
Serpilen aydınlıkta dalların arasından.
Büyülenmiş...
Nere gizlendimse aşikâr oldum,
Hedefte gördüler sensiz iki gün.
Dertler avcı oldu, ben şikâr oldum,
İnsafsız vurdular sensiz iki gün..
Gözlerde avcıya yaranmak hazzı,
Zevkten dört köşeydi hepsinin ağzı.
Üstüme atıldı yüzlerce tazı,
Başımda durdular...
Usta « (tıkla)
Okul yıllarında, takmadık kimseyi,
Dikkatli değildik, gençliğin kaprisi.
Öğrenmedik herkes öğrenirken,
Ah be usta, biz ne yaptık.
Tam delikanlı olduk derken,
Kalem yerine elimize sigara aldık.
Herkes birşeyler çizerken,
Biz sadece karaladık.
Ah be usta, biz ne...
Yeni bir sigara yakarak başlıyor,
Bu yazıdaki esrarengiz yolculuğum.
Nereye varacağı aslında belli,
Mühim olan nasıl başladığı.
Neler yazsam, neler çizsem,
Biliyorum, yine sana varacağım.
Hatta ne istesem ve ne düşünsem,
Seninle uykuya dalacağım.
Sabahı...
Bulutları düşünüyorum, kuşları ve aşkı,
Tarihleri var da onların, hatta anıları.
Vatanları olmadı hiç bir zaman, ki onlar,
Ayışığına karıştılar yeryüzünden göçerek.
Ve bırakarak metal bir uygarlığı geride…
Anladım ayaklarımın altındaki...