Sen bilemezsin, paslı hançerdir yalnızlık,
Gelir, en can alacak yerimden vurur.
Sen bilemezsin, gecenin en uzak bir saatinde,
Bir böcek nasıl girer beynime, kımıldar durur?
Sen bilemezsin, çaresizlik nasıl boğar insanı?
Yaşamak bir yerde nasıl çekilmez olur?
Tutunacak bir dal aramaktan, koşmaktan, özlemekten,
El yorulur, ayak yorulur, yürek yorulur.
Sen bilemezsin bu türlüsünü ölümün.
Bilemezsin, bir tek kibritin cılız aleviyle,
Benzine bulanmış bir insan nasıl tutuşur?
Bu belki sevmektir bir yerde, belki unutamamak,
Bu, kişinin kendi içinde eriyip, yok olmasıdır.
Bilmesen de anlamaya çalış biraz, ne olur.
Yazarı: Ümit Yaşar Oğuzcan
Bu yazı toplamda 86 kez okunmuş.
Her şey yerli yerinde; havuz başında servi,
Bir dolap gıcırdıyor uzaklarda durmadan.
Eşya fışkırmış gibi tılsımlı bir uykudan,
Sarmaşıklar ve böcek sesleri sarmış evi.
Her şey yerli yerinde; masa, sürahi, bardak,
Serpilen aydınlıkta dalların arasından.
Büyülenmiş...
Nere gizlendimse aşikâr oldum,
Hedefte gördüler sensiz iki gün.
Dertler avcı oldu, ben şikâr oldum,
İnsafsız vurdular sensiz iki gün..
Gözlerde avcıya yaranmak hazzı,
Zevkten dört köşeydi hepsinin ağzı.
Üstüme atıldı yüzlerce tazı,
Başımda durdular...
Usta « (tıkla)
Okul yıllarında, takmadık kimseyi,
Dikkatli değildik, gençliğin kaprisi.
Öğrenmedik herkes öğrenirken,
Ah be usta, biz ne yaptık.
Tam delikanlı olduk derken,
Kalem yerine elimize sigara aldık.
Herkes birşeyler çizerken,
Biz sadece karaladık.
Ah be usta, biz ne...
Yeni bir sigara yakarak başlıyor,
Bu yazıdaki esrarengiz yolculuğum.
Nereye varacağı aslında belli,
Mühim olan nasıl başladığı.
Neler yazsam, neler çizsem,
Biliyorum, yine sana varacağım.
Hatta ne istesem ve ne düşünsem,
Seninle uykuya dalacağım.
Sabahı...
Bulutları düşünüyorum, kuşları ve aşkı,
Tarihleri var da onların, hatta anıları.
Vatanları olmadı hiç bir zaman, ki onlar,
Ayışığına karıştılar yeryüzünden göçerek.
Ve bırakarak metal bir uygarlığı geride…
Anladım ayaklarımın altındaki...
Gittin.. Giderken ardında koskaca bir şehir ve beni bıraktın. Ardına bile bakmadan gittin.. Yinede özledim seni, Hasret çektim..nefes alamadım sensiz..
Sevdim seni çok sevdim. Gidişini kabullenemedim, yalpaladım.. Sensiz kalmayı da öğrendim zamanla.. Zor oldu sensiz olmak zaman yatıştırdı beni..
Giderken ardında bıraktığın koskoca bir enkazdı geriye kalan.. Yeniden inşa edilmek için bekledim.. Sağlam bir şekilde yapan olmadığı gibi gelen daha da vurdu..daha da yıktı yüreğimi.. Bu yanlızlığa da alıştım. Tek başıma nefes almayı öğrendim..
İyi bir tecrübe edindiğiniz için sevindim. Umarım tekrar ve bile bile birilerine güvenmezsiniz. Her insan acıyı tadacaktır, tatmış olduğunuz acı unutulmaz bile olsa; bir öncekinden daha mantıklı davranacağınıza eminiş.